Cumartesi, Ocak 06, 2018

Öykülü kurabiyeli gün.

Bugüne güzellik katan birkaç küçük şey vardı.

Birincisi Notos'un Ursula Le Guin'li sayısının öykülerinin çoğunu okudum (okuyabildim! bu bile başlıbaşına bir başarı). Benim öyküler ilk seferden basılmayınca yeterince iyi yazmadığımı düşünüyordum. Bugün öyle olmadığını hatta alakası olmadığını düşünüyorum. Günün güzelliklerinden biri buydu. Kendini beğenmişlik demezsen, kendi yazdıklarımın basılı olanlardan bir eksiği olmadığını düşündüm ve bu çok ama çok iyi geldi. Ben kendim hakkında böyle düşünmezdim. Hep yetersizdim kendi gözümde. Hep eksik. Yoo, oluyormuş işte. Yola devam etmem gerekiyor sadece. Öykülerimi okuyanların çoğunun dediği de bu değil miydi? Neden kabul etmedim ki bunca zaman?

İkincisi baharatlı kurabiye pişirdim kendime. Tarifini baharatlı kek tarifinden esinlenip uydurdum. Hazırlaması çok kolay. Çok az kap kirleniyor sadece yoğurma kabı. Ve en uzun kısım baharatları havanda dövmek. Ama evi öyle bir koku sarıyor ki...Hiçbir şişelenmiş ev kokusu bu kurabiye kokusunun eline su dökemez. Ev tam kışlık ev oluyor. Bir tek yağmur eksik. Hatta kar, pencereden yağışını seyredeceğin. Bu gidişle zor tabii. Yarın İstanbul 18 derece.

Üçüncüsü abim kapıdan uğradı bugün. Telaşla eline sıkıştırdım yaptığım kurabiyeden. O sırada başka şeyden konuşuyorduk. Tam asansöre binerken, "ee nasıl olmuş kurabiye?" diye sordum. "Çok güzel olmuş" dedi. Ama beni musmutlu eden kısmı, kurabiyenin gerçekten ondan tam puan aldığını bilmekti, bunu nereden anladım biliyor musun? Bunu söylerken sesi bir ton pesleşti. Ciddi bir meseleye geçerken insanın sesi biraz pesleşir ya. "İçinde tarçın mı var? zencefil galiba? karanfil de var mı?". Süper, hiçbiri baskın olmamış demek ki. Olmuş yani kurabiye. Sevindim valla.

Dördüncüsü, maçı aldım bugün. Tok karnına ve uyku sorunum yokken oynayınca daha kolay yeniyorum, bunu her sefer tekrarlayabilirim. Bir de problem puanımı yüz puan yukarı taşıyabildim. Gerilemişti bir süredir.

Bütün gün masa başında geçti. Öykü okudum. Yazmaya çalıştım. Hiç fikir gelmedi. Neyse olacak. Kendimi sıkmakla olmayacak zaten. Ama kurabiye pişirip, bulaşık makinesini boşaltmak dışında geçen zamanı masa başında öykü için fikir avlarken geçirmek beni mutlu etti.

Kurabiye tarifine geçmeden önce bir ricam olacak. Yan tarafta (web sürümünde sağ sütunda) bir anketim var. İki saniyeni ayırıp yanıtlarsan çok sevinirim. Anket sanırım 12 ocak 2018'e kadar orda duracak. Sonra bitecek (bu yazıyı daha sonra okuyacaklar için).

Gelelim adını kış kurabiyesi koyduğum kurabiyenin tarifine:

Baharatlı Kış Kurabiyesi:

Malzemeler:

60 gr tereyağ
60 gr şeker
150 gr un
mahlep (1 tatlı kaşığı)
Tarçın (1 tatlı kaşığı)
Zencefil (1 tatlı kaşığı)
Biraz rendelenmiş muskat
Yıldız anason (3-4 adet - havanda dövülecek)
Biraz karanfil (1 çorba kaşığı - havanda dövülecek)
Kakule ( 4-5 adet - ayıklanıp taneleri havanda dövülecek)
Üç çorba kaşığı kuş üzümü
1 yumurta

Yumurta ve kuş üzümü dışındaki malzemeleri yoğurma kabına alıyorum. İki bıçak yardımıyla tereyağını ufaltıyorum. (O hareket nasıl anlatılır bilmiyorum. Her elime bir bıçak alıyorum ve çapraz hareketle tereyağı kütlesini keserek ufaltıyorum, makas gibi bıçak uçları birbirine teğet geçecek ama ters yönde.) En sonunda kuru malzemeler kum taneleri gibi görünmeli. Kalan tereyağlarını yedirmek için parmak uçlarımla malzemeyi çimdikliyorum bir süre. Tereyağlar iyici ufalanınca bu sefer kuş üzümünü malzemeye ekliyorum. Biraz daha karıştırıyorum. En son yumurtayı kırıyorum. Ve karıştırıyorum. Hamur ele yapışan bir hamur oluyor. Ama çok cıvıksa biraz daha un kullanılabilir. Ellerimi unlayıp, fırın kağıdı kaplı tepsinin üstüne cevizden biraz ufak parçalar koparıp köfte gibi yuvarlayıp olabildiğince yassılaştırıyorum. Yaklaşık iki tepsilik malzeme çıkıyor. 180 derece fırında 15 dakika pişiriyorum. Kenarları kızarınca hazır oluyor. Üstü kızarmıyor. İsteğe bağlı olarak, soğuduktan sonra erimiş çikolataya batırılabilir. Artan hamur, streç filme sarılıp buzluğa kaldırılabilir rulo yapılıp. Sonra canın kurabiye çektiğinde buzluktan indirip, hiç beklemeden ince ince bıçakla dilimlenip olduğu gibi fırında pişirilebilir.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder