Salı, Ocak 10, 2017

Radyo.

Noel tatilinde F. oğluyla radyo imal etmiş, uluslararası uzay istasyonundaki fransız astronotun
yayınını dinlemişler onunla. Geçen günkü F.. Hani bana ilk ilanı aşk eden.

Onun etkisi mi bilmiyorum ama şu an alıcılarım belirli bir yöne çevrildiğinde gelecekten sanki daha net ses alabiliyorlar. O yön yazı ve müzik. Ama en çok yazı. İnsanların kalbinden ılık bir nehir gibi akmak istiyorum sözcüklerimle. Ne kadar ünlü olacağım önemli ya da belirleyici değil. Tek istediğim ılık ılık akmak. Ve işin güzel tarafı bu bana uçuk ve imkânsız, daha en baştan, koyarken kaybettiğin hedeflere, benzemiyor. Yapılabilir geliyor. Tabii ki uğraşmak şartıyla, her hedefte olduğu gibi. Neyse ki ruhumun uğraşmaya itirazı pek olmaz. Bisiklet isteyip de sonra pedalları çevirmek istememe gibi huylarım yok şükürler olsun. Zamanlama da doğru galiba. Çok geç kalmış gibi hissetmiyorum. Kırklı yaşların ortası uygun bir yaş bunun için. Geleceğe bakıp da bunun gerçekleştiğini hayal ettiğimde ise içime her şeyden önce huzur doluyor. Ya başaramazsam diye korkmuyorum açıkçası. Çünkü yetenekten çok çalışkanlık ve çaba önemli, uğraşırsan olur. Öyle düşünüyorum. Tam istediğim gibi olmasa bile gene sorun değil, başka bir şey istemiyorum. Ama olacak gibi.

Bugün tekrar öykünün başına geçtim. Uzun süre ara verdikten sonra insan daha tarafsız değerlendirebiliyor yazdığını. O yüzden bazı gelişmeler içime sindi ve iskeleti net olarak belirledim. Şimdi konuyu adileştirmeden, daha önce benzer konuları işlemiş filmlerin gölgesinde bırakmadan özgün şekilde işlemem gerek. Biraz zorladı beni bu öykü açıkçası. Boşuna beklememiş bunca yıl.

--------

Bunu öğleden sonra yazdım. Sonra dışarı çıkıp patates ve pırasa aldım. Hayal Kahvemin tarifini doğru ölçülerle yapabilmek için. Gene nefis oldu. Tadından yenmez kadar nefis. Ama yedim yine de ahahhahaha.

Ne diyecektim. Şahane bir kültürel etkinlik keşfettim. Radyo 3 açıktı ve bir caz müzisyeni ile hem söyleşi hem dinleti yapıyorlardı. Oradan öğrendim. İstanbul Radyosu her ayın son Çarşamba günü saat  20.00 'de Radyo binasının içinde ücretsiz konser veriyormuş. Tam olarak konseri veren, Istanbul Hafif ve Caz Müziği orkestrası. Hem bana yakın, hem konser, hem de bir masrafı bile yok. Üstelik radyo binasına girmek istemiştim bir sefer kapıdaki salak görevli engel olmuştu, ona kafa tutunca da avukat mısın filan demişti. Hııı evet avukatım. Demek belli oluyor.

Yarın koro var. Kar durumundan gidebilirsem. Gidemezsem Perşembe. Ama hava tahminleri yarın için yağışsız, Perşembe için kar yağışlı diyor. Bugün terapiye gidemedim. Eksiklik işte. Yoksa mis gibi bir hafta olacaktı. Haftaya olacak ama mis gibi.






2 yorum :

  1. Senin blogda yazdiklarin da benim kalbimde ılık ılık akıyor zaten. Kimbilir öykün nasıl akar. Sen yazmaya devam ettikçe de akmaya devam edecek. Kal sağlıcakla...

    YanıtlaSil
  2. Sibeeeeel <3 <3 <3 Yorumunu sabahtan okudum, bütün gün aklımdaydı :) şimdi anca cevap yazıyorum :) Sevgiler.

    YanıtlaSil