Perşembe, Şubat 01, 2018

Mod: Ağustos böceği.

Nefis bir gündü. Sabah ne çok geç, ne çok erken kalktım. Ama en önemlisi uykumu almış, dinlenmiştim. Hiç yatakta miskinlik yapasım gelmedi. Aksine fırlayıp, yapmak istediklerimi sıralamak istiyordum. Çünkü dün gece yatmadan önce hevesler peydahlandı ruhuma. O yüzden fırladım.

İlk iş yousician'ı açtım. Gitarımı akort ettim. Biraz derslere çalıştım. Kimseyi rahatsız etmekten korkmadan. Başlangıç seviyesinde de olsa bir şeyler çalabildim.

Sonra, dün gece yarısı bulduğum yoga uygulamasını açtım. Biraz da yoga yaptım. Az ama. Sekiz dakika.

Sonra oturdum Harry Potter'ların başına. İnceledim güzel güzel. Notlar aldım. Aklıma nefis bir distopik roman fikri geldi. Not aldım. Heyecanlandım.

Sonra hazırlanıp gitme saatiydi. Yol boyunca roman fikri bana eşlik etti. İçimde gururla taşıdım onu. Hamile bir kadın gibi. Akşama kadar.

Akşam olunca eve gelene kadar biraz mutfak alışverişi yaptım. Eve gelip doğru dürüst yemek pişirdim ve yedim. Kaç gündür hep salata, hep gözleme, hep idare yemekler. Yemekten sonra biraz daha roman ve Harry Potter. Sonra az satranç. Biraz Blutv'yi kurcaladım. Orada Harry Potter'lar var mesela, buldum. Handmaid's Tale de. Seyredecek miyim. Onu bilmiyorum. Ama dursunlar bir yerde.

Şu an sabahki roman fikri bana çok parlak gözükmüyor, ama bunu bekliyordum zaten. Moralimi pek bozmamaya çalışıyorum. Gene de ne zamandır böyle fikir gelmemişti aklıma. Harry Potter'ları incelemek yaradı kesinlikle. Bugüne kadar yazdıklarım öyle kuru kalıyor ki Rowling'e kıyasla. Ama kendimi kiminle karşılaştırıyorum ben de. Bir de onun türü farklı. Olsun. Ne kadar renkli yazmış kadın. İçinde ne kadar çok dahiyane fikir var.

Artık günün sonu ve bugünü nefis yapan şeyi tam olarak tanımlayabiliyorum: ilgi alanlarım derli toplu durdular ruhumun raflarında. Sabah etkinlikleri: müzik, yoga, edebiyat. Akşam: edebiyat, satranç. Hepsi de güne sığacak boyuttaydılar. Derinleşebiliyorlardı sanki ayrıca. Enlemesine yayılacaklarına. Aynı sabah, gitar çalabiliyor, roman konusu bulabiliyormuş gibi hissettim. Yoga zaten bedenimi dinçleştirip nefis hissettiriyor.

Keşke yarın da böyle olsa. Mesela nasıl olsa? Roman konusu yarım sayfa yerine bir, bir buçuk sayfa tutsa. Aklıma yeni şahane fikirler gelse. İçime sinseler. Gelecek vaat etseler. Vay, desem, çok süper bayıldığım bir romanda olur böylesi desem. Heyecan bassa. Ama çok da değil. Kararında.





2 yorum :

  1. yine bayıla bayıla okudum yazını Joe'cum, yazılarını okumak insana harika bir tatmin duygusu veriyor:) sevgiler:)

    YanıtlaSil
  2. Çok sevindim Eren'cim, benden de sevgiler ;)

    YanıtlaSil