Cuma, Aralık 22, 2017

Yağmur keyfi.

Bu gece deliksiz 7 buçuk saat uyumuşum. Gözümü açtığımda hava hala kör karanlıktı ve şakır şakır yağmur yağıyordu. Kalktım. Ekmek hamurunu fırına attım. Geldim geri ve biraz daha yatakta yağmurun sesini dinledim. Güzel bir sabahtı.

Aynı güzellikte bir kahvaltı ettim. Sonra salondaki masanın üstünü sıfırladım. Ve koltuğun üstünü. Salon epeyce rahatladı. Masayı toplarken bu yaz başladığım ve tamamen aklımdan çıkmış öykünün taslaklarını buldum. Bu yaz bir öyküye çalıştım sanıyordum. Meğer ikiymiş. Birinci hiç olmamıştı. Fakat masa o kadar uzun zamandır dağınıktı ki, topladıktan sonra bir süre dokunamadım. Oysa üstünde satranç çalışmak ya da öykü yazmaktı amacım. Tekrar dağıtmaya gönlüm razı olmadı.

Öğleden sonra biraz mutfağa girdim. Bir saatte iki küçük turta hazırladım hamuru hazırlaması ve toplam pişme süresi dahil. Birini hemen yedim. Biri buzdolabına girdi. Akşam da dört porsiyonluk pilav ve salataya hazır bakliyat olsun diye mercimek pişirdim.


Kefir hazırlamayı çok kolayladım. Mayalar süzgeçte çıkar çıkmaz yıkıyorum ve başka bir bardağa buzdolabından çıkmış sütü döküyorum, içine de yıkanmış mayaları atıyorum. Nasılsa yavaş yavaş oda sıcaklığına gelecek. Üstüne kağıt peçete, lastik. Hop. Mutfak dolabına kaldırıyorum. Bu gece kefiri, aynı ölçüde yaban mersini suyuyla tatlandırdım. Nefis oldu. Muzlu kefirden daha pratik ve içimi daha kolay. Sanırım herhangi bir meyve suyu ile karıştırılabilir.

Bir günde bütün haftanın yemeğini pişirmeyi anlatan bir link paylaşmış Kahve. Dün oturdum. Ona kastım. Listeler hazırladım. Sonra baktım olmayacak. Benlik iş değil. Onu yapamam. Ama önceden planladığım için bazı kısayollar bulabilirim. Pilav pişerken mercimeği haşlamak bunlardan biriydi. Listeden aynı anda yapılabilecek iki kalem seçiyor ve işe koyuluyorum. Belki bütün haftanın işini bir akşama sığdıramam ama işimi ve bulaşığımı yarıya indirebilirim. Ne yesem diye kırk saat düşünmek zorunda değilim. Daha çok alternatif ve hazır yemeğim olur. Mesela linkteki gibi değil ama soğanları bir kerede doğrayıp bir saklama kabına almayı denemek istiyorum. Dört adet soğan mesela. Rondoyu bir kere kirletip, bir haftalık doğranmış soğanım olabilir, yemek hazırlarken büyük kolaylık.

------------

Bu yazıyı yazıp yayınlamadım. Beklettim. Bitmemişti. Bugün Cuma. Hava gene soğuk ve yağmurlu. Dışarı çıkıp kendime yıldızlı anason aldım, onunla çay demledim. Ama hızımı alamayıp içine kakule karanfil ve kabuk tarçın da attım. Berbat oldu. Keşke hızımı alsaymışım. Zorla içiyorum. Bir de galiba fazla kaynattım. Ah. "İnfusion" diyordu yazıda. Şimdi aklıma geldi. Demlendireceğime kaynatmaya devam ettim. Dökeyim ben bunu.

İçmek demişken, kefir çok acayip bir şey dostum. Geçen seneden kalma yanık yaram neredeyse gözle görülür şekilde kayboluyor. Bir günde bile fark ediyor. Harita gibi olan yer şu an sadece dışarının ışığında gözüküyor. Ampul ışığında yok denecek kadar belirsiz. Kabarıp su toplayıp sonra da buruş buruş iz kalan yerler bile düzleşiyor. İnternette diyordu yanık yaralarını iyileştirir diye ama hiç inanmıyordum. Ben harici kullanılması durumunda filan sanıyordum ve hemen yanar yanmaz sürülürse belki bir miktar daha hızlı iyileşebilir diye anlamıştım onu. Yok. Bir senelik iz. Son günlerde oldu bu. Gerçek kefir kullandıktan sonra. Yani hazır değil de ev kefiri. Daha bir hafta ya oldu ya olmadı. Haşlanmış deriyi bu kadar onarabiliyorsa, başka yerleri ne yapar?

Ev iyice toparlanıyor. Yünlülerden sonra dün bir de mutfak bezlerini makineye attım şu an kuruyor. Hala üç makine çamaşır var. Beyaz penyeler, nevresim ve koltuk kılıfları. Koltuk kılıfları da iki seferde yıkanabiliyor başka türlü sığmıyor. İkinci kısım ütü kaldı sonra. Bir de buzdolabı. Elbet bir gün sonu gelecek. Önemli olan mutfakla başa çıkabilmekmiş.

Yeniden yıldızlı anason demledim. Açıkçası görüntü tadından daha güzel ama çok faydalı diye içeceğim.

Mutfağa kahve kokusu yayan oda kokusu almayı düşünüyorum. Şu çubuklu olanlardan. Canım devamlı kahve çeker sonra diye korkuyorum sadece.

Şimdi gene dışarı çıkmam gerek. Yufka alacağım. Brokolili turtanın içinden artanı yufkaya döküp tavada gözleme gibi yemek için. 

Demin istatistiklere baktım. İstatistiklerle çok hoş hayaller kuruluyor. Mesela Avusturya, Viyana, iPhone'dan girilmiş diyor. Hani belgesellerde filan olur ya. Önce dünyayı gösterir. Sonra döner Avusturya'yı gösterir. Sonra zoomlamaya başlar, zoomlar da zoomlar. Ta ki evlerin damları, sokaklar damar gibi görününe kadar. Daha da zoomlar sokakta tek bir kişi görürsün, elinde bir iPhone, ekranda benim blog. Eşzamanlı olarak altında Japonya yazıyor mesela. Dünya döner ve kamera Japonya'ya zoomlar. Zoomlar, zoomlar. Japonya'da bir otobüste mesela oturan bir kadın. Elinde başka bir telefon, ekranda benim blog. Çok müthiş bir duygu değil mi sence de?

Haydin kaçtım ben, karnım acıktı, gözleme ve çay istiyorum.




12 yorum :

  1. Joeee... turta harika görünüyor, açım ben aççç... Afiyetler olsun ve bu hamaratlıklardan kendime de diliyorum...Öptüm...

    YanıtlaSil
  2. İç ısıtan bir kış yazısı olmuş!
    Annem de bir ara bol bol kefir hazırlıyordu.Ev halkının hoşuna gitmeyince ayranla karıştırıp o şekilde içmemizi sağlamıştı,fena olmuyor öyle de :'D Sağlıklı olduğu konusu tartışmasız gerçekten.

    P.S Turta ve kupa çok şeker gözüküyor!

    Sevgiler xo

    YanıtlaSil
  3. bir günde haftanın yemeğini pişirme kısmını çok merak ettim, link paylaşabilir misiniz, teşekkürler. kefire bende yeni başladım, etkilerini şimdiden merak eder oldum.

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel anlatmışsınız, içim ısındı :)

    YanıtlaSil
  5. @ Anıl: kefirin faydalarını okurken sen geldin aklıma, alerjileri hafifletirmiş, biliyor muydun? Baharda perişan oluyordun.
    Ayran veya cacık diyorlar. Belki öyle de denerim, meyve sularından sıkılırsam.
    Benden de sevgiler!

    YanıtlaSil
  6. @Bay Günlük: sanırım ilk defa yorum bırakıyorsunuz, hoşgeldiniz! Kahve'den izin almadan onun blgonuna koyduğu linki buraya kopyalıyorum bana kızmaz diye umuyorum, bari yazının geçtiği posta link bırakayım yukarı:

    http://hthayat.haberturk.com/yazarlar/sema-ozpekmezci-sumeli/1056624-calisan-kadinin-hizli-yemek-pisirme-rehberi

    YanıtlaSil
  7. @ evde yazar: sizi de ilk kez görüyorum yanılmıyorsam, siz de hoşgeldiniz! yorum bıraktığınız için teşekkürler!

    YanıtlaSil
  8. Ben yapıyorum bir günde bir haftalık yemeği. Çok iyi oluyor bence. Şimdi çalışmıyorum ama çalışırken müthişti. Eve gelip bir de yemek hazırlamak çok yorucu bence.

    YanıtlaSil
  9. ev arkadaşı olmak isterdim senle hayatımın bir döneminde. harbi.

    YanıtlaSil
  10. @ Elif: bravo valla, ben denedim, ortalık savaş alanına dönüyor, ve ben yorgunluktan kaç gün kendime gelemiyorum.

    YanıtlaSil
  11. @ Kahve: kahvemmmm, ne şahane olurdu :)

    YanıtlaSil