Cumartesi, Ağustos 19, 2017

1351


Başardım. 1350 eşiğini aştım. Bak şurada yazıyor, en altta:"The current rating is 1351 Elo". Ama sondan birinci oyun çalıştığım yerden geldi. Hayatımda bir kere, o da kim bilir ne zaman başıma gelir sandığım at ve filli oyun sonu. Teori bildiğim için iki alet gerideyken, beraberlik elde edebildim. Bilmeseydim oyunu terk ederdim. Ya da 157 hamle dayanamazdım. Alnımın teriyle aldım bu puanı yani. Gururluyum. BüyükUstaların 2500 puanlarda dolaştığını bilirsen 1351 amatörün bile düşüğü. Ama ben yapamıyordum. O yüzden benim için çok değerli.

Şu yukarıdaki eğriyi gördün mü? Yukarı çizgi gibi tırmanan son kısmı hariç (teori öğrendikten sonra eğri değişti), bir de baştaki kule, ters geometrik bir eğri. Yani bir sınıra uzanıyor. Türkçesi belki bu terimlerle değildir. Ama anlamışsındır. İşte beni uyandıran bu. Sınıra uzanması. Asla geçemeyecek kendi haline bırakırsan. Şu yukarıdaki 1400 e varamayacak. Matematiksel olarak imkansız. İşte bu gerçek yüzüme çarpıp beni harekete geçirdi. Matematiğin gözünü seveyim. Ve geometrik eğri hayatta işime yaramayacak sanıyordum ama seviyordum yine de eğrileri doğruları, az hesaplamadım, az çizmedim. Buyur burdan yak. Bak nerede karşıma çıkıp, bana ne anlattı, ve şu an neredeyim ve nereye gidiyorum.

Teoriye el attıktan sonra, eğrinin son kısmı doğruya dönüştü. Türkçesi ne güzel oldu! Eğriyken doğru olmak. Doğrusunu yapmak gibi. Şimdi dimdik yükseliyor. Doğrulmak sözü de buradan geliyor olabilir mi?

Yine de bu kadar kısa sürede bir etki beklemiyordum. On günlük teori bilgisinin yaptığına bak. Şu an 1400 bana çok uzak değil. Bu hızda ilerlersem iki buçuk haftada varmam lazım. İki buçuk hafta ne ki.   On beş yirmi gün arası.  Hadi olsun bir ay. Ben iki senede iki puan ileri gidemiyordum. Hadi olsun son bir senede. Ve 1400 artık vasatlığın sonu.

Büyük Usta olmak istemek çok uçuk bir hayal. Satrançtan uzak olanlar belki bilemez. Tüm Türkiye'de toplam on kişi bu ünvana sahip. Onun da bir kısmı eski sovyet rusya doğumlu, sonradan Türk vatandaşlığına geçmiş. Bir tanesi de, az önce okudum, Moskova'da üniversitede okumuş satrancı bursla. Ama...Bilmiyorum... Uçuk da olsa denemek istiyorum. Cılızcınık bir umudum var. Zaten olamadım diye dövünmeyeceğim işin ucunda, olamazsam. Kimse de ayıplamaz sanırım, bak gördün mü beceremedi büyük usta olmayı demez. Ya tutarsa demiş ya hoca. O hesap. Ve biraz daha fazlası.

*******

Bir makaleye daha el attım. Söylemek istediklerimi not aldım. Başına oturup yazmam gerek: giriş gelişme sonuç. Ama olsun. Dursun öyle. Başlık olarak durmasından daha iyi nasılsa.

Keyifliyim blog. Doğru işlerle uğraştığımı bilmenin gönül rahatlığı var. Sabah kahvaltı etmeden başına oturmak istediğim işler var şu sıralar. Bence hayat böyle güzel.





Hiç yorum yok :

Yorum Gönder