Çarşamba, Mayıs 30, 2018

Doğumgünü çocuğu.

Hellööö. Nasılsın bebeğim? Valla ben iyiyim. Dün doğumgünümdü. Genelde kutlamalarla aram soğuktur. Ama birkaç senedir yılbaşı ve doğumgünü gibi günlere yaklaşımım değişti. Sadece o günü özel kılmaya çalışıyorum. Özenmeye çalışıyorum. Biraz çaba, biraz araştırma, biraz da para. Peki önceden neydi desen. Belki başkasının benim yerime hazırlık yapmasını filan bekliyordum diye yanıtlarım seni bugünden bakınca, kös kös ve mutsuz. Özendim, araştırdım, bazı klişelerden ve zorunluluklardan da sıyrılınca hiç de fena geçmemeye başladı.

Dün ne yapacağıma bir gün öncesinden karar verdim. Şeytan diyordu ki, kıy parana, gününü geçirebildiğin kadar güzel geçirdikten sonra gece en iyi otellerden birinde boğaz manzaralı balkonlu bir odada uyu. Sabah da kontinental kahvaltı yap, misler gibi, belki havuzda biraz yüz, sonra da evine dön. Fakat ananne tarafı Kayserili söylemiş miydim daha önce? ahahahaha. Kıyamadım o kadar parayı otele vermeye. Bir de geceyi otelde geçirmek çok eğlenceli gelmedi bünyeye. O parayı daha güzel kullanabilirmişim gibi geldi. Helikopter turuna baktım. O da sarmadı. Bir yerlere gitmek için de çok geç.  Bir süre sonra kendimi nasıl eğlendirsem diye diye ciddi strese sokmaya başladığımı anlayıp, planları resetledim. Tamam dedim. Sakin. Büyütme. O kadar da olağanüstü bir şeye gerek yok. Temellere dön. Olmazsa olmazlar: bir numara, pasta ve mum. Tamam bu kolay. Köşebaşında yedi yirmi dört açık pastane var. İki numara: daha önce tatmadığım bir yemek. Tamam bu da kolay. Öğlen ya da akşam yemeğini dışarıda değişik bir şey yerim. Üç numara: değişik bir deneyim. Netten araştırdım: karanlıkta diyalog'un yorumları çok hoş. Daha önce gitmedim. Yeni yaşıma yeni bir bakış açısı kazandırmak için ideal. Bu da tamam. Bir de akşam için konser gösteri tiyatro olsa pek hoş olabilir. Biletix'i açtım. Kalben konseri varmış aynı akşam. Daha önce Kalben dinlemişliğim pek yok. Ama Bülent Ortaçgil son izlediğim videosunda onu çok beğendiğini söylemişti, ben de merak etmiştim o zaman. Eh. O zaman bu da tamam. Yer de var. En güzel yerden ayırttım biletimi. Durup planlara uzaktan baktım. Tamam. Güzel. Kıpırtı yapıyor ruhta.

Sabah kendime french toast yaptım küçük Joe usulü, her zamankinden az daha özenerek. Bilmeyenlere french toast dedikleri normalde, (bayat ekmekle yapılır ama ben tost ekmeğiyle yaparım, en hası çörek elbet) ekmekleri yumurta ve sütte bekletip, tavada önlü arkalı kızartıp, üzerine pudra şeker ya da bal dökülür. Doğumgünü çocuğu olarak, biraz farklı yapayım dedim, tavada kızarmış ekmeklerin üstüne tahin döktüm, pudra şekeri ( f.ck the sugar diet bugün doğumgünüm), tarçın, toz zencefil, ve biraz ceviz kırığı. Valla krallara layık oldu.

Kahvaltı hazır olana kadar bilgisayarı açmıştım ki, sabah tam 07:00'da ilk doğumgünü tebriği çok uzaklardan, Hindistan'dan, aslında hiç doğru dürüst muhabbet etmediğim fakat bir şekilde facebook'ta birbirimizi eklediğimiz V.'den geldi. V. Bollywood'da film yapımcısı. Hem de kıytırığından filan değil. Cannes'a oraya buraya gidiyor. Ispanya kralıyla resmini gördüm bir sefer. Hatta onu hikayelerimden birinde karakter yapacaktım ben. Dedim gün renkli başladı bebeğim. Haydi bakalım.

Sonra Kalben ne tür şarkılar yapıyormuş diye araştırırken, şöyle bir şarkı buldum ve vuruldum. Fakat şarkıyı son zamanlarda sesini ve yorumunu çok beğendiğim Deniz Tekin cover'lamış. Aslında Kalben'le alakası yok. Bütün gün bunu dinledim.

