Pazartesi, Eylül 14, 2020

Pazartesi

 Günlerdir yazıp yazıp yayınlamıyor, sonra da siliyorum. Çünkü üç aşağı beş yukarı geçmiş günlerin benzeri. Onu yaptım, bunu yaptım. Bugün de biraz aynı.

Bugün aslında çok iş hallettim, üstünden belli olmasa da. Sabah servisinde apartman görevlisinden otopark kumandalarını yaptırmasını rica ettim. Ondan hemen sonra, belki yarım saat arayla abajurlarımın kolileri geldi. İşte bu harika oldu çünkü pazara gitmek istiyordum ve koli beklemek zorunluluğundan kurtarıyordu bu beni. Sonra pazara yollandım. Yolda bisikletçiye uğradım. Bazı alışverişlerimi değiştirmek istiyordum. Neyse ki kabul etti. Sonra eve geldim ve Kunegond'la konuştum, bugün buluşacaktık. Hadi dedik saat beşte buluşalım. O sırada apartman görevlisi sabah yaptırdığı kumandayı getirdi. O iş de halloldu. Sonra ben abajurların montajı için elektrikçiyle görüştüm. Fiyat aldım. Ve yola çıktım. Kunegondla buluştuk. Muhabbet ettik bol çene. 

Daha bir sürü mikroskobik işler gördüm, internetten arçelik'in sitesine girip, set üstü mini fırınları incelemek gibi. Eczaneye uğrayıp antibiyotiği almak gibi. 

Ah. Az kalsın unutuyordum. Akşam hafif bir şeyler yemek istiyordum. Sebze sote yaptım etin yanına, sarmısaklı yoğurtla yedim. Önce havuçları patatesleri soyup ince ince doğradım, tavaya attım. Onlar pişerken, kırmızı kapya biberinin bir kısmını doğradım, biraz kalmış kabak ve patlıcan vardı dolapta onları ekledim, son olarak da kestane mantarını dilimleyip tavaya attım. Tuz. Bir daha sefere soğan da ekleyeceğim. O kadar lezzetli oldu ki. Sık sık karıştırmak gerekti ama enfes oldu. Buraya unutmamak için not alıyorum.

Geçen gün yolda yan apartmandan komşuma denk gelip lafladık. Her nasılsa yeni taşındığımı biliyordu. Maskeye rağmen tanıdı beni. Bir ayı bulur yerleşmen dedi bana. Haldır haldır çalışarak bir ay bence. Yarın elektrikçiyi de çağırayım. Şu ışıklar hallolsun. Ah önce ampul almam gerek. Ya da sonra mı alsam?

Ah işte yine gözlerim kapanıyor. Haydin yayınlayayım.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme