Çarşamba, Eylül 16, 2020

Teras



Bugün tası tarağı topladım, terasa geldim. Hem de gölge bir yer de buldum, serin serin oturuyorum. Benden başka kimse yok. Aslında, gizlice, buraya apartmandan komşuların gelmesini ve onlarla tanışıp kaynaşmayı diliyorum. Ama ihtimal zayıf. Emlakçı bana burayı kimsenin kullanmadığını söyledi.

Çok yazasım var fakat ne anlatayım?

Ev gittikçe daha oturulur hale giriyor. Çalışırken arada birisi arar da buluşalım derse asla reddetmiyorum. İşimi gücümü yarım bırakıp atlayıp gidiyorum. Çünkü insan görmek iyi geliyor. Özellikle geçen Pazar çok salakça geçti. Çok istedim birisiyle buluşmak. Ama olmadı. 

İlk günler zordu. Ne işim var burda diye isyan ediyordum. Sonra yavaş yavaş yeni evimi, yeni düzenimi, sağımı solumu, önümü kuşatan apartmanları kabullenebildim. Bunda, konuştuğum insanların tesellisinin de büyük payı var. Ama hala "eee ne yapacağım şimdi bu dört duvarın arasında" diye krizlere girdiğim oluyor. Apartman dairelerinde yaşayan hepimizin hayatı çok anlamsız geliyor öyle zamanlarda. Özellikle yalnız yaşayanların. Niye böyle kompartımanlara bölündük ki? Bireysellik tamam ama kabile gibi olsak daha güzel olmaz mı? Kapının önüne çıkınca sosyalleşebilsek.

Terası yeşillendirmeye kalksam o hevesi de yarım bırakır mıyım acaba? Etrafıma bakınıyorum da iki cümle arasında. Çok beton. Tek yeşillik çaprazımdaki teras katında. Bu kata kadar ağaç büyümüyor zaten. Saksı ve toprak almak istiyorum da o kadar çok masraf ettim ki bu ay. Bitmedi, bitemedi. Daha fırın almam gerek. Kendiminkini de satamadım henüz. Bütün harcamaları alt alta yazıp tutarını bulmalı. Şu an dipsiz bir kuyu gibi algılıyorum çünkü bu taşınma masraflarını. 

Yeşillik yok ama martılar var. Arada bir göz hizamda uçuyorlar. O da canlı sonuçta.

Bu sabah yoga yaptım. Mmmh. Omurgam rahatladı, hareketlerim kolaylaştı. Her gün spor yapmaya karar verdim. Yoga, yürüyüş ve bisiklet sporlarından birini. Belki ilerde tekrar pilatese de yazılırım. Haftada iki günü garantilerim.

Güneşi tam karşıma aldım. Batışını seyretmekti niyetim, ama rüzgar esmiyor uçuruyor. Burada çok esmediği günlerde çok güzel kitap okunur. Çünkü sessiz. Arada bir siren sesi geliyor uzaktan. Bir de martılar. Trafik sesi yok gibi.





10 yorum :

  1. Kendinize terasta küçük bir köşe yapın bence :) Epeydir ses veremedim. Güle güle oturun yeni evinizde...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ayyy çok seviniyorum sizi buralarda görünce. evet küçük bir ekim köşesi yapmayı düşünüyordum ben de. Teşekkürler!

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. yorumunuz posta kutuma düşmemiş, şimdi farkettim tesadüfen.
      teşekkür ederim.

      Sil
  3. Terasları severim. Terası olmasa da en üst katta yaşamayı da. Daha bir özgür hissediyorum kendimi bulutlara yakınken.
    Tadını çıkarın siz de :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. yükseklik beni biraz ürkütüyor ama bulutlara yakın olup kuş gibi hissetmek olarak düşünmemiştim hiç. bir de böyle mi baksam?

      Sil
  4. Ay çok güzel Joe!!!! Şimdi ama zaman ters, yeşillendirmeyi bence bahara bırak, ufak bir köşeyle başlayabilirsin senin zaten "yeşil parmak" dedikleri yeteneğin var, biber çekirdeğinden biberler yetiştiren hatunsun :) Ama bence kış için güzel havalarda oturacak bir masa sandalye ya da şu ne diyorlar profan mı ne, yağmurda karda yıpranmıyor ve çok hafif malzeme, örgü gibi hani, ondan atılabilir belki.
    Beni biliyorsun sosyalleşme kraliçesi :D Ben olsam oraya tüm komşuları davet ederdim, apartman girişine yazı asardım, yanına mesela çay, şeker, bardak, meyve, bisküvi, kek falan gibi şeyler yazar bir de kalem bırakırdım, kim ne getirecekse yanına adını yazardı, gelen gelirdi çok da sevimli olurdu. Apartmanda yaşarken yapıyordum, senede 2 defa. Yaşlılar gençler çok kaynaşmıştık şahane bir ortam olmuştu. Hiç pişman olmadım yani sosyalleşmekten, 1 komşu bile kazansan yeter bazen.... Ama bu benim, bilmem ki belki de insanlar sessizlik ve huzur seviyor İstanbul gibi yerde sonuçta o lüks. Ay keşke komşun olsaydım!!!!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. aslında her mevsim, her ay ekilebilecek farklı bitkiler var. bahara bırakırsam hevesim kaçar. Var var diğer evin balkon sandalyelerin taşıdım yukarı.
      Senin şu komşuları davet etme fikrine bayıldım ve hemen harekete geçtim. Fakat şöyle bir gerçek varmış, apartmanın sakinlerinin çoğu yaşlıymış ve o terasa çıkan merdivenleri çıkamazlarmış. Diğerleri de çalışıyor dedi sevgili apartman görevlisi. Ben de vazgeçtim. Ama fikir enfesti.

      Sil
  5. Sağlıkla huzurla güle güle otur Yeni evinde inşallah 😊 keyfini çıkar sevgiler 😊

    YanıtlayınSil