Cuma, Eylül 15, 2017

Umursamak, dünya şampiyonası ve Churchill.

Genelleme yapılabilir mi emin değilim, kendi öykülerim ve standartlarım için söyleyeyim, zaten çok fazla yazmadım ama yazdıklarım içinde en başarılı olanları planlama aşamasında ne olacağı belliydi. Tabii ki bir de fikri uygulamaya sokup, istediğini yapabilmek var. Ya da yapamamak. Henüz başıma böyle bir şey gelmedi: düşünüp de yazamamak. Fakat sanırım planlama aşaması benim için en önemli kısmı. İş burada başlıyor ve bitiyor. Ve en pas geçilmemesi gereken soru: bunu insanlar niye umursasın? Güçlü bir umursama sebebi güçlü bir öykünün belkemiğini oluşturuyor. Ne zaman şımarıp, "ya ne var güzel güzel yazıyorum işte, boşver, umursarlar zaten" rehavetine kapıldıysam hep elimde patladı. Olmuyor. Bir ay da üstüne çalışsam, üç ay da üstüne çalışsam, başından eksik tasarladıysam sonunda da öykü aksak kalıyor. Ama başında umursama ilkesinden ödün vermediysem, bir haftada bile çok da güzel bir öykü yazabiliyorum.

Bunu kendime not düşüyorum. Çünkü aklımda başka bir öykünün unsurları oluştu. İlk unsurlar çok cezbedici ve ben buna kapılıp gene bir ay üstünde çalıştıktan sonra, "of olmadı gene yazamadım" demek istemiyorum. Gerçekten bunu hayatımda bir tek kere daha yaşamak istemiyorum. Son yazdığım öykü bu türün sonuncusu olsun. Bir aylık bir çalışma kaybetmek çok can sıkıcı.

Onun dışında, Gürcistan'da dünya satranç şampiyonası başladı ve karşılaşmaların başında bütün yıldız isimler patır patır döküldü bile. Çok acı. Nakamura, Karjakin ve Carlsen veda ettiler şampiyonaya bir de Kramnik zannedersem. İnanılır gibi değil. Geçen sene Karjakin ve Carlsen kıran kırana mücadele etmişlerdi birincilik için. O seviyede oynayıp kaybetmeyi hiç ama hiç hayal edemiyorum. Sanki hesaplayamayacakları durum yokmuş gibi.

Bugün ilginç bir şey keşfettim. Satranç oyununa ruslar şahmati diyormuş (rus harflerinin altında okunuşu var küçük harfle):


                                      


Ermenistan Ermenileri muhtemelen Ruslardan etkilenerek benzer şekilde şahmat diyorlar:


İstanbul Ermenicesi'nde, Ermenistan Ermenicesinden farklı olarak, biz "cadrag" diyoruz. Ve meğer Gürcücede de aynı sözcük kullanılıyormuş: chadrak.


Bir de şöyle bir şey buldum satranç sözcüğüyle ilgili: shatranj. Özetle günümüz satranç oyununun atası, Farsça shatrang sözcüğünden türemiş eski bir oyun. Shat 100, ranj da dert demekmiş. Yani yüz dert oyunu.

*******

İzmir'liler Churchill'i biliyormuş. Ben neden bu kadar geç keşfettim? Ve az kalsın teğet geçiyordum. Sade sodaya bir limonun suyu ve bir çay kaşığı silme tuz. Bunun adını Churchill koymuşlar. Geçende ilk defa duydum merak ettim ve denedim. Bayıldım.


                                                                          *******

Bunları dün yazdım ve sızmışım. Gece uyanıp yatağa geçtim.

Bugün de bu yaz başından beri ilk defa denize girdim. Neredeyse yaz bitiyor. Bu kadar sevdiğim bir etkinlik olmasına rağmen koca yaz boyunca bir kere denize girememek...Ve girdiğinde sanki cenneti deneyimliyormuş gibi bir hisse kapılmak. Kısacası çok güzel bir gün geçirdim. Sessiz sakin. Ve deniz o kadar temizdi ki. Taşlar cam gibi görünüyordu. Birkaç tanesini topladım, boyamak için.








2 yorum :

  1. :)

    Churchill, İzmir'de genelde 'akşamdan kalma' içeceği olarak tüketilir. Bi enerji verdiği söylenir. Ben genelde aşırı yaz sıcaklarında ferahlamak için içiyorum. Kaya tuzuyla yapıyorum ama azcık koyuyorum. Bir de churchill yapımında, hangi malzemeyi hangi sırayla koyduğun önemli. Yoksa dev kabarmalar oluyor : )))

    Bence çöpe gitmedi öykün Joe. Egzersiz oldu. Çöpe giden emeğin gizli bir puan verdiğini düşünüyorum insan beynine. Ne zaman bir şeye çok emek versem ve olmasa, 'aha bak beni öldürmeyen şey güçlendirdi gördün mü' tribine giriyorum jsgdahgd : )

    deniz konusunda da... şimdiden kendine söz ver, seneye bol bol git denize. ben de verdim aynı sözü kendime <3

    YanıtlaSil
  2. Kahveeee!!! <3 Demek sen de Churchill'i biliyordun. Yaz sıcağında ferahlamak için süper. Yalnız ben mideme dokunduğundan şüpheleniyorum. Hem soda hem asit hem tuz, bünyeyi şaşırtmış olabilir mi?
    Ya evet egzersiz de, bir ay uğraştım ben ona. Tam bitti derken bir bakıyorsun hiç olmamış. Neyse burada yakınmanın bir anlamı yok. Kendim ettim kendim buldum.
    Geçen sene de söz vermiştim. Peh...Olmayınca olmuyor. Bak dört gün hava sıcak olacak dediler şu an bulutlu. Ay ama şikayet edesim varmış.

    YanıtlaSil