Cumartesi, Ekim 06, 2018

Hormonsal.

Hormonlarım altüst. Takviye alıyorum. Moralim diplerde. Canım sıkkın. Sürekli kilo alıyorum. Oysa sürekli hareket halindeyim. Bugün pilatesim vardı. Bir de edebiyat atölyesi kadıköy'de. Akşam olunca hüzün çöküyor bu evde. Henüz yerleşemedim. Gün içinde pek burada durmadığım için fark etmiyor ama akşam...Her bir şey ortalıkta.

Bir tane uyku tulumunun altına altlık almıştım. Rengi çok çirkin, sıçan grisi ama harika yoga matı oluyor. Dizlerim hiç acımıyor.

Reformer pilates mükemmel gidiyor. Sanırım omuzlarım kaslanacak. Aletin üstüne iner çıkarken ilk zamanlar destek gerekiyordu. Bugün dengem daha yerindeydi. Antrenör de bugün söyledi. Eve gelip uyudum. Sonra da zar zor derse yetiştim. Sonra da notalarımı baştan bastırdım. Yarın dizerim dosyaya.

Yorumlara yanıt yazamıyorum, kimlikten çıkmışım giremiyorum. Neyse ki buraya ve diğer bloga yazdırıyor.

Dersten çıkışta hüzün doluydum. Üniversite öğrenimimi baltalayan tüm insanlara öfkeliydim mesela. Eski meseleler. Ama her biri derin. Değişik insanlar ve değişik şekillerde baltaladılar. Her şey bu kadar sancılı olmak zorunda değildi. Gereksiz acılar çektim. Bütün hayatım boyunca da böyle oldu zaten. Karşıma çıkan ya da hayatıma yön veren insanların patolojilerinin cezasını çektim. Dedim ya, benim hala hayatta olmam başlıbaşına bir başarı. Zaten ne olacaktı? Doktoramı yapacaktım, akademisyen olacaktım, sonra da hop kapıya. En iyi ihtimalle adımın önünde güzel bir ünvanla. Ya da ünvansız.

Artık doğru dürüst aklımı hiçbir şeye veremiyorum. Ne kitap, ne dizi, ne film. Bertrand Russell iyi gidiyordu. Sonra o da kaldı. Sanatın gerekliliği ise kafam kaldırmayacak korkusuyla elime alamıyorum.

Geçmişimden nefret ediyorum. Nefret edilesi yıllar, günler, zamanlar. Şimdi de artık çok şey için çok geç. Çocuk yapmamış olmak tek tesellim. Şimdi bir ergenin sorunlarıyla uğraşamazdım. Ama şimdi evin içinde doğru dürüst bir erkek olsaydı iyi olurdu. Keşke aşkı o kadar gözümde ulvileştirmeseydim. Evleneceğim kişinin eninde sonunda bir dünyalı olacağını anlasaydım. Hep geçmişin bozuk yollarından kalma bunlar.

Neyse ben gidip çarşaflarımı değiştireyim. Nevresimin içine de battaniye değil kışlık yün yorganı koyayım. Yarın hava sıcak olacakmış. Belki bisiklete binerim.

4 yorum :

  1. Jordan Peterson kendime getirdi beni benzer durumda oldugum bi donem. Bi bakiver. J dediyse Life is suffering, get your act together.

    YanıtlaSil
  2. Ya bu hormonlar başımıza dert.. :( Umarım daha iyisindir. Açık hava ve yeşil yemekler iyi geliyor bana..

    YanıtlaSil
  3. @ Adsız: Jordan Peterson 'a baktım, etkileyici buldum. Fakat lütfen isimsiz bir yorum bırakırken en azından bir rumuz iliştirseniz en alta. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. @ Öğrenen anne: biraz daha iyiyim. Açık hava ve yeşillik önerini dikkate aldım. Açık hava kesinlikle bana yarıyor özellikle güneş de varsa. :) Teşekkürler! :x

    YanıtlaSil