Çarşamba, Ekim 03, 2018

Kedi, ayna ve gündelik lakırdılar.

Aşırı yorgunum bugün, birazdan dişlerimi fırçalayıp yatacağım.(salı)

Kedicik bugün coştu. Bazı sabahlar uyandığımda, her nasılsa dışarıdan duyuyor, ve dairenin kapısını tırmıklıyor miyavlayıp. Bugün de dışarı çıkarken o üst kattaydı, nasıl bir telaşla koşup trabzanlardan indi, görmedin. Sonra başını okşayınca hemen guruldamalar. Patilerini üstüme koymalar. Daha da yukarı çıkmaya çalışmalar. Amacı üstüme tırmanmak. Kucak istiyor. Önceki kiracıyla nasıl bir ilişkileri vardı anlamadım. İndirmedi beni aşağı! Hep yolumu kesti. Önümde durdu. İnsanın içine dokunuyor ama ya. Yemek filan da vermedim hiç. Bir kap ayırdım ama ona yemek vermeden bir ay geçti neredeyse. Derdi yemek değilmiş. Duygusallıkmış. Zaten besleyeni var. Tüyleri öyle yumuşak ve temiz ki. Pofuduk pofuduk. Hiç sokak kedisi gibi değil. Acaba eskiden evin kedisi miydi. Bir sefer daldı çünkü içeri benimle beraber. Eğer öyleyse çok hüzünlü bir durum.

Bu akşam da televizyonda buna benzer bir haber duydum: Tayland'da bir ofiste, çalışanların işe köpekleriyle gelmelerine izin veriyorlar. Ortamdaki stres azalıyormuş.

------------

Dün gece yorgunluktan bu yazıyı yayınlamamışım (bugün çarşamba). Bu sabah geç uyandım. Saat öğlen oldu ben kahvaltı edene kadar. Galiba spor hayatıma farklı bir kapıdan girmek üzere. Bugün kahvaltıyı hazırlarken omuzlarımın kaslarının kemiklerimi sardığını hissedebiliyordum. Kafayı masaj rulo ve toplarına taktım. Bugün gidip alsam mı?



Aklımda Merve'nin blogunda birkaç gün önce okuduğum ve uygulamaya sokunca hayatımı 180 derece yön değiştirten bir yazısı var: ayna. Bunu daha önce de çok duymuştum ama o yazıdaki bir şeyler beynime farklı bir sinyalle ulaşmış olmalı. Artık hayatıma yeni bir yön verme aracım var. O duygu çok tanıdık: açlıktan miden ezilir hani. Ruhun da başkasında görüp sende eksikliğini hissettiği bir davranış görünce aynı şekilde eziliyor ama bilincin sadece kızgınlığını algılıyor. Artık o ezilmeye de hassaslaştım ve hayatımdaki eksikleri böylece daha kolay dengeliyorum. Hem öfkem de birikmiyor böyle olunca. Mesela en çok kızdığım davranış birinin bana yalan söylemesi. Ya da birinin benim sorumluluk duygumu kendi lehine kullanması. Kafamda yok affetmekmiş, yüzleştirmekmiş diye uğraşana kadar bu yalan ve sorumluluk duygumun sınırlarını en çok da o kişiye karşı esnetmek. Öyle mi? O zaman buyur, bu da sana. Bir cümle okumuştum: "first get even, then forgive". Önce durumu eşitle, sonra affet. Bu aslında güçlü bir savunma mekanizması ve eskiden bünyemde vardı. Bir ara kaybetmişim ve tekrar devreye girmesi çok iyi oldu. Önemli bir eksiklik bence. Aslında çok basit: "sen de ona yap". Diyenim kalmamış, ben de akıl edememişim. Silikleşip kaybolmuş. Ben de hep ezilmişim. Yazık.

Ama bu sadece basit bir intikam davranışı değil. Daha genele de uygulanabilir: mesela çok hesap kitap yapan birine içten kızmak. Belki senin de tam biraz daha hesaplı kitaplı davranmam gerekiyordur hayatta. Yani öyle ince bir noktalı vuruş ki bu. Hayatına uyguladığında, masajda tam en çok sızlayan kasa basılması gibi bir şey. Hah tam orası dedirtiyor.

Koro beni biraz strese sokmuştu geçen hafta. Seviye çok yüksekti, ben çok gerideydim. Nasıl olacaktı, ortamlarda yılbaşı öncesi konserden bahsediliyordu. Yılbaşına şunun şurasında kaç ay kalmıştı. Ama sonra duydum ki hazır olmadan zaten hoca çıkarmazmış. Ve aslında kimse o yüksek seviyeyle oraya gelmemiş. Ayın sonunda korodan atılmaktan korkuyordum. Ama kimse sesi yetersiz diye korodan atılmamış bugüne kadar. Öyle dediler. Sevmen yeterli dediler. Yine de kendimi geliştirmek için uğraşacağım. Bir de insanlar orada gerçekten çok tatlı. Kucak açtılar bana yeni gelen olarak. Ortam önemli.

Bugün hava bulutlu. Bir güneşli, bir kapalı. Böyle, ne zaman atarlanacağı belli olmayan psikopat biri gibi. Bir bakmışsın sebepsiz yağmış.

Kollarım biraz üşüdü. Biraz günümü planlayayım.


4 yorum :

  1. Öfke için bir önerim var: Bateri :) Uçuk duruyor farkındayım :)

    YanıtlaSil
  2. Bateriyi daha önce de önermiştin hatırlıyorum. Ama kaldıramam o patırtıyı :D :D :D
    Bu arada vanido ya baktım. iPhone içinmiş. :((((((( benzer uygulamalar var. Diyaframı filan işin içine katıyor mu, androidler katar mı bilmiyorum.

    YanıtlaSil
  3. küçük Joe, -ayna- önerinle gerçekten içim kıpırdadı, sayende güzel bir farklı bakış açısı kazanmak üzereyim sanırım problemi çözebilirsem eğer. bir sürü yani, yani, yaniler uçup duruyor aklımda. Du bakim ;))

    YanıtlaSil
  4. Yılbaşı korosunda küçük joe 😀

    YanıtlaSil