Cuma, Kasım 17, 2017

Fırından nefis kokular yayılırken eve, iki satır yazmak istedim. Birazdan yemeğe oturacağım. Bugün gece kaldım.

Değişik bir gündü. Rutinimin dışına çıktım ve çok iyi geldi. Sabah geç uyanmasaydım (gece o kadar geç yatmasaydım) daha da verimli bir gün olacaktı ama olsun. Öğlende başladım güne. Makinedeki ıslak çamaşırları serdim. Sonra nevresim değiştirdim. Kendime de biraz çeki düzen verdikten sonra, yeteri kadar iş gördüğüme kanaat getirip, gitmek için yanıp tutuştuğum yeni çalışma mekânıma yollandım. Aslında yürüyerek de gidebilirdim ama bir an önce varmak için çok sabırsızlanıyordum. Bir de ben tüm işleri halledip kendimi dışarı atana kadar saat beşe geliyordu. Bilgisayarımı, kağıdımı kalemimi her şeyimi yanıma almıştım.

Aslında en çok Writing down the bones ve The Art of Character'i okudum ama iki satır da ekleyebildim dün gelen ilhamıma ve fena da olmadı. Hayır amacım bir şaheser yaratmak değil. Sadece nereye varacak diye fikirlerin ardından gitmek merakla. Bir iki satır daha ekleyebilmek iyi geldi. Zaten toplamda iki saat bile kalmadım orada.

Eskilerin dediği doğruymuş, mekan değiştirmek ferahlatırmış. Günüm güzelleşti. Yarın da daha farklı bir yere mi gitsem. Alternatifleri bir bir denesem mesela.

Hafta sonu bu yerlerin çoğu kapalı. O gün evin birikmiş işlerini hallederim. Böylece kafam daha da rahat eder. Zaten fazla bir iş yok. Basit şeyler. Katlanıp kaldırılacak kıyafetler filan çoğunlukla.

Unutmamak için bu gece yaptığım fırında kanadın tarifini bırakıyorum buraya:

Önce bir sos hazırlayıp sonra bunu fırçayla kasaba çizdirdiğim kanatların üstüne sürüyorum. Alüminyum folyo serilmiş fırın tepsisine dizdiğim kanatları sosa buladıktan sonra 180 derece fırında 40 dakika pişiriyorum. Yanında pilav ve turşu çok yakışıyor. Üstünden de kuru kayısı hoşafını tavsiye edebilirim.

Sos: 3 yemek kaşığı yoğurt, bir yemek kaşığı biber salçası, bir yemek kaşığı hardal, bir kaç sıkım ketçap, bir diş ezilmiş sarımsak, biraz kırpılmış maydanoz, kekik, tuz, biberiye, bir tutam kimyon, biraz zeytinyağı, bir iki yemek kaşığı da sirke, yarım çay kaşığı pul biber. Hepsi karıştırılacak. Pişerken çıkan kokulardan mest oluyor insan.

6 yorum :

  1. tam da uyku öncesi kanat tarifli yazıya denk gelmek... "hayat beni neden sınıyosun"! :))

    YanıtlaSil
  2. hihihihi zamanlama fena olmuş :)

    YanıtlaSil
  3. Bu tarife bayiliyorum. Bana bile tavuk yediriyor!

    YanıtlaSil
  4. sevgili Joe, aklıma gelmişken söyleyeyim, aleminyum folyonun ısıyla temas etmemesi gerekiyormuş, çok zararlıymış, ben de eskiden tost makinesi kirlenmesin diye kullanırdım ama bunu duyduğumdan beri bıraktım, belki onun yerine fırın kağıdı kullanabilirsin?

    YanıtlaSil
  5. Eren'cim tamamdır not aldım. Bundan sonra alüminyum folyoyu fırına sokmam, var fırın kağıdım, onu kullanırım, çok teşekkürler!

    YanıtlaSil