Pazartesi, Ocak 30, 2017

Yeni güzellikler.

Aslında dün yazmaktı niyetim. Ne var ki bütün işleri bitirdiğimde saat gece yarısını çoktan geçmiş, pillerim kritik kırmızı seviyenin altına inmişti. Kendimi yatağa dar attım.

Geçen seferkinden bambaşka bir ruh hali içindeyim. Hayatımdaki güzelliklerin tadına varabilecek kıvama geldim. Üstelik eski güzelliklere yenileri eklendi. Hepsini anlatacağım gel, kap kurabiyeni, kahveni, yanaş yamacıma.

Hangisinden başlasam? Hmh. Müzik. Müzik, dostum, şahane bir şeymiş. Böyle yağ damlası gibi dağılıp çoğalıyor, hayatımda kapladığı yer. Müzik festivaline katılmaya kesin karar verdim. Eğer yeterli sayıda kişi katılmak isterse elbet. Yoksa tur iptal edilecek. Yalnız Viyana değilmiş. Venedik'miş. Venedik... Önümde sereserpe uzanan bir mutluluk tarlası gibi şu an. O bir.

Sonra, gitar almıştım ben kendime büyük heveslerle, yirmi (iki) yıl önce, Joan Baez ve MFÖ şarkıları çalacaktım göya. Yirmi senedir benimle durdu, mobilya gibi, evimin bir köşesinde dokunmadım pek. Bir ara reklamını görüp uygun bir zaman göz atarım dediğim Yousician diye bir uygulama görmüştüm bir süre önce. Gitar, piyano ve ukulele öğrenmek isteyenler için eğlenceli bir öğrenme yöntemi diyorlardı. Hiç hevesim gelmemişti bugüne kadar, rahat iki aydır telefonumda indirilmiş halde duruyordu. Müzik teorisi dersini alınca, bir göz atmak istedim Yousician'a. Günde belli bir süre ücretsiz öğretiyor. Sınırsız istersen de atla deve değil on dolar gibi bir ücret veriyorsun aylık. Ama ben şimdilik ücretsizini kullanıyorum. Çok güzel. Video oyunu gibi sadece joystick'in, enstrümanın. Bilgisayara indirdim. Telefon dar gelir diye. Bilgisayarın mikrofonundan çaldığını dinleyip sana anında geribildirimde bulunuyor," biraz erken çaldın", "biraz geç", "mükemmel" filan diye. Çalan bir parçaya eşlik ediyorsun daha birinci dakikada. O "mükemmel" deyince öyle bir heves geliyor ki. Bir de, bir yandan, sekizinci, onuncu çalışta filan mantığını kavrayıp, kendini akışa bırakıp, sezgilerinle çaldığın bir an oluyor, o işte, olay o, çok feci acayip zevkli. Kulağınla, elin bir oluyor ve otomatik pilota geçiyor, sen böyle devre dışı da kalmıyorsun, ama biraz kenarda duruyorsun ve müziğin senin içinden geçmesini deneyimliyorsun.

Her gün sınırlı ders olması aslında pintilikten değil. Bıkmadan devam etmek için. Tadı damağında kalacak ki ertesi gün hevesle yapasın.

Etti iki. Üç: yayınevinden haber geldi. Benimle yeni bir kitap üstüne çalışmak istiyor. Bu da beni çok sevindirdi. Hem üçüncü defa tercih edilmiş olduğum için, hem maddi açıdan, hem de bir ücret karşılığı çalışmanın beni aktif bir insan olarak hissettirdiği için. Aktif bir insan olmayı seviyorum. Ağustos böcekliği ile karıncalığı dengelemiş hissediyorum.

Bunlar işte hayatımın yeni güzellikleriydi. Diğer yandan gecikmiş bir yeni yıl kararları aldım. Bu çerçevede bu sene daha çok kitap okumaya karar verdim. Kararlardan biri bu. Azla başladım: her gün, ama her gün, en az on sayfa kitap okumak. Bunu zaman içinde yirmi sayfaya çıkarmak hedefim. O zaman 140 sayfalık bir kitabı bir haftada bitirebilirim. Neredeyse eski okuma ritmim. Bu hedef şimdilik yolunda gidiyor. Bakalım.

