Perşembe, Şubat 07, 2019

Aslında mis gibi hayat.

Bu kafayla hiçbir iş yapılmıyor. Çok denedim. Dışarı çıkıp market alışverişi bile yapamıyorum doğru dürüst. En temizi bloga iç dökmek dedim ben de.

Annemi görmeye gittim haftanın ilk günü. Kısa bir ziyaretti amacım. Sonra işler değişti. Hastaneye yatırmak gündeme geldi. Sonuçta yatırmadık. Bir miktar düzelmiş. Ama her an bir şey çıkabilir. Tetikteyim o yüzden. Kafamı işle güçle dağıtmaya çalışıyorum ama o da bir yere kadar.

Sabah kalktım, neredeyse kör karanlıkta, İkea'nın gönderdiği raf desteğini yerine taktım. Rafı da üstüne. Sonra da dört aydır dolabın üstünde duran dergileri rafa. Sonra hızımı alamayıp kırmızı dolabın tozunu aldım. Almışken tv'nunkini de. Sabahın köründe toz almamıştım hiç. En önemli işmiş gibi. Ama şimdi dolap çok güzel gözüküyor gözüme. Bir de çantaların içinde yana yakıla bir kağıt ararken, çantaların içini boşaltmıştım geçenlerde. Dünya kadar fiş, kağıt, çöp salonun orta sehpasına yığılmıştı. Onları da temizledim. İyi oldu. Şu dolabın üstünde şu an Ölü Ozanlar Derneğinin posteri duruyor. Ama boyutu küçük, A4. Ona büyük çerçeve mi alsam. Miro filan boyayacaktım ya da kedili bişey ama galiba beni en çok Ölü Ozanlar Derneği'nin çerçevelenmiş dev posteri mutlu edecek.

The Everything Guide'ın elektronik halini buldum Google Play'den. Ve daha makul bir fiyata. Satın aldım. Üretmeyi sevdiğim ürünleri de düşündüm. Ne zor iş hep gözünün önünde duranı görmek. Kanıksıyor çünkü insan. Eskiden beri en büyük sevdam defter yapmaktır. Bir de kalemkutu hastasıyım. Bir keresinde kaçıncı sınıftaydım, orta okul olmalı, evde artık kumaşlardan on tane mi ne kalemkutu dikmiştim, elde hem de. Bir de ayraçlarım var, özel tasarım, iki işlevli hiçbir yerde benzerini görmedim, orijinal.

Defter dedik, kalemkutu dedik, ayraç dedik, bir de iğnelik yapacağım defter biçiminde, dikiş dikenler için.  Bir de satarsa yüzük ve küpe var listemde. Ama basit tasarımlar. Bütünleştirici ortak özellik keçe ve/veya polar kumaşı kullanmam tüm ürünlerde.

Aslında hastalıklar dertler olmasa, dörtnala koşturacağım iş konusunda. Satranç sitesine de yazdım, elinize geçti mi acaba, bir hafta oldu örnek çeviriyi size göndereli dedim.

Biraz netflix'e bakayım dedim. Sarmadı. Onu denedim, bunu. Yok.

Kiltabletöykü Mart ayı temasını belirlemiş: "şifreli dünya". Bir fırsatını bulup yazsam keşke.

Aslında dediğim gibi dertler olmasa, mis gibi hayat. Bugün hava kötü olsa da Mart ayına şunun şurasında 3 hafta kaldı. Gerçi Mart'ta kar yağdığını da gördü bu gözler ama olsun. Mart'ın yarısı kışsa yarısı da yazdır. Bir bardağın yaz tarafını görelim.




10 yorum :

  1. ikea da çok güzel ürünler var ama ürünleri getirmek mesele büyük ebatlı ürünler zor oluyo eve getirmek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O yüzden internetten yapıyorum ikea alışverişlerimi ben artık. Büyük ebatları da oradayken kargoya verebiliyorsunuz. Ek ücret karşılığında.

      Sil
  2. ellerine sağlık 😊anneciğine de çok geçmiş olsun rabbim şifalar versin inşallah ❤ maşallah elin pek yatkınmış emeğine sağlık canım benim sevgiler 😊🌸

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sağol sessizkaldım. benden de sana sevgiler.

      Sil
  3. O posterleri çok merak ediyorum. Ama başlık beni derinden sevindirdi. Aslında mis gibi olan hayatta mis kokan işler, mis kokan her şey yanı başında olacak demektir bu, öyle yorumladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle umalım Ecehan...şimdilik işler zor gidiyor :(((

      Sil
  4. senin şu bütün işlerin altından kalkman bana çok ilham veriyor :) <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kalkabiliyor muyum acaba? hiç emin değilim Erencim. :)

      Sil
  5. Nasılsınız umarım bir sorun yoktur
    Ara verince merak ettim selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler ilginize. annemi hastaneye taşıdık. o yüzden pek bloga uğrayamadım.
      benden de selamlar.

      Sil