Pazar, Ocak 10, 2021

Yağmur, kurabiye ve siborgların gizli hayatı.

İstanbul'da yağmurlu ve kısıtlamalı bir Pazar öğleden sonrası. Salonda küçük ışık ve kalorifer yanıyor, ben büyük beyaz koltuğa kuruldum. Şekil bir-a da görüldüğü gibi 😀.



Salondaki küçük ışık


Bu saate kadar grafik tasarım dersim vardı. Az önce çamaşırları attım makineye, yıkanıyor. Dün Manxcat'in blogunda gördüğüm kurabiyelerden yaptım şekerine çikolatasına aldırmadan. Enfes oldu. Uzun zamandır böyle başarılı kurabiye yapmamıştım kendime. Keyiflendim.

Geçen içeriğindeki zengin B12 vitamini yüzünden ciğer aldım. Ondan mı bilmiyorum, akşam başımı yastığa koyduğumda ilk defa olarak karanlık şeyleri düşünmeden uykuya daldım ve dolayısıyla çok iyi geldi. O geceden beri hala öyle. 

Bir de beni birkaç aydır görmeyen T. üstümdeki kalın peluş pantalona rağmen aşırı zayıfladığımı söyledi. Aşırı değil bence ama Eylül ayına göre zayıfladım o kesin. Bir de 67'nin altına inebilsem. Bayram olacak.

Bu haftaki programda G.'le buluşma var. Yazının ilk bölümünü adam etme var. Çok işime gelen bir şey oldu, hikayeye nefis bir ekleme fikri geldi. Belki benim "siborglar" kendi icat ettikleri bir kültürel uğraş çevresinde insanlardan ve onları baskı altında tutan diğer "siborglardan" gizlice toplanırlar. Hikayeye apayrı bir derinlik ve güzellik katabilir. Buraya böyle yazınca çok güzel geliyor kulağa. Hmf. Evet. Böyle olsun.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme