Perşembe, Mayıs 19, 2016

Geçen Bill Gates'le çay içiyoruz...

Kişisel gelişim makalelerinde ya da kitaplarında çok dönen bir cümle vardır:"zamanını beraber geçirdiğin beş kişinin ortalamasısın" diye. Kimlerle zaman geçirdiğin önemli bence de. Fakat şöyle bir durum var. Çocukken, hatta ergenken, hatta yirmili yaşlarında bile çoğunlukla zamanını (vermek diyorum ben ona artık) kiminle geçirdiğine sen karar vermiyorsun. Evde ailenle berabersin, okulda oraya çeşitli yollardan gelmiş rastgele yaşıtlarınla ve öğretmenlerle zaman geçiriyorsun. Ben çocukken şimdiki gibi çocuklar keman kursundan, aikido kursuna taşınmıyorlardı. Dolayısıyla yazın hariç, çevrem ev halkı ve okuldaki çocuklardan ibaretti. Yazın adada mahallemdeki çocuklar eklenirdi bunlara. Büyüdüğünde, iş hayatına girdiğinde, okuldaki insanların yerini iş arkadaşların alıyor. Onları da tam olarak seçtiğin söylenemez. En kötü ihtimalle, şartlar dayanılmaz durumdaysa, istifa etme seçeneğin var (tabii kendine yeni bir iş bulduktan sonra).

Okuldayken de seçici davranabilirsin elbet. Herkesle arkadaşlık etmeye mecbur değilsin. Ama, gene de bu seçim kısıtlı bence.

Celes* der ki, bir konuda başarılı olmak istiyorsan, doğru insanlarla çevrelemelisin kendini. Ve işte Celes farkı geliyor şimdi: çevrelemek derken, der Celes, o insanları bizzat tanımak zorunda değilsin. Buluşup arada bir, bir kahve içmek, ya da her gün telefon açıp, bir saat muhabbet etmek değil olay. Onların fikirlerini okuyup, hayat felsefelerini  inceleyip, entelektüel olarak tanımaya çalışmak da onlarla çevrelenmektir. Bu şekilde çevrelenmek içinse çoğumuzun imkanları çok geniş. Çünkü bunu kitaplar yoluyla yapabiliriz, biyografiler ve o kişilerin bizzat kendi yazdıkları kitaplar var, youtube'da belgeseller var, filmler var. Var da var. Hem şu an hayatta olmayan insanlarla da çevrelenebiliriz bu şekilde. Mozart, Pasteur, Darwin.

Sana desem ki, geçen akşam Kasparov'la yemek yedim, dün sırf başarılı girişimcilerin davet edildiği bir partideydim, bir sürü insanla tanıştım, muhabbet ettim, bugün öğleden sonra da Bill Gates'le çay içtik... Kulağa nasıl geliyor? Muhteşem değil mi? Halbuki gerçekler bundan çok da farklı değil.  Geçen akşam yemekten sonra Kasparov belgeselleri izledim. Dün başarılı girişimcilerin hikayelerinin derlendiği bir kitaptan 40 sayfa okudum. Demin de Bill Gates'in kitabını karıştırdım. Kanka olsak onların dehasının özüne bir yemekte, bir partide, bir çay sohbetinde ulaşamam. Sürekli ders verir gibi konuşacak halleri yok adamların. Kanka olsak, kanka muhabbeti edecekler. Temizlemeciden ceketi almam lazım, çocuk matematikten çakmış, filan. Günlük şeyler.

Ve fark ediyor inan ki. Onların hayatına bakmak, onların düşünce biçimini anlamaya çalışmak, nereden gelmişler, niye gelmişler, nasıl gelmişler, ne zorluklardan geçmişler, nasıl hala oradalar, şimdiki amaçları ne, bunları görmek çok fark ediyor.

Sıra sende. Mümkün olsa, kimlerin ortalaması olmak isterdin? Bu akşam kimle yemek yemek isterdin? Kimlerin davet edildiği bir partiye katılmak isterdin? Kimle bir kahve içmek isterdin? Geniş düşün. Bildiğin tüm özel isimler davetli listesinde yer alabilir. Listeyi hazırla ve arkasından harekete geç.

Sakıncası yoksa yorumlara da yazabilirsen çok güzel olur. Karşılaştırırız.



* celes: personalexcellence.co kurucusu ve yazarı.

25 yorum :

  1. senle karşılaşıp yemek yemek isterdim küçük joe :) Ama altında bişey arama ben çok sosyalim. Yani öyle olduğumu umuyorum.

    Bu arada harbiden de mozart ve Darwini çok severim. Bazıları sevmez ama ben severim.
    Hani bir eseri dinlersin ya da okursun ya ama aslında okuduğun ya da anladığın sadece eser sahibinin düşünceleridir. Oysa kendisi değildir.

    Bu yüzden bazen mozart acaba tam da bu notolara basarken kendini nasıl hissetmiştir diye geçiririm içimden. Yani demek istediğim eserden çok eser sahibini anlamayı tanımayı daha çok isterim.

    Liste yapayım madem yeniden başta yazdığım şakaydı senle ne yemek yicem ya :P

    - Dostoyevski
    - Kral mex
    - Mustafa Kemal Atatürk
    - Malcolm
    - Platon
    - Osho
    - Mozart tabikide :)
    - Einstein
    - Freud
    - Ferhan Şensoy
    - Küçük Joe :)

    Ne bileyim aklıma gelen isimler bunlar işte.

    YanıtlaSil
  2. Ben mi???? ahahahahah çok şeker.
    Vay bunların ortalamasını alsak çok acaip biri çıkardı bence. Dur bakayım: felsefeciler ağır basıyor sanki. İki de siyasi lider. Sadece Ferhan Şensoy konusunda büyük hayal kırıklığına uğramış bir blogger okudum geçenlerde. Çok beğendim listeni :)

    YanıtlaSil
  3. Yazını okuyup bitirince okuyucudan en sonda bir liste yapmasını istemen beni gerçekten de düşündürdü. Çünkü birine altını çizdiğimiz cümleleri olan kitabı vermek bile kişiliğimizi gösterir.

    Bu yüzden de liste yaparken kısmen kişiliğimi de analiz edilmek üzere sunduğumun farkındaydım. :)

    YanıtlaSil
  4. Kişiliğini analiz etmek değil sadece ilgi alanlarını merak etmiştim insanların, kişilik analizi çok daha karmaşık bir şey bence.

    YanıtlaSil
  5. E hepimiz yapıyoruz zaten. Instagramdan birini takip ediyoruz, beğendiğimiz. Sonra o bize ona benzer başkalarını öneriyor. Sonra onları da follow'luyoruz. Günlerce o ekrana baka baka bakaa sonunda o takip ettiğimiz kişilerin ortalaması, ortalama insanı biri oluyor çıkıyoruz.

    Yani şunu dicem Joe'cum. Elde ekran, o tilifonda bildirimler aktıkça, güzel fikirlere yer kalmadıkça, yerimizde sayıklıyoruz işte. Sana 5 kişi sayamadım bu ara beni çapran ama takip ettiğim fanfinifonları sayarım istersen?

    YanıtlaSil
  6. Sen pek yerinde sayıyormuşsun gibime gelmiyor açıkçası. Geçenlerde baya bir aydınlanmıştın. Hala merak ediyorum ben onu ama özel ve mahrem birşey olduğunu düşünüp pek üstüne varmıyorum.
    İnstagram ve twitter a mesafeliyim açıkçası.

