Cuma, Ağustos 18, 2017

Satranç ve animasyon.

Karadeniz türküleri dinliyorum. Sakin bir gece.

Bugün tek bir maç yaptım bu saate kadar. 1350'ye iki kaldı. Çok dikkatli oynuyorum. Yeni bir şey anladım: kesinlikle tok karnına ve uykunu almış olmak gerekiyor oyun almak için. Problem çözmek de sabah ilk yapılacak iş değil. Tam tersine gün sonunda, fazla yorgun değilsen, uykun henüz gelmediyse yapılacak şey. Tercihen sıkı bir maç ve analizi sonrası. O zaman puanlar fırlıyor. İki gündür bu iki etkeni gözetiyorum. Ve epey fark etti.

Şu anki kısa vadeli hedefim, büyük hataların önüne geçmek. Yani şunu anladım: hep mükemmel hamleyi yapmaya çalışmaktansa, görebildiğin en iyi hamleyi yaparken, emin olmadığın maceralara girmemek, bir kere daha, bir kere daha ve bir kere daha düşünmek. Çünkü o tek büyük yanlış, bütün maçı götürüyor.

Ama olacak galiba. Farklı farklı bilgileri yeri gelince birarada kullanabiliyorum. Bin kere iki at bir piyonlu oyun sonu çalışmaktan (tam iki gün, saatlerce), kendi oyun sonumdaki tek rakip atı idare edebildim bugün mesela. Harcadığın çabalar boşa gitmiyor. Mesela sen o oyun sonunu bir kere daha denedin ya. Diyelim yapamadın. Canın sıkıldı. Aslında, kendini yenik hissetmekten farkında değilsin ama, oyununu ilerlettin.

Bu arada bir makale daha yazdım. Yani kabası çıktı. Sırada bekleyen beş makale daha var, konusu belirlenmiş. Ne bereketli hafta ama. Bu akşam bir maç daha yapıp kazansam bir haftada 1350'yi aşmış olacağım. Yani ilk haftada.

------

Bu dün akşamki yazı. Yorgundum. Yattım. Bugün de yorgun ve geç geldim eve. Satranca çok daha az zaman ayırabildim. İki günde toplam 8 saatim Istanbul yollarında geçti. Sıcak ve nem bir yandan.

Animasyon ilgini çeker mi? Yapması yani? Hikmet Hükümenoğlu yeni bir yazı dizisine başladı. Kısa bir animasyon film çekiyor, ve bunu yapmasını sağlayan yazılımları tanıtıyor. Aklımı çeldi fena halde, herkes yapabilir gibi çünkü. Seçenekler sonsuz ve çok heyecan verici. Şu an projelerim ruhuma bu kadar kök salmış olmasa, ben de hemen kolları sıvardım. Mesela iki hafta önce olsaydı.

Böyle işte. Bende pek yenilik yok. Belki bir süre de hiç olmayacak. Sonbahar için satranç dersi alayım diyordum. Sonra hem koro hem satranç dersi bütçemi zorlayabilir diye düşündüm. Sonra satranç dersi için sonbahar çok erken diye düşündüm. Önce en aşağı 1500-1600-1700 puanlara gelmem lazım. O da çok iyimser bir tahminle 2 ila 6 ayı bulur. Diğer yandan koroya devam etmek istediğimden emin değilim. Yani ne koro ne satranç da olabilir şu durumda, hem biri hem öbürü zor derken. Bakacağız.











2 yorum :

  1. Ben de sayende 37 yaşımda satrança başladı . Chess.com dan çalışıyorum. Ama öyle bir insan düşün, henüz piyon hangi taş, şah hangi taş onu öğrenmeye çalışıyorum😔Çok zormuş gibi geldi bana ama ilerlemeye kararlıyım. Senin azmine çok özendim.. çok teşekkürler küçük joe💛

    YanıtlaSil
  2. yaaaaa var ya bu çok çok sevindirici bir haber! Çok mutlu oldum. Asıl ben teşekkür ederim. Dün bir arkadaşım diyordu kime ilham kaynağı olacağını bilemezsin, bugün de sen bu yorumu yazdın. Halbuki ben hep satranç ile ilgili yazarken çekine çekine yazıyorum ama kendimi de alamıyorum. (Kimseyi ilgilendirmeyecek diye korkup).
    İlk başta çok zor gelir. Piyonlar bile zor gelir. Hele o at. Ama sonra alışıyorsun çünkü aslında 16 taş var ama bunların altısı çift ( at fil, kale), sekizi de bir (piyonlar). Yani toplamda altı değişik yürüyen taş var. Seversen kesin ilerletirsin. Bir de satranca küçük yaşta başlayacaksın diye bir kural yok. Haydi Gözde! Go go go!

    YanıtlaSil