Çarşamba, Mayıs 25, 2016

Kısa kısa.

Yatmadan kısa bir post atayım buraya dedim. Günler yoğun olarak çeviri yaparak geçiyor. Son elli sayfa kaldı. Bugün yirmi sayfa çevirmişimdir. Gözlerim bitik halde. Hala ekrana bakıyorum. Özleyeceğim Louise'i ve Ricky'sini. Kapağı tasarlansın, buraya koyacağım anı sabırsızlıkla bekliyorum. Onbir yaş üstü için. Ve bence kızlar için. Komik baya. Ben çevirirken çok güldüm, çok eğlendim. Bir de dediğim gibi çok alıştım Louise'e. Yayıncıma da alıştım. Hem çabuk dönüyor maillerime, hem de güzel güzel sözlerle dönüyor. Moralim bir anda tavan yapıyor. Günler de zaten güzel geçiyor genel anlamda. Tam cila oluyor. Çok akıcı olmuş çeviri diyor mesela, bir solukta okudum diyor, çok beğendim diyor...Bir anda dünyalar benim oluyor.

Fırsat bulunca maden suyumu alıp balkondaki koltuğuma kuruluyorum. Günlüğümü, kalemimi alıyorum. Bazen bilgisayarı da. Yazıyorum. Kendimle ilgili yeni şeyler keşfediyorum. Dallanıp budaklandığımı hissediyorum bir ağaç gibi. Gelişiyorum. Özgürleşiyorum. Daha cesur olabiliyorum örneğin. Ve sanırım daha güçlü. Cesaret, umarım birgün bu sözcük üstüne bir kitap yazarım. Roman mı olur, deneme mi, onu kestiremiyorum.

Yeni bir blogger keşfettim. Bir kadın. İngilizce yazıyor. İsmi Andrea. Kurslar satıyor aynı zamanda internette. Postları beni çok etkiliyor. Bazı zaman ağlayacak gibi oluyorum.

******

Bunu dün gece yazdım. Çok uykum vardı ve yorgundum, yattım. Bugün de çeviri yaptım. Kırk sayfadan az kaldı. Bitti bitecek. Komik Louise. Yazıp gönderdim yayıncıma. Gene hemen döndü, gene bana iltifat etmiş. O sırada telefonum bildirim verdi. Baktım. N. Bizim yazın tutmayı planladığımız o güzel evin rezervasyonunu yapmış. Haber veriyor. Yarına kadar onay gelir.

Pazar günü doğumgünüm ve benim hayatım daha yeni başlıyormuş gibi. Bu iyi birşey mi kötü birşey mi karar veremiyorum. Biraz geç kalmışlığın verdiği bir eziklik var. Heba oldu onca yıl gibi. Ama hem elimden gelen birşey yok bu konuda, hem de başka türlü olamazdı. Böyle olması gerekiyordu demek ki.

Şu sıralar loto oynamam lazım. Çıkarsa şimdi çıkar. Ama çıkmayacak. Ama lotonun büyüğü çıkmış zaten boşver. Huzurdan büyük servet var mı? Ve umut?

Bu akşam çeviriye biraz erken ara vermek çok iyi geldi. Biraz coursera'nın bir dersini aldım. Oyunlaştırma (gamification) diye. Daha önce kayıt yaptırmıştım ama kimbilir araya ne girmişti. Tekrar kayıt yaptırdım. Başladı. Bir de satranç problemi çözdüm. Aboneliğimi küçülttüm oraya. O da günlük problem çözme sayımı sınırladı. Daha bile iyi. Duracağını bilmek iyi. Yoksa kaptırırım kendimi gider.

Çeviri bittikten sonra yapacaklarımı düşünüyorum. Herhalde bol bol kitap okurum. Şu 100 dollar startup ve Thinking like Bill Gates'leri. Ve bir yandan iş kurma planları yaparım uzun vadeli. Biraz elişi yaparım. Yazın kızlar için bileklik yaparım belki. Ya da pinterest'ten bulduğum başka bir proje. Mesela şöyle bir şey gördüm: müzik portesi çizen kalem. Hakkındaki yorumlar çok olumsuz. Silik çiziyormuş filan. Bunun aynısını ben yaparım ki. Çok kolay. Beş tane ucu güzel yazan tükenmez kalem alırım. Sert bir mukavvaya tutturum. Filan. Üstünü de neden olmasın fimo filan kaplarım. Ergonomik. Aslında ben yapacak olsam buna bir de düz çizsin diye bir yerine ince bir cetvelimsi monte ederim. Belki bir çeşit ince plastikten. Takıp çıkarılabilen. Bir de beste yapmasını öğrendim mi tamamdır :D




Aslında salona çerçeve asmak istiyorum. Bir de raf monte ettirmek. Bir de abajurlarım var. Ve belki ayaklı yer lambası.  Birini bile yapsam büyük iş görmüş olurum. Gazeteliğin astarı daha dikilmedi. Of. Özledim ama elişi yapmasını. Çoktandır bir şey yaptığım yok.

Biraz boş bir post oldu kusura bakma. Arada gittim dolandım pintereste, hayal kurdum. Şöyle bir balkonum olur mu bir gün?








