Salı, Mart 27, 2018

Kilolar, yazılar.

İşte yine geldim. Evde sakin bir müzik çalıyor. Salonun abajurlarını yaktım. Karnım basit fakat nefis bir diyet yemeğiyle doydu: yalancı gözleme ve söğüş salatalık domates. Canım bloga yeni yazı yazmak istiyor. Hem hayat da fena gitmiyor.

Mesela kilolar geri gitmeye başladı. Sadece iki gündür spor yapamadım. Bugün yapmaya kesin kararlıydım. Fakat sokağa çıkacağım saatte gökyüzü karardı ardından feci bir sağanak bastırdı. Ben de sindim. Sağanağın geleceği çok belliydi. O yüzden bence olması gerekenden daha ağır gidiyor ama gidiyor.

Sonra roman. Bugün sabahtan başına oturdum. Dokuz buçuğu az geçiyordu. Akşama kadar da çalıştım. Arada molalar verdim elbet: yemekti, öğlen uykusuydu, telefon görüşmesiydi, yazışmaydı, blog okumaydı. Fakat her seferinde geri geldim romana bir iki fikir daha ekledim. Bir iki bölümün daha yerlerini değiştirdim. Toplamda rahat dört beş saat çalışmışımdır diye tahmin ediyorum. Hikaye biraz değişti. Şimdi daha güzel akıyor. En cılız kısmı son bölüm oldu. Sanırım o da zamanla palazlanır. Kabası var zaten. Mekânları çalışmam gerek. Bir de bazı karakterler olaya daha çok katılım sağlamalı. Bir kere görünüp kayboluyorlar. Belki planlama aşaması biraz daha sürer. Sürsün. Dert değil. Arkamdan koşturan yok zaten. Sonuç daha iyi olacaksa, sürebilir.

Yarın başka işlerin peşine düşeceğim. Yazı yazamam. Ancak Perşembe. Cuma akşam da annemi kontrole götüreceğim. Ama gün içinde çalışabilirim. Pazar paskalya bayramı. Cumartesi de çalışırım. Yani Perşembe, Cuma, Cumartesi. Güzel. 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder