Cuma, Ocak 26, 2018

Ocak biterken.

Karmaşık duygular içindeyim. Bir yandan deli gibi yazasım var. Bir yandan ne yazsam beğenmeyeceğim için hiç yazasım yok.

Oysa tam yazmalık bir zaman. Kendimle baş başayım. Bekleyen önemli bir işim yok. Karnım tok. Kahve fincanımı aldım yanıma. Hafif cazımı açtım. Küçük ışıklar.

Sabah daha gün yeni ağarmıştı, çok daha erken bir saatten beri uyanıktım ve tekrar uykuya dalamamıştım, telefonumun messengerını ayıklıyordum. Birden F. dan bir mesaj geldi:"erkencisin". Saat farkını hesaba katmamış. Erkenci olan oydu. Yirmi dakika kadar mesajlaştık. Havadan sudan. Neden bilmem, çok iyi geldi. Sonra o işe gitmek üzere ayrıldı mesajlaşmadan. Ben de kalktım, çay koydum kendime.

Kitap-lık'tan ses seda çıkmadı. Öykü göndermiştim. Yani yayınlamayacaklar. Daha kötüsü, gönderdiğim öyküden sonra yazdığım korkarım çöpe gidecek. Şu son üstüne çalıştığım. S.'e bahsettim azıcık ve o açık açık demediyse de öykünün saçma bir yere çıktığını anladım. Buraya yazınca o kadar kahredici gelmiyor. Hatta ne olacak ki diyor insan. Ben bile şu an öyle diyorum. Yenisini ararım. Daha güzelini.

Ah. Bir yazar forumuna üye oldum ben. Yabancı. Kendini tanıtma bölümü var yeni gelenlere. Ben de öyle yaptım. Kısaca kendimi tanıttım. Ertesi gün birisi "sen analitik düşünen birisin, bu yazar olmak isteyen biri için şahane bir özellik" dedi. Ben de cevap yazdım. Dedim ki, "hiç aklıma gelmezdi. Analitik düşünürüm evet, çok doğru. Ama yazarlığa faydasını düşünmem lazım". Üşenmemiş bana upuzun bir cevap atmış. Şubat ayında bir fantastik roman serisine başlayacakmış. Bütün ön araştırmalarının listesini çıkarmış. Ağzımın suları aktı. Listelenebilecek her şeyi önceden listelemiş, belgelere kaydetmiş. Karakter isimleri, karakter özellikleri, büyüler, sihirler, iksirler, silahlar, bölüm başlıkları, bilmeceler, diyaloglar, efsanevi ya da mitolojik kahramanlar ve daha teknik ayrıntılar; sözcük sayısı-sayfa sayısı, mimari ayrıntılar gibi ve "rakiplerin kitaplarının analizi" de. Beş buçuk ay buna çalışmış. Şimdi her şey elinin altında hazır. Sanki önceden oyuncağını yapmış, şimdi oynayacak. Çok özendirici değil mi?

Ev soğuk. Az önce kombiyi biraz daha açtım. Burnumun ucu üşüyor. Yoksa sırtımda hırka, ayağımda çorap var. Kar yağdı sonunda Istanbul'a. Çarşamba günüydü. Fakat evde keyfini çıkartamadım, sokaklardaydım. Şikayetçi değilim çünkü güzel insanlarla buluştum. Bütün hafta güzel insanlarla dolu geçti.

Sanırım bugünlük bu kadar. Gideyim bir satranç maçı yapayım. Bu geceyi bir o paklar. İyi geceler dünya.



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder