Salı, Ağustos 22, 2017

Tatsız.

Bugün daha keyifli olabilirdi. Biraz dünkü tatsız olayların etkisinde geçti. Yoksa sonbaharımsı bir yağmur öyle güzel yağdı ki. Biraz beynimi dinlendirmek istiyordum. O yüzden yağmur yağarken mandala boyadım sadece. Öyküye çalışmadım. Kafamı kaldırıp kaldırıp yağmuru seyrettim. Aylaklığımın tadına vardım, huzursuzluğumu unutmaya çalışıp.



Ah. Unutuyordum. Güzel bir gelişme daha oldu. Satranç takımımı ben kendi yaptığım fimo hamurundan yapmıştım. Gözüme batmaya başladı çatlakları ve kusurları. Keşke dedim, gerçek seramikten yapabilsem. Ama bir satranç takımı için seramik kursuna yazılacak halim yoktu. Ben de şöyle bir çözüm buldum: bir seramik atölyesinden, bedeli karşılığı biraz seramik çamuru alır ve şekil verdikten sonra takımı fırınlatırdım. Evimin yakınında bir tane atölye buldum. Aradım ve bir proje için az seramik hamuru ve fırına ihtiyacım olduğunu söyledim. Hiç mırın kırın etmediler, hiç bir kazançları yok diye ters davranmadılar, hiç çakallık edip beni seramik kursuna kaydırmaya çalışmadılar, aksine bunun için bir para ödememe gerek olmadığını söylediler. Ben yine de elim boş gitmeyeceğim ama çok hoş değil mi?

Günün son bir güzelliği de karşı apartmandan sokağa yayılan tatlı bir ud sesiydi. Apartmanın giriş katında ud kursu var. Zaman zaman duyuyorum. Bir renk işte bu, bir güzellik.

Sonbahar gelsin de şöyle keyifli bir kurabiye ya da kek pişireyim.

Böyle yani. Dedim ya, aslında güzel şeyler vardı bugün, ama insanın ağzının tadı bozuldu mu, piyango bile kazansa para etmiyor.

4 yorum :

  1. ne güzel :) yaptıktan sonra bizimle de paylaşırsın değil mi?

    YanıtlaSil
  2. mandalana bayıldım, bu arada seramik kursundan ne güzel cevap vermişler, ne tatlı insanlar, süper gerçekten:)

    YanıtlaSil
  3. teşekkür ederim Eren'cim.
    Evet ses tonu da çok tatlıydı kızın, gidip tanışmak istiyorum özellikle.

    YanıtlaSil