Çarşamba, Mayıs 11, 2016

Sürprizli günler.

Yolculuk yapmanın en güzel yanlarından biri evine dönmektir derler ya. Şu an hissettiğim duygu o. Sığınağımdayım. Müzik koydum sakin, The İnnocence Mission, Mutlu Keçi'den öğrendim, küçük ışıkları yaktım. Yolculuğa çıkmadım. Sadece bu son beş günde katıldığım üçüncü sosyal etkinlik. Evin dışına çıkmak, üst üste, iyi geldi. Yolculuğa gidip gelmiş gibi. Özellikle akşam saatlerinde. Galiba daha çok sosyal etkinliğe katılacağım bundan böyle. Sevdim ben bu işi. Sabahtan çevirimi de yapmıştım. Oh mis. Çeviri epey ilerledi. Kolay gidiyor. 250 sayfanın 60 sayfası bitti bile. Neredeyse çeyreği gibi bir şey. Bir kaç günde.

Şimdi de biramı aldım ve yemişimi. Birazdan ya bir satranç maçı oynarım ya da yeni bir satranç belgeseli izlerim. Kasparov'lu belgesel hoşuma gitti geçen gece. Kasparov'un bu kadar karizmatik ve hoş bir adam olduğunu bilmiyordum. Kan mı çekiyor nedir. Annesi Ermeni. Evet çok kişi bilmez bunu.

Dün Tanpınar Edebiyat Festivali'nin açılışına davetliydim. Çok gidesim yoktu. Sonra içimde onu hallettim. O gidesi olmama halini. Gitmeye karar verdim. İyi ki gitmişim. Orada sap gibi ortada daha ne kadar dolanacağım diye düşünürken arkamdan bir el omuzuma dokundu. Döndüğümde Fransa'dan tanıdığım arkadaşımı gördüm. Vay E! burda senin ne işin var diye sevinirken, beni buraya H. getirdi dedi. Kalabalığın içinden bir el uzandı bana doğru. Bir de kafamı kaldırdım ki, az kaldı kalp krizi geçiriyordum. Yerlere göklere sığdıramadığım, en en en beğendiğim yazar bana tanışmak için elini uzatıyordu. O şaşkınlıkla "sizin en büyük fanınızın" dedim. Tabii ki ne dediğimi anlamadı. Ne? Der gibi baktı suratıma. Hayır açıklıyorum şimdi bir dur: bütün gün çeviri yapmaktan beyin devrelerim haşat olmuş. Çeviri yaptığım kitapta ergen kız bir şarkıcıya hayrandır, böyle çılgın hayranlığa fransızca "fan" denir. Türkçede fan serinletici pervaneye denir elbet o ayrı. Neyse ben H.'a öyle dedim. Gerçi biliyordum, E. nin H. nın kitaplarının kapaklarını çizdiğini. O işe de zaten ayrıca dumur olmuştum vakti zamanında, nasıl yani, yuh, nasıl olur, tesadüfe bak diye. Ama gene de çok şaşırdım işte. Hem E. nin Istanbul'da oluşuna hem de onu görmenin şaşkınlığını atamadan, tam bir saniye sonra beni H. 'la kişisel olarak tanıştırmasına. Rüya gibi bir şey. Tabii H. bütün akşam ordan oraya gitti. Sadece gece bitince kadehleri aldılar bunlar, kapının yanına çıktık, sokağa, bir tane elektrik trafosu gibi bir şeyi masa niyetine kullandılar, sigara içtiler. E., en en en beğendiğim yazar ve ben. Üçümüz. Ya. Böyle bir geceydi. Sonra eve geldiğimde kendime gelmem zor oldu. Vay anasını, vay anasını nereden nereye deyip durdum kendi kendime.

Tanpınar Edebiyat Festivali açılışı


Bu gece de başka çok sevdiğim bir yazarın bir paneline katıldım. Burada çok kere adından bahsettiğim, adına etiket açtığım, hatta bazen bu bloga yorum bırakıp beni sevinçten zıplatan biri: Hikmet Hükümenoğlu. Gene Tanpınar Edebiyat Festivali kapsamında Gürültü üzerine bir konuşmaydı. Diğer konuşmacılar Norveç'ten festivale katılan, Erlend Loe, Macaristan'dan Tibor Fischer ve Türkiye'den Tarık Tufan. 