Kahvaltıdan sonra, tebrikler gelmeye başladı. Sohbet muhabbet mutluluk. Biraz ortalık durulunca kendimi sokağa attım. Aklımda kendime almak istediğim birkaç parça vardı. Onların peşine düştüm. Hiç alışık değilim ama kendimi AVM'lerde buldum. Önce Metrocity. Orada alışveriş yaparken abim aradı. Yeğenim Amerika'daymış. Uğraştığı bir proje vardı, derslerinin yanısıra yaptığı. Amerika'ya yolculuk da o proje kapsamında, aslında bir yarışma. Yanlış anlamadıysam, yarışmayı kazanırlarsa Mars'tan numune toplayacak araç onların tasarımı ve üretimi olacak. Höh dedim. Bravo dedim. Ve yeğenim adına çok sevindim.

Metrocity'de aradığım beden yoktu. Baktırdım. Aynı markanın Kanyon mağazasında varmış. Yollandım Kanyon'a. Aslında zannettiğim kadar fena değildi Kanyon'da dolaşmak. En azından yağan yağmura değebiliyorsun. Ve evet genelde doğumgünümde hava bu kadar kasvetli olmaz. Ama o kasvet bir süre sonra hoşuma gitmeye başladı. Ne güzel işte dedim. Hava da değişik. Atmosfer.

Yorulunca güzel bir kafeye girdim. Daha önce tatmadığım kaya koruklu bir salata yedim diğer yemeklerin yanı sıra. Sonra oradan çıktım ve çok yorgundum. Başka yerde bir kahve içtim ve kendimi eve attım. Karanlıkta diyalog'a girecek halim yoktu. Paketleri de bırakmış oldum iyi oldu.

Akşamki konser ise tam olması gerektiği gibiydi ve en güzel otel odasında olmaktan daha güzeldi. Kalben çok tatlı birisi, sesi de güzel. Şarkılarının hikayelerini şarkılarından daha fazla sevdim. Aslında sözler ve şarkılar tam sarmadı. Ama eğlenceliydi. Değişikti. Bir de sık sık, "ben de hayattan hırsımı sözcüklerden çıkarabilirim" dedim kendime. Sonra şöyle düşündüm: aslında şarkı sözü yazmak biraz blog yazmak gibi. Sadece daha kısa ve öz. Hem artık yüksek standartların yoluma nasıl taş koyduğunu da biliyorum. F.ck the yüksek standartlar. Bunda sonra vasat mı olur diye korkmayacağım yapmak istediğim işlerden. Beğenmeyen beğenmez. Hatta ben de beğenmeyebilirim tam olarak. Ne gam. Keşke beste yapabilecek kadar müzik bilgim olaydı, o zaman tam olacaktı.

Hayat bana en büyük hediyesini şu geçtiğimiz sıkıntılı günlerde verdi diye düşünüyordum zaten hep. Gamsızdım dün gece konsere giderken mesela. Nasıl gamsız, nasıl hafif, hep özenirdim o gamsız insanlara, işte öyle oldum sonunda. Teflon gibi kaydı üstümden sıkıntılar. Dert mıknatısı gibi dolaşmak çok yorucu blog. Yolda bulduğun her şey üstüne yapışıyor, işin yoksa taşı.

Yarın sabah geri gelmeyecek misin?
Ben mi kalkayım yoksa çayı sen demleyecek misin?
Madem öyle lafı uzatmaya gerek yok.
Ben mi öleyim yoksa ateş edecek misin?*

*Yüzyüzeyken konuşalım-Ateş edecek misin?

18 yorum :

  1. Nice mutlu yaşlara 🎉🎉🎉

    YanıtlaSil
  2. Ay sahanesin, ne guzel gecmis gunun.. Bu sene de hep boyle guzel surprisler, yeni yeni yenilikler getirsin sana.. Iyi ki varsin Joe, mutlu yillar!

    YanıtlaSil
  3. Nice yıllara küçükjoe...

    YanıtlaSil
  4. Ne huzurlu bir gün geçirmişsin kendinle :')

    Buradan yazayım!: Doğum günün kutlu olsun...Bloğunu tesadüf eseri bulup saatlerce okumuştum.Sonra da hiç yapmayacağım bir şeyi yapıp senden bloğumu ziyaret etmeni istemiştim :'D İyi ki de yapmışım diyorum şimdi,seni tanıdığım için çok şanslı ve mutlu hissediyorum.Yaratıcı fikirlerin,samimi yazıların ve güzel kalbinle iyi ki varsın Joe,iyi ki!!!

    Sevgiler <3

    YanıtlaSil
  5. Doğum günün kutlu olsun Küçük Joe . Çok beğendim ,kendin için yaptığın planları ve çok özendim kendime doğum günü organizasyonu yapmaya. Dertlerin üstünden teflon gibi kayması olayı ise en güzeli. Keşke hep başarabilsek o ruh halini. Benim son zamanlardaki ruh halim de hep ağıır yükleri taşırken yorulmak üzerine. Burada bu işi yapmaktan mutlu değilim ama bir iş yapmam lazım .Benzeri bir işin bundan bir farkı olmayacak o zaman başka bir yola koyulmam lazım. Eeee ne yapsam ,ne yapsam ? Bir yeteneğim var mı? Yok. Varsa da ben bilmiyorum. Girişimci olmak istiyorum ama konu ne olacak onu bile bilmiyorum. Derken derken üzerimde külçe ağırlık ve sadece uyumak istiyorum ta ki iyileşene kadar.

