Cumartesi, Ekim 21, 2017

Ekim böyle geçiyor.

Aslında çıkıp bir iki parça üst baş alışverişi yapmam lâzım. Ve ihmal ettiğim ev işlerinin bir kısmını halletmem. Kursumda önerilen okuma parçasına bakmam. Yürüyüşümü tamamlamam. Satranç problemi çözmek o kadar önemli değil. Onu sonra da yapsam olur. Geçen gün aklıma hoş bir öykü fikri gelmişti. Not almadım. Kaçtı gitti. Ama ev kedisi gibi bu fikirler. Gitse de günün birinde geri gelebiliyor. Fakat hep bir endişe. Ya gelmezse? Yazı. Yazı masasının başına oturmuyorum ne zamandır. Bu biraz canımı sıkıyor.

Neyse işte tüm bu önemli işleri yapmak dururken ben oturup blog yazmak istiyorum. Aslında yazmak istediğim özel bir konum da yok. Güzel bir post öncesi hissettiğim o enerji de. Ama işte gelip şuraya kıvrılasım var. Virüs gibi bir şey yazmak. Bir kere bünyeye girdi mi, çıkaramıyorsun.

Şu kariyer işi kendine bir yol bulduğundan beri biraz rahatladım. O yıpratıcı her şeye ilgi duyma huyum törpülendi. Kurs çok ilginç. Psikolojiden sonra beni hiçbir konunun bu kadar saracağını tahmin etmezdim. Fakat bir yandan da, şu ana kadar birinci modülü bitirmek üzereyim, tam umduğum gibi de değil. Biraz hafif ve uygulama kısmı yetersiz geldi bana. Tabii ilk modül konuya giriş modülü. Ondan da olabilir, ve henüz sonuna gelmedim birinci modülün. Ama ben hem bilgi hem uygulama konusunda yığınla konu işlenmesini bekliyordum. Bir haftada dünya sanki sekiz takla atacaktı kafamda. Somut sorunlara somut çözümler, hadi o da olmadı, somut çözümleri kendim bulmam için kök stratejiler öğrenmeyi umuyordum. Yine de güzel yönleri var. Örnek vermek gerekirse, tartışma kısmında yazılan ufacık basit bir yoruma bilgi sahibi kişiler (hocalar?) hemen kapsamlı bir yönlendirme yapmışlar. Mesela: "bak amacın buysa ve böyle düşünüyorsan, şu alana yönelmen doğru olabilir ve şu kitap senin ilgini çekebilir." Baktım birçok tartışma forumunda açılan konularda böyle müdahaleler var. Bir tane nokta atışı değil. Kadının dediği de özetle "ben insanlarla tek tek konuşup kimin neye ihtiyacı var öğrenmek istiyorum" düzeyinde bir yorum. Çok hoşuma gitti.

Hoşuma giden diğer bir konu, bu blogun istatistiklerinde, bu konuyla ilgili verdiğim bağlantılara bol bol tıklanılmış olduğunu görmekti. Okurlar merak etmiş. Kursu da merak etmişler, Düşler Akademisi ile ilgili bilgiyi de, Birleşmiş Milletlerin on yedi hedef maddesini de. Çok güzel değil mi sence? Böyle bir hedefin bilinirliğini yaygınlaştırmaya aracı olmak bile bir işe yaramaktır, kendi açımdan. Hem o, hem de bu blogu okuyan insanların önemli bir kısmı benim kafa dengim demek bu. Ben arasam çevremde kaç kişiyle konuşabilirim bu konuyu? Kaç kişi ilgiyle dinler bu konuda anlattıklarımı?

Pazartesi bir aksilik çıkmazsa abimle buluşup kahve içeceğiz beraber dışarıda. Bu daha önce yaptığımız bir şey değil. Genelde evlerde buluşulur ailecek yemek yenir. Bu sefer daha az resmi olacak. Belki daha samimi.

Şimdi artık biraz iş görmem gerekiyor. Hiçbir şey yapasım yok. Nasıl olacak bilmiyorum.






6 yorum :

  1. ben de aile üyelerinin illa toptan aile görüşmesine kıl oluyorum. misal, babamla buluşucam. cümbür cemaat benim ailem, onun ailesi olmazsa olmuyor. neden baba-kız başbaşa buluşmuyoruz, neden illa kocam bebem ve dierleri?

    hayır tabi ki seviyorum toplu olmayı ama bu bana aile kavramının sırf sosyalleşmek için namını sürdürdüğünü düşündürüyor. bireysel olarak birbirimizle ilgilenmiyoruz da sırf işte aktivite olsun gibi?

    yazıda sadece buraya takılmış olmam da tuhafgil.

    YanıtlaSil
  2. Geçen yazınızda verdiğiniz linklere tıklayanlardan biriyim.Ama teşekkür etmeyi atladığımı farkettim maalesef.Bilgi ve yönlendirme için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. @ Kahve: belki sırf oraya takılmışsın ama tam anlatmak istediğimi söylemişsin, çok iyi geldi anlaşılmak. Bir de senden yorum gelmesi :)))) Onca derdinin arasında. Öperim Kahvem.

    YanıtlaSil
  4. @annelik oyunları: rica ederim teşekküre filan gerek bile yoktu, sizin blogunuz olsa hemen takibe alacaktım, bu konuya ilgi duymanız sebebiyle, tıkladım linkinizi ancak sadece google kimliği çıktı.

    YanıtlaSil
  5. Joe, çok doğru bir saptama, hep cümbürcemaat olma gereksinimi niye anlamam yıllardır... Sayfaya tıklamıştım ;-) Kadınlar ve çocuklara yönelik bir proje geliştirmeye çalışıyorum son zamanlarda, oldukça da çalışıyorum sahada bu konuda ama sunu işi kurcalıyor kafamı, nereye, kime, nasıl anlatacağımı bilmiyorum pek de fazla ;-) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. @Ecehan: demek sen de tıklayanlardansın :) Projeni biraz daha ayrıntılı anlatabilir misin, belki buradan bir okuyan yol gösteren çıkar, hiç belli olmaz, tesadüf bu, nereyi kimin okuduğunu bilmiyoruz. Sevgiler.

    YanıtlaSil