Perşembe, Ekim 11, 2018

Mutsuz.

Eski blogumda böyle postlar çok olurdu. Canım sıkkınken yazdığım. Sadece sıkıntımı ortalığa saçtığım. Kimsenin bir işine yaramayacak.

Alakasız renkler ve dokular giydim. Kahverengi, yeşil, yavruağzı, bej. Triko ve basma. Bir de el örgüsü. Yine de ısınamadım.

İçim hareketsiz ve loş. Depresyonun en sevdiği isteksizlik, felç etmiş ruhumun bütün birimlerini. Buradan çıkmanın, ya da etkisini hafifletmenin bir yolunu önerme lütfen. Hele kitap hiç önerme. Canım onları da istemiyor. "Ben küskünüm feleğe" bile dinlemek istemiyorum. Geçmiş, kuduz bir köpek gibi arkamdan koşuyor, ben biraz yavaşlasam dişlerini etime batırıyor, ezberlediğim yerlerim acıyor. Hep aynıları. Ömür boyu arkamdan sürüyerek taşıyacağım onları her yere.

Ev darmadağın. Yürüyüşe de çıkmadım. Çıksam biraz açılacağım. Geçici de olsa iyi gelecek. Ama ben içime kıvrılmak istiyorum. Salatanın içinde bulup dışarı saldığım o tırtıl gibi. Tam ertesi gün, ilaçlama yaptılar. Balkondaki biberiyeme hamle yaptım üstüne gelmesin ilaç diye. "Merak etmeyin kimyasal değil, sadece tırtıllar için" dediler. Ben o tırtılı tekrar hayata kavuşturmak istemiştim oysa. Bazı canlılar çok bahtsız.

Aklımda yayıncımın telefonda söyledikleri var: eski patronuna vermiş son çevirdiğim kitabı. O da bir üniversitede danışmanmış sanırım. Kim bu küçük Joe demiş. "Seni ünlü bir çevirmen sandı" demesi aklımda yayıncımın. "Anadili mi fransızca" demiş. İsim de değişik. Düşünüp düşünüp gururlanıyorum. Çok güzel yazılmış bir kitaptı. Çevirmesi çok zevkliydi. Fakat henüz ilk baskı bile bitmedi.

Mutfağı toplamak yarım saat bile sürmez. Ama yapasım yok. Telefon şarj sinyali verdi. Takasım yok. Ege ile buluşacaktık. Pilates dersi erkene alınmış. Ama zaten kimseyle görüşesim de yok. Yok oğlu yok. Sadece geçmişin heder olmuş saatleri. Sanata da inancım yok. Eğitime de. Bugün Aslı Erdoğan'ı arattım Google'dan. Hapisten ciddi sağlık sorunları ile çıkmış. Ameliyatlar filan. Buyur sana eğitim ve sanatın çıktığı yeri.

Belki hormonlarım düzene girince eski keyiflerime kavuşacağım. Ama şu an keyif sözcüğü dünyanın öbür ucu kadar uzak. Hatta birkaç ışık yılı.

Bugün ortalığı toplayacaktım, olduğu kadar. İyi gelir kesin. Ama iyi gelmesi için çaba harcamak istemiyorum. Küskünüm. Kaderim olduğuna inandığım geçmişime. Yani tıpkı şarkıdaki gibi feleğe. İçine doğduğum "aileye" küskünüm. Onca ihmal edilmişliğime. Onca emeğimin göz ardı edilmesine. Dikkate bile alınmamasına. Ruhumda kalan izlerden dolayı ev dışında da tekrarladığım ilişki biçimlerime. Anlıyor musun. Bunlar çok ağır. Kalkamıyorum yerimden.

Onca emeğimin gözardı edilmesine. Bu mesela. Çok temel bir üzüntüm. Depresyonlarımın omurgası sanabilirsin. Öyle olabilir. Hiç günyüzüne çıkmamış. Kalmış bir köşede, varolmuş.

Ben çıkayım yavaştan. Burada boşlukları cümlerle doldurmak beni daha fazla rahatlatmayacak. Süresi doldu artık. Haydin.


8 yorum :

  1. Sevgili Joe evvela cepten yorum yaptığım için mutlu olduğunu bilmeni isterim Hep okuyorum ama cepten ne hikmetse yorum bölümü çalışmıyordu,bi güne dek ve ınsallah belki söyleyeceklerim işe yarayacak diye böyle oldu şeklinde düşünmek istiyorum,sen de düşün lütfen.
    Çırpınıyorsun ne zamandır,kendin için en iyi olanı yapmak için emek veriyorsun içsel olarak da dışsal olarak da ama sevgili Joe sanırım ve gözlemlediğim kadar aradigin o mutluluk ve tatmin başka bir şeylerde mesela biraz kendini b irak biraz unut,acı ve kötü anılar herkesin heybesinde var ama bak biraz da başka birisi için bir şeyler yap başka birini mutlu etmeyi dene bu kadar izdirap etme kendine akışına bırakmak lazım ki bu söze ben çok çok kızardım eskiden ama inan ki öyle çünkü kontrol altına aldığını sanıyor insan asla kontrol altına alınmaz hayat bu yüzden öze inmek lazım,lütfen birini mutlu et birine iyilik yapmanın o muhteşem hazzını hatırlat kendine ve geçmiş nasılsa geçmiş asla müdahale edilemez yanımızdır,iş yapma bugün yemek de pişirme ama lütfen hayatın bunlardan ibaret veya gün içinde bunlar yapılmalı gibi bir dayatma içinde olma.
    Dilerim beni yanlış anlamazsın tüm yazdıklarım seni gerçekten düşündüğüm içindir kırıcı olduysam bağışla ama bu da inan ki faydası olabilme ihtimali içindi.

    YanıtlaSil
  2. Gurur duydum :) iyi bir çevirmen olduğunu biliyordum. Dile hakimiyetinden, yazılarının akıcılığından ve sıcaklığından belliydi. Sen kültür insanısın :)

    YanıtlaSil
  3. Yokları böylesine güzel anlatmanda bir şeydir be joe.

    YanıtlaSil
  4. Joe, herşeyi kontrol edemeyiz, senle ben. Bak tırtıla yaptığın iyilik, bak emek verdiklerinin çöpe gitmesi. Bunlar olacak, bunlar hayatı dinamik kılıyor. Yaptığımız her şey başarıyla sonuçlansa bir süre sonra başarının da anlamı kalmazdı. Gölgeler olacak ki güneşi düşün. Hatta gölgelerin sarmaladığı günlerde bile..

    YanıtlaSil
  5. küçük Joe12 Ekim 2018 18:59

    @ Kiremithanem: Neden kırılayım ki böyle sözlere. Sadece öneri istemiyorum diye rica etmiştim. Çünkü şunu yap bunu yap demekle geçecek türden değildi. Gene de birinin, yüzünü hiç görmediğim birinin, ta nerelerden benim iyiliğimi istemesi hep bir nebze hafifletiyor kalbimi. Teşekkürler Kiremithane'm. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. küçük Joe12 Ekim 2018 19:02

    @ Enis: dün aklımdaydın, çoktandır konuşmadık diyordum. İlk taşındığım zamanlar konuşmuştuk en son, o da saçma internet kesintilerine ve benim o zamanlar tavuk gibi erken uyuduğum zamanlara denk gelmişti.
    Teşekkür ederim güzel sözlerine. İnan ki iyi geldi. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. küçük Joe12 Ekim 2018 19:03

    @ Cem Kazan: Yokları böyle güzel anlatmak mı? İlahi Cem. Teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  8. küçük Joe12 Ekim 2018 19:06

    @ Öğrenen Anne: çok düşündüm yazdıklarını. Hala benimsemeye çalışıyorum. Haklısın! Kesinlikle haklısın! Ne kadar bilgelik dolu satırlar.

    YanıtlaSil