Cuma, Ekim 06, 2017

Koca bir dünya.

Nasıl miskin, nasıl bet bir gündü. Sabah altı olmadan uyandım ve sonra uyuyamadım. Ama tam uykumu da alamadım. Ve bütün gün o modda geçti: uyku ayağıma dolandı durdu. Dünkü terapi seansını aklımdan çıkaramadım. Tıpkı beklediğim gibi, inanılmaz bir aydınlanma yaşattı bana terapistim. Hala henüz tam toparlamış değilim, belki de o yüzden enerjim böyle düşük. Başka şeyle ilgilenemiyorum.

Bu kariyer meselesini masaya yatırdım. Dedim ki "ileri saralım, diyelim ölmek üzereyim, ve, olur mu olmaz mı orası tartışılır ama biz oldu diyelim, çok büyük bir yazar olmuşum. Bu hayat beni hiç tatmin etmezdi" dedim. Özet geçiyorum seansı elbet daha bin tane şey konuşuldu. Dedi ki (özet olarak) "bu hangi ebeveyninizi tatmin etmezdi çok merak ettim". Anneeeeem! Yani: amanııııın, bu annemi tatmin etmezdi. Çünkü annem zaten tatmin olmaz bir insan ve ben hala onun onayını arayan bir insan olarak onun bu tatminsizliğini çok tenkit etsem, hatta acısam bile istemeden onun etkisini yaşıyorum. Ve hiç bir yolda karar kılamıyorum, çünkü hiçbiri yeterli gelmiyor - ona. Aslında ben kendi başıma kaldığımda mutlu olabilen bir insanım. Onun aksine küçük şeylerden mutlu olmayı başarabildiğimi düşünüyorum. Ve bunu büyük bir zenginlik olarak yaşıyorum fakat demek ki buradan hayatıma sızabilmiş bu tatminsizlik. Çok şaşırdım.

Bu durumun çark etmesi bir günde olmayacak. Ama bunu görebilmek bile ne büyük bir fark yaratacak hayatımda. Olay sanırım onun onayından kendimi çekip kurtarmak. Artık ne onayı zaten, kazık kadar olmuşum.

-----

Dün yazdım bunları. Sonra uyku bastırdı. Kaçmadan uyuyayım dedim. Ve gene altı saat sonra uyandım.

Hala o günkü seansta konuşulanları düşünüyorum. Tatminsizlik. Ama benim değil neyse ki. Referans aldığım kişinin. Şimdi bazı şeyler netleşmeye başladı. Hayatımda yapamadığım seçimler mesela. Ne merkür retrosu, ne Satürn etkisi. Bu o kadar özgürleştirici bir aydınlanma ki blog. Keşke yıllar yıllar önce fark etseymişim. Ve yine de buna rağmen ittire kaktıra bir yola girmeyi başarmışım. Ne güçlü bir insanmışım meğer. Ve şimdi önümde koca bir hayat var. Belki bazı şeylerden vazgeçip, yapabileceklerime odaklanabilirim sonunda. Sürekli bir tatminsizlik yaşamaktansa. Ya ömrümün tamamı böyle geçseydi? Bir de şunu dedi canım terapistim: elindekinin kıymetini bilememek. Bu da tatminsizliğin bir uzantısı. Elde etmek için çırpınıyorsun, fakat elde ettikten sonra onu görmüyorsun bile. Bu bir yere kadar normal, çünkü arzunun doğası böyle bir şey. Ama fazlası da fazla. Sepetimde bir dolu şey var, fakat ben hiçbirini görmüyorum, gözüm hep ilerde, hep başka yerde, hep olmayanda. Sanırsın hayatım bomboş geçmiş bugüne kadar.

Ne garip: şu an tamamlanmış hissettim. Sanki bir inşaat halindeydim ve bir malzeme eksikti o yüzden her şey beklemedeydi. Hani yıllarca bitmeyen inşaatlar olur ya. Kalır öyle. Şu an tüm malzemeler tamam. Artık bu binayı çıkabilirim. Tabii ki bir günde bitmeyecek. Bir süre daha kafamda bu kavramlar dönüp yerlerini arayacak, her şey yerli yerine oturana kadar. Ama o huzursuzluk ve sadece benim bildiğim hırçınlık bitti. Dünya varmış. Dünya. Koca bir dünya.





12 yorum :

  1. Zaten bildiğiniz bir şeyi söylemiş. :) Freud' da baba meselesi

    YanıtlaSil
  2. Freud'de baba meselesinden ne kastettiğinizi tam anlamadım çünkü baba geniş bir meseledir ama zaten teoriyi bilmek ve onun sizin hayatınızdaki yerini anlamak çok farklı. Yani: vallahi de billahi de bilmiyordum :D

    YanıtlaSil
  3. Bireysellik kazanmak için baba figürünü aşmak diyelim :) Terzi kendi söküğünü dikemezmiş. Başkası çoğu zaman akla gelmeyeni görüyor. Hepimiz çocuklukta bir yerlere takılı kalıyoruz

    YanıtlaSil
  4. @ Enis bey: hmm evet ama benim yaşadığım aydınlanmanın içeriği daha spesifik. Bireysellik kazanmak ya da babamı (ya da annemi) aşmak biraz geniş kalıyor. Psikolog olsanız, profesörü olsanız, ordinaryüs profesörü olsanız gene de kendi söküğünüzü dikemezsiniz, orası çok doğru, yoksa zaten terapistte ne işim var :)).

    YanıtlaSil
  5. Çok ,çok sevindim senin için. Tamamlanmış hissetmene çok özendim. Kocaman bir aşama bu, kolay gelsin

    YanıtlaSil
  6. Çok irkilerek okudum yazdıklarını...
    Annemi düşündüm bir de kendimi ;-)) Evet ben de illa ki anneden onay bekleyenlerdenim galiba ve aslında o, benim başıma buyruk olduğumu, hiç söz dinlemediğimi düşünüyor halâ. Sanıyorum beni olduğumdan daha fazla görüyor ve ne yaparsam yapayım tatmin olmuyor ;-) Halbuki ben bu kadarımla mutlu olabilebiliyorum ;-)
    O aydınlanma nasıl yaşanıyor merak ettim doğrusu... Sana kolay gelsin, sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. @ Elif: evet kocaman bir aşama değil mi? :) teşekkür ederim sevgili Elif. <3

    YanıtlaSil
  8. @ Ecehan: mm demek irkilerek, etkilenmişsin demek bu benim için. Demek benziyoruz. Annemizle ilişkimiz benzer.
    Aydınlanma nasıl oldu biliyor musun terapist bu tatminsizliğin benden gelmediğini ima ettiğinde, tam onikiden vurdu. Ona annemin bu yönünden hiç bahsetmemiştim. Çünkü bu blogu ne zamandır takip ediyorsun bilmiyorum ama uzun zamandır takip edenler benim ne kadar kararsız ne kadar maymun iştahlı olduğumu bilirler. Buymuş işte sebebi. İnanılmaz bir bakış açısı benim için. Seansın üstünden iki gün geçti hala şoktayım.

    YanıtlaSil
  9. @ Jardzy: bu koca dünyaya değil mi? yeni doğmuş gibi... <3 <3 <3

    YanıtlaSil
  10. Elinde olan her şeyi bir kağıda yazma tarzında bir mutlu olma yöntemi duymuştum.Aklıma o geldi.Terapistinin dediği şey gerçekten çok doğru.Belki de kazanıyoruz ama göremediğimizden kendimizi hep kaybetmiş sayıyoruz.Bu yazma yöntemini dene istersen.Hayatındaki en basit şeyden en büyüklerine kadar yazmak çok zengin hissettirebilir,ben henüz denemedim :)

    YanıtlaSil
  11. @ Anıl onu da denerim, çünkü terapistimin asıl demek istediğini bugün anladım, elimdekileri de kullanabilirim bir kariyere başlamak için tamamen sıfırdan başlamam şart değil. O yüzden bir envanter faydalı olabilir ;)

    YanıtlaSil