Perşembe, Ekim 04, 2018

Girişimcilik ve Korku

Yarınki programda değişiklik oldu. Gidemiyorum Bilecik'e. Biraz canım sıkıldı ama elimden gelen bir şey yok. Birazdan bugünün programını yapacağım kağıt üstünde. Bugünün odağı iş. Para getirmesini umduğum bir iş yani.

Diğer işlerde de yaptığım gibi, önce o paranın oradan geleceğine inanmalıyım. Şu an şüphelerdeyim. Gözümde canlandırmalıyım. O bile beni aşırı zorluyor. Zaten oradan belli ta içimden inanmadığım. İçimde güçlü bir muhalefet oluşuyor.

İçimde hazırda bekleyen bir iş kadını var. Bir duysan sesini, kendine nasıl da güveniyor. Mesela hep okuduğu yazılarda, girişimcilerin karşılaştıkları sorunları nasıl çözdüklerini biriktirir bir köşede. Ve kendiyle kıyaslar: "ben bunu çok başından düşünürdüm". "Evet ben bu çözümü çok rahat bulabilirdim" der. Ama kendisini iş başında pek göremedik bugüne kadar. Onun hatası mı? Hmf. Sanmıyorum. İşe güce korkarak yaklaşan, ruhumun başka bir birimi olmalı. Korkuyorum blog. Bu çok insani bir yanıyla. Ama bak. Şimdi cascavlak ortaya çıktı. Yazarken kendime itiraf edebildim. Sorsalar "hayır, ne korkacağım" derdim. Korkuyorum. Ve bu beni geride tutuyor. Oysa ortada durduğunda, onunla başa çıkabilirim. Saklandığında edemem. Bilincin bir kat altına saklanıyor. Kuytulara.

Ah. İşte bugün sırf bu farkındalık bile çok iş bitirmekten sayılabilir. On ölçü güven var içimde, kaç ölçü korku, onu daha sayamadım. Güven hep ortada. Korku daha sinsi.

Korkuyorum, tıpkı diğer bütün girişimciler gibi. Beni işin başına oturtmayan, bahaneler bulan, başka önceliklerim olduğuna ikna eden hep o sinsi şey.

Şey: isimlendirilmemiş olan. Çünkü isimlendirilmek bilincin alanına girmekten geçiyor. Freud'ün "ça" sını düşünüyorum. Türkçesi id. Dürtünün ta kendisi. İsimlendirilmemiş dürtü aslında id. Neyse fazla derine girdik. Burası Psikoloji Enstitüsü değil.

Korku. Seninle başa çıkabilirim. Hatta seni kendi lehime kullanabilirim. Çünkü seni dinlemeyi de biliyorum. Bazı haklı olduğun ve yol gösterebildiğin durumlar oluyor. Ve bunlar beni ileri taşıyan değerli görüşler. Sadece beni kafana göre yönetmene izin veremem.

Eminim çok takdir ettiğim kişisel girişimciler Celes ve Tony Robbins'in bile korkuları vardır başlarda ve yeni girişimlerinde. Ama onunla başetmeyi yolda öğrenmiş olmaları gerek.

Girişim ve korku. Hep duyardım. Şimdi içinden geçtiğime göre, harekete geçtim demek.

1 yorum :

  1. Korkuyu kabullenmek korkunun kendisini aşmaktan bile daha zor oluyor :') Bence o ''şey'' kişinin deneyimleri ve kuruntularının birleşimi.Bilmediğimiz şeylerden korkmayız genelde.Her şey,sonucunu kestirebildiğimizde gözümüze çok daha korkunç gözükür.Başarısız girişimlerin de fazla oluşu,girişim yapmak isteyenleri bu ihtimali yaşamadan hissetmeye götürüyor sanırım;çünkü bu da bir seçenek.İyisi mi sen kendi hikayende korkularınla yüzleşip mantığınla ölçüp biçmeye devam et joe,olacak olacak! :)

    YanıtlaSil