    YanıtlaSil
  6. Musmutlu yaşlaaar, sağlıklı ve uzun :) İçim açıldı satırları okurken, ne güzel fikir sadece kendi isteklerinle kendi doğum gününü kutlamak, ışık oldu bana da :)
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  7. Nice sağlıklı, keyifli, huzurlu yıllaraaaa...

    YanıtlaSil
  8. Bu akşam iftar sonrası yazına denk geldim. İyi ki doğmuşsun küçük Joe, iyilere denk gelesin demek istedim. Du bi... Çayı ben demleyeceğim:)

    YanıtlaSil
  9. Nice mutlu keyifli yıllara :) Geçen sene ben de beklentisiz olunca iyi geçmişti doğumgünüm. Arayanım,mesaj bırakanım olmadı,ama umursamadım bu sefer. Eski erkek arkadaşımla bira içmeyi talep ettim,canı müzik,bira ve muhabbet iyiydi. O zaman da eskiydi şimdi de eski erkek arkadaş ama tek yakın arkadaşım da o oldu. Neyse bu kısmı geçersek kendime bir tatil hediye ettim. Hayatımın ilk yalnız tatili oldu. Sana da tavsiye ederim,gittiğim ortamda %70 tek tkılan hatunlar olunca pek bir mutlu olmuştum.

    YanıtlaSil
  10. @ Berlin Berlin: çok teşekkürler! :) <3

    YanıtlaSil
  11. @ Öğrenen Anne: sen de iyi ki varsın Cerenikom! İyi ki bir şekilde birbirimizi bulmuşuz :)

    YanıtlaSil
  12. @ Ecehan: çok teşekkürler!!!!! hep birlikte o zaman :) <3

    YanıtlaSil
  13. @ Anıl: biliyor musun sen sormasan da ben senin blogunu merak edip ziyaret ederdim :) Aslında merak ettiğim nasıl bir tesadüfle denk geldiğimiz, sadece sen değil beni bulan diğerleri için de. Hani bazıları diğer bloglara bıraktığım yorumları takip edip gelmişlerdir ama sen sanki daha çok google'dan gelmiş gibisin. Kim bilir ne ararken denk geldik. Blogumun taze kanı :) Benden de sevgiler!

    YanıtlaSil
  14. @ işte mutuluk:

    Yaaa beğendin mi sahi??? Elimden geldiği kadar yaptım işte o gün, benim için de güzeldi, belki bir yamaç paraşütü denemesi, ya da balonla Kapadokya'da gündoğumuna tanık olmak, ya da işte denizde giderken yunusların arasında kalmak gibi değilse de yine de güzeldi.
    Teflon gibi kayamıyor işte her zaman, dediğin gibi keşke olsa. Ama o gece belki de hayatın doğumgünü özel programıydı bana. :)
    Sana bu konudaki önerim ancak şu olabilir: ne kadar az olursa olsun alternatif araştırmanın, çözüm aramanın peşini bırakma. Çünkü bunu senden başkası yapmayacak, yapsa da hayrı olmayacak. Yeteneğim yok demişsin. Yetenek aslında özünde bir konuya duyulan ilgi ve bazen de bazı işlerin bize başkalarına olduğundan daha kolay gelmesi. Ama her zaman doğuştan gelen bir şey değil ve yüksek oranda geliştirilebilen bir şey. İlgin varsa asılırsın, zorlukları aşmak için motivasyonun olur. Bu aslında. Girişimci olmayı ben de uzun zamandır istiyorum. Ve uzun zamandır da değişik işleri araştırıyorum. Çoğu baştan su koyveriyor. Bazısı yarı yolda. Şimdilik bir ara dönemdeyim. Sonrasını göreceğiz.

    YanıtlaSil
  15. @ lovehouse: çok teşekkürler, başkalarına da ilham vermesi beni çok mutlu ediyor!!!!!! Sevgiler!

    YanıtlaSil
  16. @ Kitapsız Kedi: bu mesajı ilk okuduğumda sen daha postunu yazmamıştın bloguna, ve oooooo kimler gelmiş dedim :)))))))) Seni buralarda görmek çok güzel. Sevgiler!

    YanıtlaSil
  17. @ Hayal Kahvem: iyilere denk gelmek ne güzel dilek :))))))) Bir gün mutlaka yüz yüze tanışalım be Hayal Kahvem. Sen Istanbul'a filan uğradığında, uygun bir zamanında.

    YanıtlaSil
  18. @ Euphony: gelmeyen kutlamalara takılmamak çok isabetli bir şey bence. O gün senin günün. Mutluluğunu gölgeleyecek şeylerden uzak durmak en iyisi. Canlı müzik, bira ve muhabbet kulağa şahane geliyor.
    Ahahahaha süpermiş ortam, herkes bizden desene, alayım adresi oranın özelden ;) Bir de tek takılan adamlar keşfetse orayı tam olurdu bence, ama bazı adamlar :D

    YanıtlaSil