Cumartesi, Temmuz 01, 2017

Çanakkale'ye iki kala.

Çanakkale'ye iki gün kaldı. Bütün hafta yoğun olarak hazırlık yaparak geçti. Olsun provalar, olsun üst baş alışverişi, olsun diğer yaşamsal işler, bankaydı şuydu buydu. Buraya gelip yazmayı çok istedim fakat zaman bulamadım. Blog yazmaya vakit bulamayacak kadar yoğun olmayı bazen seviyorum. Şu an yapmam gereken en önemli iş çamaşır yıkamak. Fakat sular kesildi. Neyse ki sular kesildi demem gerek. Çünkü şöyle. Sular daha kesilmeden, makineye attığım çamaşırlara makine, su kesik sinyali veriyordu. Diiip diiip diiip. Gidip musluğu açtığımda sular akıyordu. Biraz basınçsız akıyordu ama akıyordu. İçime bir pis kurt düştü. Yoksa makine mi bozuldu? Hiiii. Hem yolculuk öncesi işin yoksa tamirci ile uğraş hem de çamaşırsız kal. İski'nin sitesine girdim. Bizde kesinti gözükmüyor. Meh. Neyse gittim makineyi tekrar kurdum. Uzun lafın kısası, sular bir süre sonra kökten gitti. Ben de rahatladım, makineden değilmiş sorun diye. Şu an yerleri filan biraz süpürge geçmem gerekiyor yalnız hava nasıl leş bir sıcak anlatamam. Şu an oturulabilecek gibi ama bir kaç saat önce nefes bile aldırmıyordu. Her iki taraf açık ve içerisi fırın ağzı gibiydi.

Bir iş yapmaya kalksam tamamen pert olabilirim. Dedim kır dizini azıcık otur, ziyanı yok. Azıcık da tembellik et. Ayrıca buna tembellik denmez. Dense dense kaynakları verimli kullanmak denir. Evet. Tabii.

O yüzden satranç problemi çözdüm. Puanlarımda gözle görülür bir değişim yok. Fakat Susan Polgar'dan "pattern" denen anahtar kavramı kaptım bir süre önce. Kadın öyle öğrenmiş. Şimdi bunu burdan hiç satranç bilmeyen birine anlatmam zor, ama şöyle diyeyim problemi çözerken, problemin ardındaki "motif"i görüp anlamaya ve öğrenmeye çalışıyorum artık. Yani problemi çözüp geçerken eskiden, bir süredir problemin öğrettiği dersi de kavramaya odaklanıyorum. Ve az önce en kontrollü oyunumu oynadım. Çok tuhaf bir duyguydu. Neredeyse araba sürmek gibi bir şey. Açılıştan az sonra oyunun kontrolünü tamamen ele geçirdim ve tıkır tıkır, evden markete gider gibi, mata gittim. Tabii 90 saatten fazla ve 6600'e yakın problem çözdükten sonra oldu bu. Dün akşam yenilmiştim mesela. Çok da pis yenilmiştim. Ama bugün. Çok farklıydı. Sanki oyunun tamamı bir problemdi ve ben onu çözebilmiştim. Bu oyun için derinleştikçe güzelleşir derler. Şu an o yüzden puanımda kayda değer bir değişiklik gözlenmese bile başka bir seviyeye geçtiğimi hissedebiliyorum. Üstelik artık farklı problemler soruyor. Bazen puanımın çok üstünde problemler de sorabiliyor ve artık eskisi gibi affallamıyorum hatta bazılarını ya çözebiliyorum ya çözmeye çok yakın oluyorum. Heyecan verici.

Şimdilik bu kadar canımın içi. Sular geldi. Ve bir parti çamaşır yıkandı. Şimdi ikinci partiyi yıkayacağım.

Belki akşam gene yazarım. Çüs.

9 yorum :

  1. Korolar Festivalinin afişleri billboardlara ve otobüs duraklarına asılmış,bugün gördüm! Bir heyecanlandımmm,hadi bakalım bolca başarıııııı xo

    YanıtlaSil
  2. Fırın ağzı ifadesini ilk kez senden duydum ve şuan sloganım yapabilirim. Bugün İzmir'de en düşük sıcaklık 31 derece idi. Sabahın körü ve serumla klima desteği olamıyor olsak, napardık bilemiyorum.

    Klima sebebiyle gelecek faturan da gayet korkuyorum.

    Çanakkale şuracıkta olsaydı da, Anıl ve senle buluşsaydım orda.

    YanıtlaSil
  3. Basarilar! Kaynaklari verimli kullanmak! Bayildim. Ben de verimli bir kaynak kullanicisiyim. Bazal metabolizmada yasiyorum,

    YanıtlaSil
  4. Anııııııl bugün bunu koroya haber vericem, Çanakkale hazır arkadaşlar biz de hazır mıyız diyecem :D
    Teşekkürler haber verdiğin için. Fırsatını bulabilirsen bir resmini çekersen gruba atarım. Ama şart değil.

    YanıtlaSil
  5. Kahvem fırın ağzı ifadesi bana ait olabilir, olmayadabilir bilemedim şimdi ama kullan slogan yap, banner yap, afiş yap, poster yap, serbest :D
    Anneeeeem sabahın körü 31 dereceyse gün içinde 40 ları bile bulur sanki, Istanbul olsa öyle olur yani. Allah kolaylık versin. Bende klima yok. Tek serinletici unsur duşun soğuk suyu.
    Hem Çanakkale sana uzak, hem çalışıyorsun, hem çocuk, hem koca.
    Olsun, gönüllerimiz bir nasılsa :) Öptüm.

    YanıtlaSil
  6. Jardzyyyym, evet bazal metabolizmada kalmaktı zaten kastettiğim verimli kullanım, bravo! :D

    YanıtlaSil
  7. Sevgili Joe, maceralarını dinlemeye geldik hani neredesin?:)

    YanıtlaSil
  8. kızlar buralardayım aslında...

    YanıtlaSil