Salı, Temmuz 05, 2016

Parça parça.

Biraz yıldız biraz gökyüzü gören bir balkondayım şu an. Camlar ardına kadar açık. Yaz akşamı. Salonda çalan caz müziği buraya kadar ulaşıyor. Yanıma buzlu sade soda aldım. Biraz çekirdek, yaz akşamının şanı.

Khadra ile uğraştım bütün gün. Çalışmaktı o. Gol atamadan futbol oynamak gibi biraz. Benden önceki çevirmenin metni ile asıl metin arasında gidip geldim. Biraz endişeliydim. Yayınevi metin için uyarmıştı beni, korkutmamaya çalışarak. Ama korkmuştum. Zor demişti ama sanki başka, daha kötü bir şey demek istiyordu. Ya altından kalkamazsam? Ya hakkını veremezsem? Ya sandığım kadar iyi çeviremiyorsam? Sonra baktım, yok. Yaparım ben bunu. Kalkarım altından. Hatta gün bitmeden bir gol attım da. Bir tek sayfacık. Ama olsun. Hedefim oydu zaten. Bir kere ayağını eşikten atmak. Tekrar çalışmaya döndüm senin anlayacağın.

------------

İnsan bu memlekette bir gün önce "güzel şeyler olacak" yazmış diye yerin dibine geçebiliyor. Çok güzel şeyler oldu, çok, sorma.


-----------

Bunlar önceki taslaklardan. Yazdım yazdım, yarım kaldı. Gündeme berbat haberler düştü peşpeşe. Sadece havalimanı saldırısı değil. Bir arkadaşımdan çok kötü bir haber aldım. Ertesi gün kredi kartımın dört gündür kayıp olduğunu fark ettim. En son dün gece hafif baş dönmesiyle erkenden yattım, ve bugün günün büyük kısmını hayatımda yaşamadığım şiddette bir baş dönmesiyle geçirdim.  Ayakta duramıyordum. Saatlerce uzanmak zorunda kaldım. Şimdi iyiyim. Biraz çeviri yapabildim. Biraz da halletmem gereken işleri hallettim. Yemek filan yedim. Ama tadım tuzum yok. Hatta buraya neden geldiğimi ben de bilmiyorum. Bu gece film izleyip kafa dağıtmak istiyordum ama film izlediğim bilgisayar aşırı ısınıyor, söküp tozlarını almam gerekiyor ama hiç halim yok. Zaten artık biraz geç.

Haber izledim onun yerine:

-Nigel istifa etmiş. Bir de öbür komik saçlı olan.
-Adamın biri sigara içtiği için sokakta yumruk yiyip beyin sarsıntısı geçirmiş ve yumruğu atan bir gece nezarette kaldıktan sonra tekrar aramıza dönmüş.
-Meyve halinin orada çarşaflı şüpheli bir şahıs görmüşler, orasından burasından kablo çıkan, kaçırmışlar ellerinden. O da aramızda.
-Sonra Hindistan'la ilgili bir program yayınladı fransız televizyonu. Küçük bir kız, köyünde çocuk ziraat bakanı olmuş. Köyündeki susuzluk sorununu halletmek için tiyatrocuları görmeye gidiyordu, kuklalarla susuzluk konusunda insanları eğitmek için. Bir de köyün ihtiyar heyetini ikna etmek zorunda kalıyordu. Başarıyordu en sonunda. İyi geldi bana.
-Bir de bu akşam değil ama bir kaç gün önce, sanırım Euronews altyazı geçerken okudum, ozon tabakası biraz kapanmış.

------

Bunu da dün gece yazıp gene yattım uyudum. Bugün biraz daha iyiyim. Başım filan dönmüyor. Sabaha doğru bir rüya gördüm. Bana gereksiz gereksiz sitem edip canımı sıkan küçük bir çocuğa, "ben de senin kaprislerinden sıkıldım ama artık diyordum, yok öyle, yok böyle". Ve bunu diyebildikten sonra inanılmaz rahatlıyordum. Onca zaman içimde tutmuş oluyordum çünkü. O küçük çocuk gerçekte kim, biraz merak ediyorum. Belki belli birisi değildir. Belki genel insan ilişkilerimdir. Genel eğilimim, insanların canımı sıkan davranışlarını sineye çekip yok yere kendimi sıkmak çünkü. Bunu aşabilsem çok büyük bir adım olur kişisel gelişimimde. Rüyamdaki ferahlık sonrasına da taştı. O yüzden ümitliyim.

On sayfa çevirdim şimdilik. Bu berbat gündemde fena sayılmaz. Geçen ayki hedeflerimin ulaştığı sonuçtan memnunum. Romanı ilerletmek, yediklerime dikkat etmek vardı başlıca. Bugün ilk defa 66'nın altına indim. Sonunda. Galiba ayda bir kilodan fazla vermek gerçekçi değil. Bu ay için de hedeflerimi saptadım. Çeviri de şimdi o hedeflerden biri. 70 sayfa hedefledim. Bakalım. Şimdi bunu yayınlayayım ve çevirimin başına döneyim.








6 yorum :

  1. Hani bir yazınızda bu kötü gündemi umudumuza,mutluluğumuza görünmez bir şekilde engel koyan ele benzetmiştiniz ya,hala aklımda;hala doğru.

    Umarım sizin,bizim,hepimiz için güzel bir yarın olur,ya da bir yarın olur!

    xoxo

    YanıtlaSil
  2. uff kolay gelsin yaa aman bi de sağlığına dikkat et. bayram da dinlenme fırsatı hadii. kitap çevirisinde sanırım ideal olan günde 3 sayfa çevirmekmiş. :)

    YanıtlaSil
  3. Anıl cım bilgisayar dan yorum giremiyorum. Telefon dan şimdilik.
    Öyle demişim demek. Uçmuş gitmiş aklımdan. Güzel yarınlarımız olsun. inanmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. @ deeptone: teşekkürler, ya evet sağlık çok önemli. sanırım ruhsal olarak sarsıldım bütün olanlara bitenlere. Bayramda dinlenmek demek benim için sadece insanların buradan tatile çıkıp, şehri daha az korna sesine maruz bırakması, ve daha tenhalaştırması demek. Kafa dinliyorum resmen. Ama bol bol çalıştım. Zaten mesaili bir iş olmadığı için bu çeviri, bayram seyran fark etmiyor. Günde 20 sayfadan fazla çevirdim bir önceki kitabı örneğin bazı günlerde, günde üç sayfa nedir ki :)

    YanıtlaSil
  5. Senin haberlerin iyi, ne güzel, tebrikler:)

    YanıtlaSil
  6. Bu haberlere mi güzel diyorsun sen. Bunu yazdığımda içim kan ağlıyordu. Asıl bugün daha iyiyim.
    Gene de buranın o kadar tenhalaşmadığını görmek iyi geldi. Teşekkürler.

    YanıtlaSil