İşte böyle blog. Günler inanılmaz sürprizlerle beraber geliyor. Yani çok güzel şeyler olacak diyordum. Ama böylesini hiç beklemiyordum. 

Satranç maçı ve belgeseli yalan oldu bu arada. Olsun. İyi geceler dünya.




15 yorum :

  1. Merhaba. Bu yaşadıklarınıza çekim yasası diyorlar sanırım (: Yazılarınızdan gözlemlediğim kadarıyla siz kendinizi motive edip iyi hissetmeye başladığınız zaman güzel bir şeyleri tetikliyor ve sizi iyi hissettirecek şeyleri hayatınıza çekiyorsunuz. Okuduğum sayısıııız kişisel gelişim kitaplarında altı çizilen konu buydu. Uygulayabilene ne mutlu (: Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
  2. Yazdıklarınızda böyle Bridget Jones tarzında bir tat var. Hepimiz bir şeyler yaşıyoruz ama siz pek güzel anlatıyorsunuz.

    Her gün yeni yazı var mı diye baktığım tek blogsunuz şu sıralarda.

    çok sevgiler ve selamlar küçük joe :)

    YanıtlaSil
  3. Ne kadar güzeel, dünkü etkinlikten haberim vardı, gitmeyi de çok istiyordum ama olmadı malesef, iyi ki gitmişsiniz:)

    YanıtlaSil
  4. Yazıyı okuduktan sonra kendimi dışarı atasım geldi. Belki bir kaç tanıdığa rastlar bugünü monotonluktan çıkarırım diye ümit ediyorum. :))

    YanıtlaSil
  5. @ Sade: çekim yasası filan pek rağbet etmezdim ama işin içinde farklı da olsa bir gerçek payı olmalı. Benden de sevgiler ve selamlar.

    YanıtlaSil
  6. @ Dolunay Surat: çok teşekkür ederim güzel sözlerinize. Beklenmek, okunmak kadar güzel bir his. Benden de sevgiler ve selamlar.

    YanıtlaSil
  7. @ Eren: ya evet gelseniz ne güzel olurdu. Ama birbirimizi tanıyabilir miydik o kadar kişinin içinde? Nereden nasıl? Güzel bir etkinlikti çok ayrıntılarına giremedim yazıda çünkü dün akşam biraz mesaj trafiği yaşadım ve yazıyı bitirmek istedim en sonunda ama ilginç fikirler vardı günümüz dünyasıyla ilgili.

    YanıtlaSil
  8. @ Çıplak Yazar: ne varsa gerçek karşılaşmalarda var. Burada klavye başında yaşadıklarımız sadece dümdüz bir boyutu insan ilişkilerinin. Ee ne oldu? Çıktınız mı? Karşılaşabildiniz mi? :)

    YanıtlaSil
  9. yok bee ne karşılaşıcaz hiç kimseyi görmedim. Tanıdık gördüğüm tek canlı eve gelince bahçedeki kediydi ona da trip attım iyi mi. Pisi pisi gel diyorum kaçıyo sevecektim gelmezsen gelme lan dedim.

    YanıtlaSil
  10. :D Gene çıkın bence. Görene kadar. Benim belli semtlerim var illa tanıdık birilerine rastladığım. Eskiden Beyoğlu bunlardan biriydi. Şimdilerde pek uğramıyorum. Pisi de ayıp etmiş ama. Belki elinizde yemekle gitseniz?:)

    YanıtlaSil
  11. Yemek mi ya yemin ederim ben sütten nefret ederim hiç sevmem sırf hayvancagız içsin diye bakkaldan süt alıyorum. Arada tavuk falan da veriyorum öyle yemek artıgı. Nankör işte.. :D

    YanıtlaSil
  12. Gerçekten de nankörmüş. Yapacak birşey yok. :D

    YanıtlaSil
  13. Bir dahaki etkinliginizi katılmadan önce yazarsanız belki en azından bir şans olur o zaman?:))

    YanıtlaSil
  14. @ Eren: katılacağım etkinlikleri önceden buradan açıklamayı tercih etmiyorum, çünkü burayı okuyan çoğunluk iyi niyetli ama arada çok ender de olsa arıza çıkaran insanlar da oluyor.

    YanıtlaSil