Cumartesi, Ağustos 06, 2016

Bleh.

Hiç güzel bir gün değildi. Bugün havuza gidecektim, zamanında uyanamadım. Diğer iki işimi ihmal etmek istemedim. Acele telaş yapıp, koşturmak istemedim. Zaten hava da zaman zaman kapalıydı. Hem sıcak ve basık hem de kapalı. Yazın en çürük gün tipi. Yağmur yağamadı ya. Onun nemi havada kaldı. Böyle çok kapalı hava gördü bu yaz sanki.

Günün tek güzelliği satranç probleminde kırdığım yeni rekor. 1443 puana kadar çıktım ve uzun süre 1420'li puanlarda kaldım. Sonra düştü puanım. Dikkatim dağıldı. Sanırım yoruldum. Ama çok güzeldi...Çok güzel...Yapabiliyorum hissi. Yavaş yavaş ustalaşıyorum. 1500'ü görür müyüm acaba bir gün? Tek sorun, diğer sitedeki oyun puanım pek aynı yükselişi yakalayamadı. Üst üste kaç oyun kaybettim. Canım sıkılıyor bu duruma. Öbür puan anlamını yitiriyor.

Ve kuaföre gittim. Ve saçlarımı boyattım. Ve kestirdim. Nihayet. En nefret ettiğim iş. Diş doktoruna gitmeyi bile yeğlerim kuaföre gitmeye. (çünkü ona 6 ayda bir gidiliyor niahahaha). Çok sıkılıyorum. O kadınların herbirinin kuaför koltuğunda değil de kraliçe tahtında oturuyor gibi pozlarına ifrit oluyorum. Geyikleri kulağıma ulaştığında, filtrelesem de ulaşıyor çünkü maalesef, fenalık geçirecek gibi oluyorum. Keşke çok param olsa, kuaför eve gelse. Ve şipşak halletse. Keşke saçlarım hiç beyazlamasa. Bir tanıdığım kendi kesiyordu saçlarını. Çok da güzel kesiyordu hem. Daha saçları beyazlamamıştı. Başka bir tanıdığım da, boyatmıyordu beyaz saçlarını. Aslında benim kafa yapısı da o yönde. Doğallık. Ama henüz güzel durmuyor o beyazlar. (ilerde duracak, evet, böyle de iyimserim).

Yarın biraz üst baş alışverişi yapmam lazım. Yaz bitti biliyorum ne üst başı diyorsun ama olsun. Geçen yaz aldığım üç beş tişörtün hiçbiri giyilecek durumda değil. Ya leke oldu, ya delindi. Evet deliniyor tişörtler artık. Deterjandan mıdır yoksa, kalitesizlikten mi bilmiyorum. Bir tane var, efsane. Gece yatarken giyiyorum. Ama korka korka. Ya bu gece deprem olursa, böyle dışarı fırlamak zorunda kalırsam? Ya da ölürsem. Beni bu tişörtle bulurlarsa. Lime lime lafı o tişört için yaratılmış. Dilenci giymez yemin ederim öyle parça pinçik. Ama atamıyorum. Seviyorum galiba. Böyle garip bir bağım var. Öyle şahane güzel de değil. Ucuzdu sanırım aldığımda dahi. Hani böyle enlemesine çizgileri yamuk basılmış. Öyle ucuz. Bir gün kararlaştırıp vedalaşmam gerek onunla. Ruhuma iyi gelecek. Biliyorum. O yüzden üst baş alışverişine çıkmam şart.

Diyeti lütfen sorma. Katlettim. Bana tek kazancı, eskiden güzel gelen bazı hazır ve zararlı yiyecekler artık ya çok yavan ya fazla şekerli geliyor. Diyeti bir ucundan yakalamam lazım gene.

Haydin bu günlük bu kadar. Kendine iyi bak. Terli terli soğuk su içme.



6 yorum :

  1. Enine çizgi, yıpranmış pijama olmuş tişört mü ??????

    Bayılırım.

    Aşırı nemden uyandım. Sabahın 5 bucugu. Gerçekten hava atamadi sırtından şu nem katmanını.

    YanıtlaSil
  2. Ya bende de delinmiş bikaçı, makina yapıyor diye şüphelendim ben ama şimdi aklıma geldi tam güve mevsimi, dikkat etmeli..
    Bu arada ben de kuaföre 6 ayda bir gidenlerdenim ama aksine çok eğleniyorum, tip tip tiplemeler, tam romanlık insan izlemeleri, o açıdan bakarsan eminim çok malzeme çıkacak sana :D

    YanıtlaSil
  3. Ahahaha siz o kıyafet durumundan bahsedince aklıma gerçek bir depremi yaşarken oturup ayakkabı giymeye çalıştığım geldi babam arkamdan itmese ayakkabımı da seçerdim :DDD

    YanıtlaSil
  4. @Kahve: enine fakat yamuk basılmış tişört rica ederim. Baskıda kaymış ve muhtemelen paçavra fiyatına satın alınmış. Neredeyse üstüne para vermişler almam için. Neden almışım peki? Neden? Neden? Bilmiyorrrrr. Sanırım üst baş alışverişi biçimimde bir yamukluk var. Kesin.

    YanıtlaSil
  5. @Ceren: güve hiç aklıma gelmemişti. Pamuk yer mi ki? Ben yün yer diye biliyorum. İlk yok canım güve değildir dedim, sonra düşündüm olabilir. Bir tane elbisem de abuk bir yerden delinmiş çünkü.
    Ya keşke dediğin gibi gözlem fırsatı diye kullansam o kuaför saatlerini. Ama dayanamıyorum. Baygınlıklar geliyor üstüme. Hepsi mi bilmiş olur bu kadınların, hepsi mi kraliçe olmaya gelir dünyaya? Nedir o havalar, afralar tafralar? Ve o kuaförlere çok ama çok acıyorum. Hayatları bunların arasında geçiyor. Bütün gün bunları çekiyorlar. Erkek egemen diyoruz ya, kuaförlerde tersine dönüyor sistem, kadın egemen bir dünya orası ve çekilir gibi değil.

    YanıtlaSil
  6. @Anıl, amanın, ayakkabı giymek mi? Büyük konuşmayayım. Sen ayakkabı seçmek diyorsun da 99 depreminde annemleri dışarı çıkarmam bir saat sürmüştü. Hadi diyorum, yok camı kapatalım. Yok gazı kapatalım. Yok şunu alalım. Yok bilmem ne. Ve bahçe katındaydık düşün. Bir adımda dışarı çıkabilirken, bir saat çıkamadılardı.

    YanıtlaSil