Perşembe, Ocak 18, 2018

Eğer yazar olmak istiyorsan...

Şimdi şöyle. Tamam yazıyla ilgili kitaplardan insan mutlaka önemli ipuçları kapıyor, örneğin az önce tekrar Writing down the bones'u aldım elime ve bir bölümünü okudum sadece. Yayınlanmayı çok fazla kafaya takma, senin işin yazmak mealinde bir şeyler diyordu ve aklıma yüzde iki bin yattı. Çok haklı. Fakat. Fakat. Hep bir beklenti içindeyim. Stratejik bir satır, hadi olsun bin satır, okuyacağım ve bu sayede gürül gürül yazmaya başlayacağım. İşte bu büyük bir yanılsama. Bunu beklemek çok büyük zaman ziyanı. Bunu yavaş yavaş idrak ediyorum. Hala daha öğrenmekteyim. Birincisi yedi yirmi dört gürül gürül yazmak diye bir şey yok. O bir hayal. İkincisi, insan yazdıkça kalemi bilenir, yazmayı öğrenir ve böyle stratejik bilgiler peşinden koşmaktansa yazarak geçecek zaman daha değerli bilgiler katar bir insana. Eğer yazar olmak istiyorsan zamanını yazarak geçireceksin. Eğer derinlikli bilimkurgu yazıp gurur duyacağın bir hikaye oluşturmak gerçekten istediğin bir şeyse, o zaman bunun için bir çaba harcamalısın. Emek ve zaman. Başka hiçbir yolu yok. Adam tutup kendi yerine yazdıramayacağına göre. Öyle değil mi.

Yazarak geçen zaman. Gürül gürül akmıyorsa sözcükler, en azından yazmaya çalışmak bile sürekli stratejik bilgi peşinden koşmaya yeğ. Evet. Kesinlikle.

Hava da tam yazmalık, karanlık, kapalı ve ıslak. Haydi o zaman. Kahve kupamı kaptığım gibi, masa başına geçtim bile.



4 yorum :

  1. Bazen aklıma tek cümle gelmezken, bazen de sayfalar dolusu yazabiliyorum. İnsanın zamanı zamanına uymuyor maalesef. Bol yazmalı günler :)

    YanıtlaSil
  2. @ beyda: evet aynen dediğin gibi oluyor, sayfalar dolusu yazdığımız günler çok olsun diyelim.

    YanıtlaSil