Salı, Haziran 12, 2018

Yeni tarif ve hayatı kolaylaştıran diğer küçük şeyler.

Biraz açıldım blog. Balık yağı takviyesi aldım Pazar günü, bir de adaçayı demleyip içtim.

Bunun sonucunda birkaç kalem iş görebildim dünden beri. Kimyanın bu kadar fark ettiğini bir kere daha bünyemde deneyimleyince, bu sefer gaza geldim, ve acayip bir çorba hazırladım öğlen. Besleyici gıda komasına girebilirim şu an. Aslında amacım sadece 15 dakikada besleyici bir yemek hazırlamaktı. Şu soğuk çorba tarifini buldum. Sonra malzemeleri uyarladım kendime göre ve başka bir şey oldu. Uyarı: evde ne kadar antin kuntin, entel dantel malzeme varsa içine hepsinden kattım. Ama güzel oldu, ben yaptım diye demiyorum. Yarım saat sürdü toplam. Neden bilmiyorum. Benim yavaşlığım olabilir. Bir de kuru malzemeleri ayrı kaseye koyup buzdolabına kaldırdım, bir iki porsiyon daha çıkar, yarın tekrar yoğurdu sulandırıp sarımsaklayıp içine katınca 5 dakikada hazır olacak. Sende bu antin kuntin malzemelerin hepsinden veya hiçbirinden olamayabilir. Bence alternatifleri ile de güzel bir tat yakalarsın. Fotoğrafın kalitesi kötü çıkmış. :((( Ama bir fikir verir.

--------------


Soğuk Ayran Çorbası.

Kuru malzemeler:

* Maş fasulyesi (buzdolabında hazır pişmişi vardı diye kattım) / herhangi bir bakliyat (nohut, fasulye) ya da hiçbir şey, orijinal tarifte bakliyat yok.

* Kinoa / orijinal tarifte haşlanmış ince bulgur diyor. Bence evde bir gün önceden artmış pilav varsa değerlendirmek için süper olur.

*Chia tohumu / tamamen atlanabilir, orj. tarifte yok.

*1 Salatalık

*Haşlanmış mısır.

Baharat: ( bence bu çorbanın püf noktası burada)

*Kuru nane / dereotu, hatta kekik bile olabilir.

*Zerdeçal

*Zencefil

*Tuz

Sıvı:

*Manda yoğurdu (evde vardı)/ normal yoğurt. Sarmısaklanmış.

*Azıcık zeytinyağı.

*Normal su (ben yoğurdun suyundan da koydum).

Yapımı:

Yoğurdu sarmısaklayıp azıcık su kata kata sulandırıp sulu cacık kıvamına getir. Diğer malzemeleri göz kararı içine kat. Hepsi bu kadar.

---------------

Aslında dün hayat kaliteme olumlu etki eden çok basit birkaç şey yaptım. Biri facebook'u telefondan tamamen kaldırdım.  Hesabı kapatmadım. Böylece erişmek istersem bilgisayardan açabilirim. Ama bildirim filan gelmiyor telefona (sesli ve ışıklı) ve bu herşeyi değiştiriyor. Bundan önce önlenemez bir facebook trafiğim vardı oysa listemdekilerin %99'unun bildirimleri uzun süredir kapalı. En fazla beş kişiyi filan takip ediyorum onlar da çok sık güncellemiyor. Ama siteye girmekten kendimi alamıyordum. Messenger duruyor ama çok az insan bana gün içinde messenger'dan ulaşıyor o yüzden rahatım. İkincisi telefonu "kolay kullanım" moduna getirdim, ve off ... sanki yarım saattir çalışan matkap aniden sustu. Sonra facebook'un bildirimlerinden kurtulmanın asıl farkı yarattığını görünce instagramı da kaldırmadan, sadece bildirimini kapattım. Facebook-İnstagram, Instagram-Facebook diye diye günü çarçur ediyordum. Şimdi kafam rahat. Twitter'ı zaten çoktan telefondan kaldırmıştım.
Celes'in bir makalesinden uyandım aslında. O da 7000 takipçili twitter hesabını kapatmış. Diyor ki, "bu tür siteler bağımlılık yaratmak için özel stratejiler geliştiren ekipler çalıştırıyor". Bu cümle bana yetti.

Bugün de etkinlik günlüğü tutuyorum öğlenden beri. Saatli. Ne yaptım, saat kaçta, deftere not alıyorum. Verimlilik filan meselesi değil. Gerekli bir şeyler yapıyorum, sonra onları bittikten sonra önemsemeyip, unutuyorum sonra da bütün gün hiçbir şey yapmadım diye kendimi yiyorum. Mesela annemin tamircisini arayıp, çıkan krizde (tabii ki dramasız günümüz yok) gerçekte olan biten ne onu anlamak için bir de tamircinin versiyonunu dinlemek, ilerdeki olası krizleri asgariye indirmek için önlemler düşünmek, bu bağlamda tamirciye bazı direktifler vermek, borcumuz var mı öğrenip, (annem kadın ödedi diyor, kadın kesinlikle ben bir şey ödemedim diyor), borcumuzu ne şekilde ona ulaştıracağımızı organize etmek ve unutmamak için ödemeyi not almak. Bu arada ben eve tamirci geldiğini tamamen tesadüfen, kapıdan çıkarken kapıcıyla karşılaşmam sonucu, kapıcıya hatırını sorarken, lafın arasında öğreniyorum. Sonra kadına sorunca aslında koca bir kriz patladığını ve kaç gün sürdüğünü öğreniyorum. Filan. Ve bu telefon konuşmasını işten saymayıp, unutabiliyorum.

Şimdi gidip biraz daha iş göreyim. Belki öncesinde biraz meyve atıştırır bir de türk kahvesi içerim. Hadi bakalım.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder