Çarşamba, Eylül 11, 2019

Sonbahar, renkli kalemler ve liste.

Bugün Istanbul rüzgarlıydı. Gerçek bir sonbahar gibi, aksi bir poyraz esti hep. Tam okul havası dedim içimden. Sınıfta oturup, renkli kalemlerini, silgini, temiz sayfanı önüne almalık. Yakında başlayacağım etsy için bir şeyler çizip boyamaya.

Yeni elektrikli süpürge geldi. Şarjlı süpürge çok süper bir şeymiş. Bir de eski süpürgeye göre çok daha sessiz. Neredeyse fısıltıyla süpürdü tozları. Yarım saatte tüm evi baştan aşağı süpürmüştüm. Hem de hiç yorgunluk hissetmeden. Sonra da ıslakla sildim. Onun da kovasını paspasını yeni almıştım. O da çok isabetli bir alışverişmiş. Yarım saat de o sürdü.

Sonra kalktım annemi ziyarete gittim. Onca yorgunluğun üstüne temizlik kovasının suyunu bile boşaltamazdım ben önceden. Bir de dönüş yolunda yürüdüm.

Annem bazen soruyor: "sınıfını geçtin mi?" diyor mesela. Üniversiteye kadar hiç kalmadım ki. "Geçtim anne, merak etme" diyorum.

Annemden dönerken bir de yazı atölyesinin gerçekleşeceği kitabevine uğradım, biraz lafladık oranın sorumlusuyla. Güzeldi. Aynı telden çaldığın insanlarla tanışmak güzel bir duygu. Atölyeye gitmek için can atıyorum. Bir de kitap aldım. Hocanın kitabını: Değmez, İsmail Güzelsoy. Meraktan bir iki sayfasına göz attım. Güzel yazıyor be blog. Vallahi esaslı yazıyor. Kıskandıracak kadar güzel. Şimdilik atölyeye yazılan 8 kişiymişiz. O da mükemmel. Keşke başka kimse gelmese.

Terry Pratchett'ı çok kıskanıyorum. O nasıl bir kalem oynatmaktır. Nasıl bir hayalgücü?  Ama bir yanıyla da ne haddime onu kıskanmak diye düşünüyorum. Aynı seviyede değiliz ki. Okurken öğrenmeye çalışmak yorucu olsa da elimde değil. Ahah diyorum, buyur sana çatışma. Hem de bütün hikayeyi belinde taşıyanından. Çatışmayı belirten cümle nasıl, ne zaman kurulmuş diye duraklıyorum. Ahah bu da sessiz karakter tasviri. Diyalogda anlıyorsun karakterin nasıl biri olduğunu. Beliz hoca demişti, o kitabı bulduğunuzda -kim gibi yazmak istiyorsanız- dikiş yerlerinden sökün. Bunca kitap satın alıp da, o kitabı bir kütüphaneden ödünç almış olmak bir talihsizlik. Ama küçük bir talihsizlik. Defalarca okumam gerekecek. Oysa bir hafta sonra iade günü geliyor. 130. sayfaya kadar okuyabildim. Olacak. Bu sefer. Hatta belki okuma iştahım komple açılmakta. Küçük de olsa var bir ümidim.

Bugün bir liste yaptım. Ucu açık bir liste çünkü bazı maddelerin altını hemen dolduramadım. Şuraya iliştireyim. Belki sen de düşünmek istersin.

  • Tatmin edici bir günde neler yapmış olurum?
  • bir haftada?
  • bir ayda?
  • bir yılda?
  • beş yılda?
  • on yılda?
  • yirmi yılda?
  • bir ömürde?

8 yorum :

  1. Joe, İsmail Güzelsoy'un atölyesine katılacaksın? Öyle ise wuwwwww dedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, çok sabırsızlanıyorum, demek bildiğin bir yazar. Ben geç keşfettim.

      Sil
  2. Selam,atölye çalışmaları ve kaitap okumalar senden güzel haberleri almak beni sevindirdi.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Aynı telden çaldığın insanlarla konuşabilmek çok güzel.Atolye verimli geçer inşallah.Gerçi bence sen sadece güvenemiyorsun kendine.Bi bıraksan bak neler yazacaksın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekniğim zayıf aysan. Sırf hayal gücüyle olmuyor.

      Sil
  4. Ben de bir atölyeye katılmak istiyorum ama nedense hep "istiyorum"...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seni harekete geçirecek bir "şey" gerek demek ki. O her neyse umarım bulursun.

      Sil