Pazar, Aralık 11, 2016

Şimdilik.

Çay demledim. Bir de hediye etmek için uçlarını erimiş çikolataya batırdığım kurabiyelerden pişirdim. Tarifi biraz değiştirdim. Esmer şeker kullandım. Portakal ve limon kabuğu rendesi ekledim. Bir de toz badem. Zencefil ve tarçının miktarını azıcık arttırdım. Gene de hiç istediğim gibi olmadı. Efsane olmasını bekliyordum açıkçası. Son derece sıradan bir ev kurabiyesi oldu. Un miktarını da tamamen göz kararı ayarlamıştım. Belki bir sonraki istediğim gibi olur. Daha çok badem, daha çok limon ve portakal kabuğu, daha da çok zencefil ve tarçın, ve daha çok un. Belki biraz limon ve portakal suyu.

TRT fm'i açtım. Sertab söylüyor şu anda. "Tanrı unutmuş olsa" da diyor.

Çayı artık french press'te demliyorum iki gündür. Sanki daha pratik oluyor. Sadece kaynayan suyun üstünde durmadığı için biraz hızlı soğuyor. Kupa kılıfına ördüğüm gibi yün kılıf örmeyi düşünüyorum sıcaklığı koruması açısından, şöyle rengârenk, bakınca içini ısıtan cinsten.

Sonra çarşafları makineden çıkarıp serdim. Kurutmaya yer açılır açılmaz çalıştırılacak çamaşır makinesine son kalan kirlileri yükledim. Biraz kitap okudum. Satranç problemi çözdüm. Evden dışarı çıkmadım. Edebiyat söyleşisi vardı. İptal edilmiş. Gitmedim...

Dün gece de evdeydim. Satranç oynadım. Kaybettim diye canım sıkıldı biraz. Sonra can sıkıntısının dizginlerini hemen ele geçirdim ve kendime çektim. Kitap okudum. Sonra telefonuma ardı ardına gelen twitter bildirimlerine gözüm gitti. Hiç sevmem twitter bildirimlerini. Dalgın dalgın baktım. Patlama anı videosu diyordu. Hangi patlama anı? Bu sene Istanbul'da yedi kere patlama olmuş, sonradan bir yerde okudum. İzledim, geçmiş bir olay sanarak. Deniz kenarında gitar çalıp şarkı söyleyen iki gencin arasında kocaman bir ateş topu yükseliyordu karşıdaki kıyıda. Istanbul'a benziyordu. Ama ben hiç öyle deniz kıyısında koca bir patlama hatırlamıyordum Istanbul'da. Bir iki tweet'e daha göz attım. Hain saldırı. Terör. Ahah! Ne zaman? Nerede? Maçka. Maçka?????? Maçka şurası, burnumun dibi. Hiç duymadım. Ya da duydum ve gök gürültüsü olarak algılayıp önemsemedim, bilemiyorum. Ve sonrası televizyonu açıp kanal kanal dolaşmalar.

Cumartesi akşamı neden evdeyim diye kızmıştım kendime halbuki. Bir çıkıp hava alayım desem muhtemelen gideceğim yer Dolmabahçe'nin oralar olurdu... Ya da şu hep gittiğim kafe. Ama canım istememişti. Evlerimize kapandık diyordum...Evlerde toplanan insanları düşünüyordum...Öyle şeyler işte...

Videolarda dikkatimi çeken ne oldu biliyor musun? Tanık olanların sakinliği. Acı bir sakinlik. Belki çaresizlik. Kabullenmişlik. İçimi acıtıyor. Birileri yaşıyor, birileri ölüyor. Birileri öldürüyor, kimin öldüğünün hiç önemi yok. Can olsun yeter. Nefes alsın.

Bir gün daha geceye vardı benim için. Çok önemli bir şey yapmadım. Dışarı çıkasım yok. Salı günü stadın oradan nasıl geçeceğim bilmiyorum. Belki kapatırlar. Ama orasını nasıl kapatırsın ki? Taksim meydanından bile daha işlek, daha kavşak. Taksim'i de kapattılar ya...peh.

Böyle işte, şimdilik yaşıyoruz.


9 yorum :

  1. böyle zamanlarda sevdiğim insanlarla olmak istiyorum. gerekirse yemek tarifi üzerine konuşalım ya da birbirimize telkinlerde bulunalım. şimdilik güzel şeyler düşünmeye çalışalım. bu yazıyı okumak böyle hissettirdi. kendine dikkat et lütfen. bu da söylenince iç rahatlatan cümlelerden sadece.

    YanıtlaSil
  2. İnsanların duyarsızlığına inanamiyorum. Her patlama her ölüm ne kadarda siradanlasti. Tamam ölüm diye bir gerçekte var ama ya terör ne yazıkki artık insanlar ölümlere alışti terör, şiddet sıradan olmaya başladı. Herkes günü kurtarma derdinde

    YanıtlaSil
  3. Ne yaşamak ama. Adına yaşamak denirse. Dediğin gibi nefes alıyoruz sadece. Allaha emanet. Hepimiz hayata kaldığımız yerden devam.

    YanıtlaSil
  4. Çok sinir bozucu bu kabulleniş.. Allah korusun kollasın demekten başka bir şey gelmiyor dilime..

    YanıtlaSil
  5. Nerelerdesin, merak ettik? umarım iyisindir, sevgiler..:)

    YanıtlaSil
  6. Ben geldim sen mi gittin? Sürekli uğruyorum yoksun :(

    YanıtlaSil
  7. İyiyim merak etmeyin demek için uğradım kısacık. Birkaç güne yazarım gene . Sevgiler.

    YanıtlaSil