Öykü yazma konusunu da bir şekle sokmam gerektiğini fark ettim şu anda. Yoksa arada kaynayacak.

Daha da yazarım ama bu seferlik burada kalsın. Bundan sonra söyleyeceklerim için zaten çok erken.


11 yorum :

  1. yaa inanılmaz güzel bir tavsiye oldu bu. akşam akşam ukulele çalmaya başladım. çok keylifli, anlatımı güzel bir uygulama bayıldım. teşekkür ederiz bu öneri için efenim. :) müzik dolu günler!

    YanıtlaSil
  2. mutlu keçiiiiii! ben de ilk çaldığımda geceyarısıydı! ertesi sabah aklım fikrim uygulamadaydı! çok keyifli gerçekten. akord etmene de yardımcı oluyor, mis. denemene ve memnun kalmana çok sevindim.

    YanıtlaSil
  3. müzik festivali mi? bak en çok ben buna sevindim. aslında yeni çeviriye de sevindim... aslında senin şu mutluluk tarlası haline tümden bayıldım.

    şu uygulamayı ben de birine tavsiye edicem..
    mmm mis gibi şeyler.

    YanıtlaSil
  4. @Kahve: yaaaa evet, Venedik Müzik Festival'inde şarkı söyleyeceğim, kulağa acayip güzel geliyor, hayallerimin çok ötesinde. Bunu kaçıramazdım!
    Uygulama her seviye için, hem sıfır bilen hem ileri derece.

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel haberler bunlar. :)
    Müziği seviyorum, bir enstrüman çalmayı da çok istiyorum ama yeteneğim olduğunu düşünmüyorum hiç.Gerçi lisede korodaydım şu bet sesime rağmen ve biz ağırlıklı Türk Sanat Müziği söylüyorduk. Ama... Ama işte. Belki de bahane üretmeyi bırakıp bir yerden başlamak en iyisi. Bilemedim.

    YanıtlaSil
  6. ben de 18 yaşındayken sanata yeteneğim yok diye mesleki seçimde hep sanatı pas geçmiştim. şimdiki aklım olsa balıklama atlardım. yeteneği boşver, önemli olan keyifle yapmak, yaparken mutlu oluyorsan kimse seni durdurmasın, sen şusun sen busun, sen yeteneklisin, sen yeteneksizsin diyerek. hem de hobi olarak yapacaksan. kendi reklamımı yapmış gibi olacak ama sağ sütünda linki bulunan "bir masalı geç anlamak" yazımı okumanı öneririm, yetenek ve çalışkanlıkla ilgili. seveceğini düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  7. Adım adım güzelliklere doğru yol alıyorsun, bu harika:) son yorumun da ne kadar doğru bence, %100 katılıyorum... Bu arada Hikmet Hükümenoğlu'nun ertelenen söyleşi ve imza günü bu pazar 14:00'te Kuzguncuk, Nail Kitabevi'nde... sevgiler:)

    YanıtlaSil
  8. Üçüncü çeviriiiiii oleeeeey <3 Yürü be Joe'm!

    YanıtlaSil
  9. @ Eren: Evet gittikçe daha çok güzellik giriyor hayatıma, en parlak zamanlarımdan birini yaşıyorum, şükürler olsun. Hikmet bey'in söyleşisinden haberim var ama teşekkür ederim yine de gözümden kaçabilirdi. Sen de orada olacak mısın Pazar günü? Tanışırız ne güzel olur :)

    YanıtlaSil
  10. @ Öğrenen anne: ah evet, çok şahane. Bir de aynı yayıneviyle çalışmak çok daha güzel benim için. :) Öptüm güzel.

    YanıtlaSil
  11. Rica ederim:) Tam 2'de orda olmayı umuyorum ama maalesef çocuklarla ilgili bir durumdan dolayı fazla kalamayacağım, tanışmayı çok isterim ben de, inşallah fırsatımız olur, sevgiler:)

    YanıtlaSil