Çarşamba, Temmuz 06, 2016

Daha iyi.

Aynı geçen günkü balkondayım. Rahat beyaz koltukta. Güneş yeni battı. Hava birazdan kararmaya başlar.

Verimli geçen bir gündü. Üç-dört sayfa hedeflemişken, yedi sayfa çevirebildim, çok da kasmadan. Haftalık 24 sayfa hedefime yarın rahat rahat ulaşacağım. Galiba sandığımdan daha kısa sürede bitecek kitap. Mayıs ayında çevirdiğim Louise'in not defteri, herhalde bayram bitiminde matbaadan çıkar. Elimdekini de Eylül başında bitirebilsem, sonbahar geldiğinde, basılmış iki çeviri kitabım olur. Daha da sırada bekleyen kitap var aslında.

Bana çalışkan ve disiplinli diye diye beni de inandıracaklar en sonunda. Hoşuma gidiyor laf aramızda böyle denmesi. Böööyle kabarıyor koltuklarım filan.

Bugün kilo konusunda da memnundum durumdan. Hala 66 altıyım. 200 gr daha gitmiş. Biraz fark ediliyor dikkatli bakınca. Ama benden başkası göremez. Çizelge tutmak çok fark ettiriyor. Çizelge insanıymışım ben. Kilo çizelgemi görsen, atomu parçalıyorum filan sanabilirsin. Ya da Wall Street'te finans analizi yapıyorum filan. Çizelge olmadan beşinci gün unutmuştum ben, rejim kararı da neymiş diye. Bir ayı bitti. Şimdilik iyi gidiyor. Bir de yogayı yürüyüşü filan günlük programa entegre edebilsem, o zaman mükemmel olacak işte. O zaman çok şahane olacak.

Şu sayfadan sonra dışarı çıkıp karpuz alacağım diye motive ettim kendimi çeviri yaparken. Benim burada karpuzları yarım satan bir manav var. Karpuz yarım da ne oluyor sanki gerçi. Gene 10 kilo filan var. Neyse. Gittim aldım geldim. Sonra dilimleyip saklama kabına aldım. Sanırsın çok büyük bir iş başarmışım. Öyle bir doyum. Sanki ev, şimdi ev olmuş. Sebebi var. Çünkü annemlerin evinde, bugünlerde çalışkan ve disiplinli denen bendeniz, asla tenezzül edip karpuz dilimlemezdim. Hep başkasının dilimlediklerini yerdim kaptan. O akan sulardan çok tiksinirdim sanırım. Dilimlemedikçe, yıllar zarfında sanki o iş büyüdü. İşlerin en büyüğü oluverdi. Tembellik çok fena bir şey. Hemen silkin. Değmiyor. Vicdanında taşıyorsun o işleri. Gene gelip sana yük oluyor. Yap, kurtul. Gitsin üstünden. Valla.

Karpuz aldım, bir de yazın şanından saydığım kabak mücver ve patlıcan kızartması için malzeme. Bir de zeytinyağlı yaptım mı tamamdır. Beni birkaç öğün idare eder.

Sonracıma, daha bitmedi. Satranç problemi çözdüm demin. Bana ne oldu bilmiyorum, bugüne kadar çıkabildiğim fakat kalamadığım en yüksek puan 1350 civarıydı. Ama ben çıkabilsem bile en sonunda 1310 dolaylarına geri dönüyordum. Bugün rekor kırdım. 1385'e çıktım ve 1375'le günü kapattım. Görülmemiş şey. Demek ki artık 1400 hayalleri kurabilirim.

Böyle. Bugün biraz daha iyiyim yani senin anlayacağın.

Ali Nesin Matematik Köyü'nün başarısından sonra şimdi de Felsefe Köyü kurmak istiyormuş. Maddi desteğe ihtiyacı var. Keşke bir de Satranç Köyü kursa. Aslında Matematik Köyü'nün neye benzediğini, nasıl işlediğini, bir günün orada nasıl geçtiğini görmeyi çok isterdim. Var mıdır acaba böyle bir yazı. Hiç araştırmadım ki.

Olumlu olana odaklanmaya ihtiyacım var. Kontrolümde olmayan şeylerin hayatımı ele geçirmesine izin vermemeliyim. Ali Nesin ve inisiyatifi, bir önceki yazıda bahsettiğim o küçük Hintli kızın köyünde susuzluğa çare bulmak için çabası. Haftalardır hatta aylardır uğraştığım şeylerin durup durup neredeyse aynı gün meyve vermesi. Şunları peşpeşe yazınca bile içime iyi hisler doluyor. Bir baltaya sap olabilmek istiyorum. Bir işe yaramak. Çeviri işi bunu bana bir nebze olsun yaşatıyor.





Not: Kalem Nasırı sağolsun araştırmış: Nesin Matematik Köyünü tanıtan ve oradaki onbeş günlük kamp hayatını kaleme alan bir link bulmuş: http://yumurtaliekmek.com/nesin-matematik-koyu-nedir/

Ben de matematik köyünün resmi sitesinin linkini ekliyorum: nesin matematik köyü resmi sitesi

6 yorum :

  1. Merak edip baktım:) yumurtaliekmek.com yazmış deneyimlerini.

    YanıtlaSil
  2. Yaşa be Kalem Nasırı! Çok yaşa sen. Hem de bölüm bölüm anlatılmış. Benim arayıp linki koymam gerekirdi. Mahcup oldum. Satranca daldım. Karpuzun hikayesine döndü :S

    YanıtlaSil
  3. Mahçup olacak bir durum yok. Ben lisanstayken bizim üniversitede hocaydı Ali Nesin ve o zamanlarda bir söyleşisine katılmıştım. Kendisi ve yaptıkları hep ilgimi çekmiştir.

    YanıtlaSil
  4. Ayyyy demek yakından gördün, tanışmayı isterdim ama tanışsak bile onun ilgisini çekecek birşeyler anlatabileceğimi sanmıyorum. Gene çekingenlikten dut yemiş bülbüle dönerim ben.

    YanıtlaSil
  5. Bu sabah erken uyanıp spor yaptım güne erken başlayabildiğim için çok mutluydum şimdi de küçük joe'nun bu pozitif yazısını okudum,çok daha mutluyum!^^ Motivasyon da paylaştıkça çoğalıyor.

    YanıtlaSil
  6. Ben de bu sabah uyanıp telefona baktım, ve senin yorumunu okudum. Ben de güne sporla başlayacağım dedim. Yoga yaptım. Şimdi kendimi daha da iyi hissediyorum. Ne tuhaf, ne güzel etkileşimler bunlar. İnternet olmasa, kimsenin kimseden haberi olmadan yaşayacak. Etkileşimde olmayı seviyorum, olumlu olanları daha da çok seviyorum.

    YanıtlaSil