Perşembe, Kasım 08, 2018

Yorgunum dostlarım.

Ama bir sor niye? Çünkü dün boş boş koltuğa yığılıp seansı düşündüm diye bugün de komple iş yaptım. Bütün ev aynı anda temiz olmaz ya, oldu. Az önce içeri girdim ki saat 22.00'ye geliyordu. Ama çok iyi oldu. Lazımdı. Kulağıma kulaklıkları taktığım gibi mutfaktı, yerlerdi, her bir yeri parlattım. Kendime ödül olarak da Didem Madak'ın ödüllü şiir kitabını aldım: Grapon Kağıtları. Remzi'ye kadar yürüyüş de günün sporu olacaktı. Fakat orada sadece Pulbiber Mahallesi vardı, onu da orada biraz karıştırdım ve beğenmedim o kadar. Gerisin geriye yollanıp mecburen D&R a girdim. Varmış. Aldım. Oradan cafe nero'da bir kahve. Ve zaten saat de geç oldu. Kulaklıkların pili bitti. İnternet çekmedi. Haydi Migros üzerinden eve. Bugün böyle.

İş yaparken Ted Talk dinlemek süper oluyor. Aslında sahilde yürürken de dinlenebilir. Ben hep malak gibi koltuğa devrilerek dinliyordum bugüne kadar.

Öğleden sonra mutfağı komple temizledikten sonra ikileme düştüm: ya yerleri de temizleyecektim ya da romanın başına oturacaktım. Romanın başına oturup iki saatte toplam on satır yazıp ertesi gün kirli bir eve uyanmak riski vardı. Böyle olunca illa bir şey yazmak gibi bir baskı oluşuyor bünyede. O da yazının tadını kaçırıyor. İstemedim. Bugün temizlik işini bitireyim, yarın sakin kafayla romanı hallederim. Bugün temizlik günü olsun dedim.

Romanın en önemli sorunu şu an hızlıca anlatışımda. Hemen hedefe varmak. Telaş. Yayamıyorum. Sahnelemek gerek. Yapamıyorum. O zaman ne demeye roman yazmaya kalkıyorsun desene. Neyse öyle ya da böyle, illa ki bir yolunu bulacağım. Herkes nasıl bulmuş.

Yarın Pilates de var. Pilates'ten hemen sonra biraz yürürüm belki. O kadar gıcır gıcır olmuşken masa başına nasıl oturacağım bilmiyorum. Kunegond Murat Gülsoy'un atölyesini tavsiye etti ama çok para.   Bilmiyorum şimdilik. Kasım'ın sonunda zaten. Bir iki hafta vaktim var karar vermek için.

Yalnız bugün o ted talk'ları dinlerken, şunu fark ettim: bu roman bir okul ödevi olsaydı çoktan bitmişti. Okul ödevine gösterdiğim titizliği ve emeği kendi projemden esirgiyorum. Belki de okul ödevi gibi düşünmeli. 

2 yorum :

  1. Ben terapide'den çıktıktan sonra biraz düşünüyorum, sonra bütünüyle aklıma gelmiyor. Sonra parça parça şimşek çakar gibi kafamda patlıyor.

    YanıtlaSil
  2. O söylediğin bana çok olmuştur, çok güzel anlatmışsın. Çok sinirimi bozar benim, insan bütünü hatırlayıp istediği yerlerinde gezinmek ister. Ama çoktandır olmuyor. Yoğun geçtiğinde olur, çok aydınlanmışsam.

    YanıtlaSil