Çarşamba, Haziran 01, 2016

Aktif hayat

Vay blog. Bugün Louise'in not defterinin ilk yarısının düzeltmelerini bitirdik. Güle oynaya. Bir çeviri bundan daha eğlenceli olamaz herhalde. Ve bugün başka bir yayınevinden, başka bir kitap için yeni bir teklif geldi. O kadar sevindim ki. Bu seferki Psikoloji'yle alakalı. Piaget'yi psikoloji veya pedagoji okuyanlar bilir. Anlaşırsak ben çevireceğim. Ben! Ben! Muehehehe.(yani bir kitabını).

Asıl demek istediğim, eskiden böyle bir şeye sevinmezdim ben. Şimdi sanırsın beni şahane insanların geleceği bir partiye davet ediyorlar. Alt tarafı kıçımı sandalyeye koyacam, ve evin içinde kendi başıma şunun türkçesi neydi, şu cümle dengeli oldu mu, anlaşılıyor mu, kırk saat kafa patlatacağım. Ama işte güzel geliyor şu an bana. Çünkü bir proje. Çünkü yeni insanlarla tanışacağım. Çünkü işin ucunda başarılı olma ihtimali var. Bir de elime para geçiyor. Bir de, eğer Piaget'yi çevirecek olursam, okuduğum onca sene heba olmaktan biraz kurtulacak. Çünkü yayınevinin beni tercih etmesinin sebebi, benim alanım olması.

Çalışmaya neden aktif hayat dendiğini anlıyorum şimdi. Asıl sevdiğim galiba bu. Bu aktif olma hali. Bir işe yarama, bir işin ucundan tutma durumu. Hayata katkıda bulunmak. Yoksa akşama kadar evi topla, yemek yap, çamaşırları katla, yok tezgahlar, ohooo...

Ne kadar onarmışsam yaralarımı. Benim gibi tembeller tembelinin edeceği laflar değildi bunlar. Şundan onbeş sene önce, nasıl zul gelirdi çalışmak. Nasıl angarya. Nasıl ağır. Şimdi enerjim var, kendime güvenim, başarılı olma arzum. Yaptığım işte bir farkım olsun istiyorum.

Ben bunları yazarken yayıncım ikinci yarıyı da okuyup işaretlemiş. Ve ne güzel sözler söylemiş, tebrikler etmiş. "Bu yaşımda bayıla bayıla okudum" demiş mesela.

Şimdi: ayın onbeşine kadar çeviri tatili. O arada romanı bir silkelemem lazım. O ara ele aldım, aldım. Yoksa gene kaynayıp gider, sonbahar gelir ben hala üçüncü bölümü yazmamış olurum. Biraz eve çeki düzen. Biraz dinlenme. Ve yeni kitap için enerji toplamaca.


10 yorum :

  1. Oh mis... daha güzel günlere inşallah

    YanıtlaSil
  2. Harikasın, tebrikler:) ben hep yaşım ilerledikçe enerjimin ve çalışma azmimin azalacağını düşünüp üzülürdüm ama öyle olmadığını duymak süper:))

    YanıtlaSil
  3. @ Sibel mis ki ne mis valla. İnşallah hep beraber.

    YanıtlaSil
  4. @ Eren: evet ama bundan öyle bir çıkarım yapmak ne kadar doğru emin değilim. Çünkü onbeş sene önce yakamdan düşmeyen berbat bir depresyonla uğraşmaktaydım, hayat şartlarım şimdikinden çok farklıydı. O zamandan bu zamana çok yol katetmişim. Çok çaba göstermişim. Çok uğraşmışım. Çok şey öğrenmişim.

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Küçük Joe:)
    Yazılarında hayatı dengeleme sürene bakıyorum bir de. Sıfıra inmekte artık. Bu beni mutlu ediyor. Çünkü üzüm üzüme baka baka yeşilleniyor.
    Romanın sana yaptığı bir güzellik olarak algılıyorum çeviri işini. O gelmeden evi yeniliyorsun gibi. Şimdi seni uzmanı olduğun alana da buyur ediyor.
    Kolay gelsin:)

    YanıtlaSil
  6. Resmen içim ışıldadı. Çeviri tatilinde sana mis keyifler.

    YanıtlaSil
  7. @Özlem: "hayatı dengeleme süresi" mi?
    Romanın ve blogun bir güzelliği. Yıllarca sözcükleri tuşlara işlemenin bir meyvesi. Akıcı olmam gerektiğinde olabiliyorum o sayede. Yıllarca günlük yazmaktan. Yıllardır okunmaktan. Suyun sivriliklerini törpülediği bir kaya parçası gibi, zaman da sözcüklerimin kenarını kayganlaştırdı.

    YanıtlaSil
  8. @ Dukujum: teşekkürler <3 <3 <3

    YanıtlaSil
  9. Harika :) Çevirinin romana da çok faydası olacak bak göreceksin, bir nevi teknik çalışması çünkü..

    YanıtlaSil
  10. Evet metne düz bir okumadan daha yakın oluyorsun ne de olsa.

    YanıtlaSil