Çarşamba, Eylül 26, 2018

Blog yazmak roman yazmaya karşı.

Terapiden geliyorum. Bugün konuşulanları burada paylaşmak istiyorum. Hepsini değil ama bir kısmını. Çünkü benim yazıyla ilişkim üstüneydi. Blog yazmaya nasıl başladım; roman yazmak ve blog yazmak arasındaki fark ne. Neden blog bana yetmiyor. Roman benim için ne ifade ediyor. Ve neden tıkanıp kalıyorum.

Blog yazmaya ilk önceleri blog okuyarak başladım. Sene 2005. O sıralarda rastladığım bloggerlar New York'ta ya da Birleşik Devletler'in başka bir yerinde biokimya doktorası yapan, ya da araştırmacı olarak çalışan, otuzlarında, çoğu zaman evli ya da yeni evli, ya da evlenmek üzere olan kadınlardı. Hayallerimin işini yapıyorlardı, benim gibi yurt dışında yurt özlemi çekiyorlardı. Hatta bir tanesinin mahlası Yeşil Erik'ti, kendimi ona çok yakın hissediyordum, çünkü yeşil erik, insan sıcaklığı ile beraber benim Türkiye'den uzaktayken tam olarak en çok özlemini çektiğim şeydi. Onların hiçbir kurguya benzemeyen, hiçbir sansüre takılmamış, imla kurallarını bile hiçe sayan, o samimi yazıları, üzüntüleri, sevinçleri gerçek hayat kesitleri beni büyülüyordu. Bazıları çok depresifti - tesadüf ben de depresiftim- ve benim depresifliğime bir yandaş bulmak beni hiç kimsenin avutamadığı biçimde avutabiliyordu. İlk başlarda çekine çekine yorumlar yazıyordum. Kendim annemlerle beraber yaşıyordum, çalışmıyordum ve çok yalnız hissediyordum kendimi. Evin dışında kimseyle görüşmüyordum, daha beteri, tanıdığım hiç kimse bende yakınlık ya da onlarla görüşme isteği yaratmıyordu. Oysa bu bloggerlar öyle değildi. Gerçek hayatta yakınımda olsalar onlarla arkadaş olabilirdim. Uzaktan arkadaş olmak bile güzeldi. Onlara yorum yazarak başladım. Sonra yavaş yavaş yorumlar yetmemeye başladı. Kendim de açsaydım ya bir blog. Okuyan olur muydu? Yoksa gerçek hayattaki gibi yalnız mı kalırdım blogumla tek başıma? Sonucu biliyorsun blog.

Roman yazmak ise blog yazmaktan şöyle farklı: blog sanat değil. Roman edebiyatın bir türü.
Kurguda dramatize etme gerekliliği var. Blogda bu hiç yok. Dramatize derken, olayları büyütüp çarpıtmak demek istemiyorum, fakat içinden geldiği gibi yazamıyorsun. Adı üstünde kurgu. Bir sıraya sokman gerekiyor. Kurguda hesap kitap var ve bu bana insanların duygularını bir yerde manipüle etmek gibi geliyor ve bunu yapmak istemiyorum.

Uzun uzun anlattım terapistime, okumalarımdan örnekler verdim. En sonunda terapist bana o anahtar sözcüğü verdi: samimiyetsizlik. Roman ya da kurgu bana samimiyetsiz geliyordu. Bu cümle sanki beynimdeki bir düşünce kistini yarıp içindeki iltihabı boşalttı. Hissedersin ya, karşındaki seni senden iyi anladığında olur bu. Tek kelimeyle senin doğruna temas edip onu dönüştürür. Belki, diye heyecanlandım. Belki romanda samimi olmanın yolunu bulabilirsem sular seller gibi yazacaktım. Orhan Pamuk'un "Saf ve düşünceli romancı" başlıklı kitabı bunu anlatıyor olabilir mi? Var evde ve elbette ki yarım bıraktım ve zaten okuduğum kadarını da hatırlamıyorum.

Sular seller gibi roman yazmak. Varsa böyle bir şey.

5 yorum :

  1. Yazıyı okuyunca bir roman samimi olabilir mi? diye üşündüm. Olursa nasıl olur? Hani meşhur bir laf var "çağına tanıklık etmek". Belki böyle olabilir. Oğuz Atay mesela bir tek kelimeden dönemin insanının "tutunamayalar" diye dönemin insanını tanımlıyor ya onun gibi. Dönemin insanının kadının, erkeğin ruhu ne? Bunu yakaladın mı iş hikayeye, kurguya kalıyor. Tabii orda da bir işçilik gerekiyor. Ama galiba işin aslı dönemin insanının ruhunu yakalamakta gibi geliyor.

    YanıtlaSil
  2. o zaman yaşanmış bir şeyi anlatıcaksın, kurgulamadan, olduğu gibi...

    YanıtlaSil
  3. @ Enis: sabah yorumu okuduğumdan beri içime bir kurt düştü, tam buldum sanırken aslında saçmalamış olduğumu düşünmek. Kurgu samimi olabilir mi bilmiyorum şu an. Ama dönemin insan ruhunu yakalamak bana uyan bir kurgu biçimi değil. Yani oradan yola çıkamam ben. O olsa olsa sonuç olur. Terapist bana sanatın gerekliliği diye bir kitap önerdi. Şimdi onu okuyup sorularıma cevap arayacağım. Neden sanat yapmaya öykünüyorum, ne gerek var gibi.

    YanıtlaSil
  4. bahar: onu yıllardır blogta yapıyorum. formatı kitap olunca roman olmuyor ki

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel bir kitaptır o, çok faydalanacaksın.. Ben blog yazdıkça açılırım diye düşünüyordum kitap konusunda ama tuhaf bir şekilde bloğu öncelikli tutuyorum, belki de "güvenli sularda yüzme ihtiyacı" nedeniyle.. Sende de bu olabilir mi?

    YanıtlaSil