Salı, Nisan 18, 2017

Dostluk.

Hiç bu kadarını beklemiyordum blog. N. geldi yurtdışından, evimde kaldı birkaç gün. En eski arkadaşlarımdan, en çok sevdiğim. O gittikten sonra yıllarca mektuplaştık. Bir de Z. var. Üçümüz. Gerçi o ikisi okul dışında daha çok görüşürdü filan. Ama ben en çok o ikisiyle anlaşırdım sınıfta.  Beşinci sınıfın sonunda ikisi birden küt diye ayrıldı okuldan. Ve ben sap gibi kaldım orta birde. Ve bir daha onların yerine kimseyi koyamadım. Tabii bu beşinci sınıftan bu yana ilk karşılaşmamız değil. Ama öncekiler böyle değildi. Sebeplerine girmeyeyim, gereksiz.

Çok güzel geçti. Çok konuştuk. Bir türlü susmadık. Çok güldük. Ne kadar çok ortak noktamız ve merakımız varmış, şaşırdık. Mesela sabah yumurtası. Aynı şekil sevip aynı şekil hazırlıyoruz. Yoga gibi genel geçer şeyleri saymıyorum bile. Mesela ikimiz de kırışıklarımıza bayılıyoruz. İkimiz de kırklı yaşlarımızı çok seviyoruz. Çok güzel ve dengeli geçti günler. Evet dengeli. Yani etkinlikten bayıltacak kadar yorucu değil fakat sıkıntıdan patlayacak kadar boş da değil. Adaya gittik. Bisiklet kiraladık. Ada turu attık bisikletle. Hava çok güzeldi. Beğeneceğini düşünerek teklif ettiğim her şeye bayıldı. Çağla yedirdim. Ona çok bayılmadı mesela ama ilginç geldi. Çocuk olduk galiba yeniden, en çok da gülerken. Karaköy'e de gittik. Galata kuledibine de. Nevizade'ye de. Eski Bomonti bira fabrikasına da. Kapalıçarşı. Tahtakale. Marpuççular handan boncuk baktık. Benim bir zamanlar içine girince kendimi kaybettiğim dükkâna götürdüm. O da orada kendini kaybetti. Bazen derin konulara girdik. Mutlaka gitmemiz gereken bir yer olmasa bütün gün evde durup konuşmaya devam ederdik eminim. Benim apartmanın asansörü dandik, her an içinde kalabiliriz. Dedim ki ister misin kalalım içerde (saatlerce)? Ne dedi biliyor musun? Dert değil, eminim çok eğlenceli/ ilgi çekici olur.

Böyle işte. Çok ihtiyacım varmış, konuşmaya, gülmeye, anlaşmaya. Ama en çok anlaşmaya. Meğer gevezenin tekiymişim. Meğer sandığım gibi değilmişim... O kadar iyi geldi ki...Samimiyet, incelik ve daha nicesi...tek kelimeyle dostluk.


12 yorum :

  1. Tam filmlerdeki/romanlardaki gibi olmuş, çok sevindim senin adına, arada böyle şeylere ihtiyaç var, belki bundan bir hikaye yazarsın?:) sevgiler:)

    YanıtlaSil
  2. @ Eren öyle mi dersin? filmlerdeki gibi mi olmuş? :)
    İçindeyken pek anlayamıyor insan. Ama sanki yanıbaşımdaymış bütün bu zamanda ve benim ilgi duyduğum her şeye şahit olmuş ve dinlemiş ve aklında tutmuş gibiydi.

    YanıtlaSil
  3. Ah ne kadar şanslısın sevgili Küçük Joe, çoğu zaman anlaşılmama korkusuyla insan karşısındakine -belki en yakın dostlarına bile- onun ne duymak istediği, neyin normal bulacağını düşünüyorsa onu söylüyor ancak..:) Evet, hani olur ya, yıllar sonra -hele de yurtdışından- bir dost çıkar gelir, birlikte masal gibi günler geçirirler, son güm dost der ki "Ayşe birlikte harika zaman geçirdik, ama benim asıl geliş sebebim..." der ve gizem orada başlar..:)))

    YanıtlaSil
  4. Haaa yok, aslında bu kızlar yazın gelecekti, beraber tatil yapacaktık, sonra işte meşhur on beş temmuz olayları ve bütün planlar iptal oldu. Sonra kız bileti yanmasın diye erteledi ve o ertelenmiş biletle paskalya tatilini geçirdi bizde.

    YanıtlaSil
  5. Ondan yoktun ortalarda.
    Merak etmiştim seni.

    Ben de hep 40'lı yaşlarımda kız arkadaşlarımla böyle anlar hayal ediyorum. Bence çok tatlı bağlar bunlar.

    Bu arada geveze olduğunu bilmiyor muydun ki? Ben bile biliyordum :P O yüzden hevesliyim ya bi kahve içmeye senle bu gaddar!

    YanıtlaSil
  6. İçecez o kahveyi Kahve'm. Yakındır. Mayıs'ta İzmir hayalleri kuruyorum. Sen de müsait olursan, ve planlar biraz somutlaştığında sana mutlaka haber vereceğim.

    YanıtlaSil
  7. Ben de diyorum nerede bu joe o.O İnsanın onu anlayan,ortak şeyleri paylaştığı dostlarının olması çok değerli ve tatlı bir şey.Çanakkale'ye konsere gelme şeyleri vardı peki ya ona ne oldu ^^

    YanıtlaSil
  8. Evet gerçekten de öyle... Çanakkale koro festivalini bir yere yazdım ama herhalde gözünden kaçmış, seçmelerle gidiliyor, yani hepimiz gitmeyeceğiz, tüm koroların içinden en iyi kulak ve sese sahip 20 kişi seçilecek. Seçmeler yarın akşam, ben yazıldım şansımı ve kendimi denemek istiyorum. Herhalde hemen sonucu söylerler. :)

    YanıtlaSil
  9. Ne güzel, sevincin bana da geçti yazını okurken, hep böyle güzel günlerin olsun dilerim..

    YanıtlaSil
  10. @ serpil: teşekkürler! senin de olsun birbirinden güzel bir dolu günlerin.

    YanıtlaSil
  11. Asansorde kalmayi dusundun ve ben mi kaldim :)))

    YanıtlaSil
  12. Vallahi öyle olmuş Jardzy'cim, şu işe bak...

    YanıtlaSil