Perşembe, Mayıs 21, 2020

Filmler, Tesla, çörek ve çay.

İşte nicedir beklediğim şey gerçekleşti: son 4 günde, 4 film izledim, bir de kitaba başladım, bir oturuşta 60 küsur sayfa okudum.

Filmlerden ilki Will Smith'in oynadığı türkçeye "umudunu kaybetme" diye çevrilen bir filmi: the pursuit of happyness. 2006 yapımı. Sıcak ve güzel bir filmdi.


İkincisi bir Çağan Irmak yapımı, "Bizi hatırla".


Üçüncü film ise Netflix'in çok zamandır önüme çıkartıp durduğu bir afrika yapımı:"rüzgarı dizginleyen çocuk".


Bir de fransız yapımı bir film izledim: Tırmanış, bir kıza kendini beğendirmek için hiç hazırlanmadan Everest'e tırmanan bir göçmen çocuğunun hikayesi.



Dört filmi de ayrı ayrı beğendim.

Kitap ise çok uzun zamandır kitaplığımda duran ve okumak isteyip de okuyamadığım bir kitaptı: Tesla'nın biyografisi. "Rüzgarı dizginleyen çocuk"'tan sonra iyi gidiyor. Enerji, dinamo, akımlar filan. Kitap okuyabilmek nefis bir şeymiş. Böyle sakin ve ılık bir öğleden sonrasında, gölgede oturup sayfaları ağır ağır çevirmek, ayrı dünyalara gitmek. Karışan yok, eden yok. Ama bugünlük bu kadar yeter.



-------------------------
Perşembe akşamı:

Ekmek makinesini kurdum, çörek malzemeleri attım içine. O mutfakta çalışırken, ben salonda Tesla'yı okumaya devam ediyorum keyifle. Kitabı yarıladım neredeyse.

Buraya üç dolu paragraf yazmıştım. Hepsini sildim. Boş lakırdı. Şu an beni mutlu eden şu iki şey var sadece: Tesla'nın biyografisini okuyabiliyor olmak ve bu akşamdan çay ve çörek beklentisi.  O yüzden okumaya geri dönüyorum.


8 yorum :

  1. Tesla'nın bir başka biyografisini lise sonda okumuş ve çok etkilenmiştim. Çıkar çatışmaları, dahilik ile delilik arasındaki ince çizgi vs. Tesla deyince aklıma 3 farklı Tesla geliyor; Bilimadamı Tesla, rock grubu ve "goodbye paradise" akustik versiyonu beni benden alan Tesla ve tabii Tesla arabalar :) Üçünü de ayrı seviyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Edison'la aralarında bu kadar büyük çekişme olduğunu bilmezdim. Herkesle çekişme yaşamış, Marconi, o bu. Dahi olmak da ne zormuş.
      Rock müzik pek tarzım değil galiba. Dinledim goodbye paradise'ı ama ııh. Dolayısıyla Tesla rock grubunu hiç duymamıştım. Tesla arabalara hayır demem ama :)

      Sil
  2. Üşenmeyeyim linki ekleyeyim Joe: https://www.youtube.com/watch?v=7m7FpzOxbkQ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumun zor farkettim. Mailboxuma düşmemiş. Neyse gördüm dinledim. Cevap üstteki yorumda.

      Sil
  3. Işten gelince çayın yanında tatlı birşeyler oldumu daha ne ister insan. Afiyet olsun. Hülya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işten gelmeye de gerek yok, ama işten gelince daha da tatlı olur o tatlı eminim. Sevgiler.

      Sil
  4. Bazıları için "normal" kabul edilebilecek şeyleri "lüks" olarak algılamamız çok garip değil mi? Kitap okuyabilmek ve film izleyebilmek gibi... Tesla bana da göz kırpmıyor değil ama daha önce yaşadığım çeviri facialarından sonra biyografilere elim bir türlü uzanmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Çağrı bey. Garip gelmişse başını bilmediğiniz içindir. Blogun büyük kısmını sildiğim için de başını hiç bilemeyebilirsiniz.
      Çeviri facialarından neyi kastettiğinizi anlayabiliyorum. Fakat elimdeki kitabın çevirisi kabul edilebilir düzeyde. Önerebilirim.

      Sil