10 yorum :

  1. yatak odası gibi balkon.evet olabilir.neden olmasın ki? :)

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Küçük Joe,
    Hakikaten en büyük zenginlik huzur. Bu aralar en çok ihtiyacım olan şey. Daha doğrusu çoğu kişinin ihtiyacı olan eh parada olsa fena olmazdı hani.Ya benim balkonda küçük sayılmaz ama böyle de yapabilirim. Ama nasıl temizlenir ki yağmur yağınca ne olacak topla tekrar aynı konuma getir. Yani bende buldumda bunuyorum :))) laf benmkide hep mutlu ve huzurla kal.

    YanıtlaSil
  3. balkonun üstü açık gibi görünüyor, yani minderlerin temiz kalması için onları sadece kullanacağınız zaman mı dışarı çıkaratacaksınız? bu beni böyle bir balkon fikrinden soğutuyor:)) yazılarınız hep çok hoş, pozitif ruh haline sokuyor hep beni, sevgiler:)

    YanıtlaSil
  4. Ben şimdiden doğum gününüzü kutlayayım sonra unuturum falan içim kötü olur,iyi ki bu güzel paylaşımların ve yaratıcı zekanla bu alemdesin;bloğunu ciddi anlamda kitap gibi okuyorum ve sen benim başrolümsün,iyi ki böyle bir kitaba ve başrole sahibim,iyi ki varsınız;bu klişe olandan değil gerçek bir ''iyi ki!''

    Piyango konusunda düşüncen çoook güzel.Siz zaten insanların parayla alamayacağı 2 önemli şeye sahipsiniz umut ve azim.Çeviri işi umarım güzel biter.Hangi kitapları okuyacağınızı merakla bekliyorum!

    YanıtlaSil
  5. @mızıka: sen söyleyince bir daha baktım, gerçekten yatağa benziyor, ama güzel yine de.

    YanıtlaSil
  6. @ Sibel: doğru hem huzur hem para neden olmasın? Fena mı olur? Hiç bile :) Ne istersek onu elde ediyoruz. Buna artık ikna oldum.
    Buldun da bunamadın, hayır, bak senden başka kaç kişi düşünmüş temizlik faslını, yağmur olasılığını. Ne kadar gerçekçisiniz. Ben bulutların üstüne bindim mi gidiyorum kaptırıp. Çok doğru. Öyle resimdeki gibi değil. Ya yağmur yağarsa? Ve kim nasıl temizlesin orayı? Hem sırf yağmur değil açık balkona kuş da pisler.

    YanıtlaSil
  7. @ Eren: işte ben o olasılıkları aklıma bile getirmedim Sibel'e söylediğim gibi. Ne güzel bakıyorsunuz. Sonra özenicem, günün birinde belki olacak buna benzer bir alanım ve ilk yağmurda ilk temizlikte kocaman bir hayalkırıklığı. Sanki neden önceden düşünmedim diye hayıflan sonra.
    Çooook sevindim olumlu duygulara sebep olduğuma.

    YanıtlaSil
  8. @ Anııııııııl! Çok teşekkür ederim kutlaman için.
    Ne güzel sözler onlar...Ne kadar gururlandım!...
    Çeviri bitti bitecek ramak kaldı. Okuyacağım kitapların isimlerini yazmıştım yukarı ama olsun gene yazayım: 100 dollar startup ve Thinking like Bİll Gates.

    YanıtlaSil
  9. iyi akşamlaar. kitap çevirisi sanırım kutlarım. günde yirmi sayfa çok iyi onun için de kutlarım kii. doğum günü için de ve diğer hoş haberler için dee :) işallah olsun istediklerin. öyle heba demeee geçmiş geçmiş işte. :) ay yaa eren ve mızıka da blogundaymış ki. eren, en iyi ve en eski arkadaşlarımdan, mızıka da öyle ama o daha yenii :) hayal kahvesi, aydan atlayan kedi deee çok eskilerden onlar da iyi arkadaşım. sahildeki ev, berkay daa. ya bakar mısın, son yazıma bir bakabilir misin lütfen. hepimizin olduğu olmaya devam ettiği bir blogger yorum kulubü var, ceyda arkadaşımız kurmuştu. daha çok blog bizi tanısın daha çok yorumlaşalım diye birbirimizi destekliyoruz. sen de zamanın olunca o bloga bakıp sen de bu yorum kulübüne girsenee istersen. bi de, ben bloglara üye olmadan blog okuyom işte, serbest geziyom. yakınlarda senin blogunu tanıtcam azcık, arkadaşlarımıza, daha çok arkadaşımız gelsin bloguna. görüşürüz yine gelirim ki. kolaylıklar dilerim çevirinde. şimdilik iyi geceler. baş baş :)

    YanıtlaSil
  10. @ deeptone: çok teşekkürler tüm kutlamalar ve güzel dileklere.
    Baktım son yazına öyle geldim buraya. Her zaman beklerim ve tanıtım için de sonsuz teşekkürler ama sanırım blog yorum kulübü bana göre değil. Çok teşekkürler yine de :)
    Sana da iyi geceler. :)

    YanıtlaSil