Cuma, Nisan 19, 2019

Tatil.

Sonunda bitti ev boşaltma faslı. Dün bitirdim. Bugünü de keyfime ayırdım. Yapılacakları listeleyecektim sıraya girsin diye ama baktım canım onu bile istemiyor. Zorlamayacağım. Anneme gidecektim ama şu an bir yere kıpırdamak istemiyorum. Herhalde bir günden bir şey olmaz.

Kitaplarımı okurum. Ayaklarımı uzatırım. Belki bir iki tarif denerim. Biraz satranç problemi çözerim. Keşke salon kendi kendine toplansa. Çok da dağınık değil ama. Gene de toplansa. Bir de artık güneş açsa. Bıktım bu bulutlu havalardan.

Yarın yazı atölyesine gidiyorum. Orada kim bilir kimlerle tanışacağım.

Biraz daha hafif bir ruhla devam etmek istiyorum hayatıma. Daha gamsız olmak. Bu dünya her şekilde dönecek, yükünü sırtlamamıza çok da gerek yok. Ama bir yandan gerçekten bir işe yaramak da istiyorum. Mesela bir sitede okudum. Bir tane fransız mimar, dünyanın çeşitli bölgelerinde, muhtemelen kırsalda, çok fakir insanlara ev inşa ediyor doğal malzemelerden: toprak, saman, ahşap, şişe ve başka bir malzemeden. Şimdi de Türkiye'de yapıyor bunu. Atölyeleri var bu doğal evlerin. Hem sadece ev değil, doğal fırın, soba, sıva, marangozluk atölyeleri de var. Fakir insanlara değil de işte doğal yaşam özlemi çekenlere. Ama iş görüyor. Bense konforuma çok düşkünüm. Bir yandan çiftlik denince kulak kabartırım ama şehir konforundan da vazgeçemem. Ve özümde tembelim.

Biraz da bu evle beraber dengemi buldum. Hem insan var etrafımda hem doğa. Hem şehirdeyim hem de doğadan kopuk değilim.

Bugünlük bu kadar olsun. Gene gelirim. Çüs.

1 yorum :

  1. Ben de sizin gibiyim şehir hayatını çok severim Çok teşekkürler

    YanıtlaSil