    YanıtlaSil
  7. Ya ne kadar güzel bir yazıdır bu.Her yazınızdan olgunlaşma yaşayıp çıkıyorum.Benim 5 çayında buluşmak istediğim insanlar:

    -Frida Kahlo/Mustafa Kemal Atatürk/Celestine Chua(Sizin sayenizde tanımıştım,şu kadınla 10 dakika geçirsem 10 yaş gençleşip bebek olurum)/Malala Yousafzai/Lady Gaga/George Orwell

    Ortalamaları olabilir miyim tartışılır ama hepsinden edindiğim güzel güzel şeyler var;hepsi hayatımda,sürekli aklımda.Galiba bu da bir çeşit ortalamaları olma durumu :)

    YanıtlaSil
  8. Teşekkürler Anıl :)
    Listeni çok sevdim. Celes gerçekten de insanın ömrüne ömür katıyor, inanılmaz biri.
    Bence de öyle sürekli aklındalarsa, etkileniyorsundur ister istemez. Ne güzel.

    YanıtlaSil
  9. Seninle kahve içmek isterdim,
    Bu akşam Lila'yla yemek yemek isterdim,
    Üniversite arkadaşlarımın düzenlediği bir partiye davetli olmak isterdim,
    Kimlerin ortalaması olmak isterdiiim, hmm

    Düşünmeliyim sanırım :)

    YanıtlaSil
  10. Yaaaaa çok şekersiniz ama!!! Şımarıyorum galiba :)
    Lila kim acaba? Ne güzel bir isim hem. Merak ettim. Bir de okuduğun bölüm çok cool bir yer olmalı. Onu da merak ettim.
    Hmm teorim çürüdü ama, canın sağolsun :D

    YanıtlaSil
  11. Merhaba Küçük Joe,
    Yine Çok Güzel bir yazı, kimlerle yemek ve çay içmek istemezdim ki.... ama en çok istediklerimi yazayım.
    1-Mustafa Kemal Atatürk
    2-Leonardo Da Vinci
    3-Gennaro Contaldo ve Antonio Carluccio (yemeğe düşkünlüğüm malum)
    4-Tom Cruise (İzin verirmisin bilmem :)))
    5-Tabiki seninle

    YanıtlaSil
  12. Eyvah! Ben üç köpeğin, iki kedinin ve eşimin ortalamasıyım.. Hayır, asosyal falan değilim. Çok sevdiğim, birlikte olmaktan mutlu olduğum arkadaşlarım, komşularım var(dı) ama bu köyde yaşama kararı yaşantımızı değiştirdi. Burada da insanlar var. Anlatılmaz, yaşanır türden. Buranın sosyal yapısını, insanların ruh halini, yaşamı algılayış biçimlerini örneklerle anlatmam lazım. İşte o zaman hayretler içinde kalırsınız. Sustum.

    YanıtlaSil
  13. Günaydın Küçük Joe:)
    Benim, mümkün olsa, şu dönem tanışmak isterdim dediğim insanlarım aşağıdakiler:
    - Tüm Peygamberler
    - Jorge Luis Borges
    - Adolf Hitler
    Güzel bir gün olsun:)

    YanıtlaSil
  14. @ Sibel:Leonardo da Vinci muhteşemmmmm! Yemekle ilgili olanları hiç duymadım desem? Bir google lyım ben onları uygun zamanda.
    Uy Tom Cruise :) Tom Cruise lar feda olsun sana, ne demek :)))))))))) Benim aklımda gelmezdi bak.
    İyileştiğin vakit, seyahat imkanın olduğunda söz senle çay içecez.

    YanıtlaSil
  15. @ Begonvil: lütfen anlat...çok merak ettim. Köy hayatı...işin sosyallik kısmı beni de düşünüdürüyor açıkçası. Küçük yerde yazları geçirip çok bunalırdım. Ama işte doğa, deniz, açık hava. Hala daha kararsızım.

    YanıtlaSil
  16. @ Özlem: Peygamberler çok ilginç olabilirdi özellikle hepsi beraber, her ne kadar ilgi alanımın kenarında kalsa da fakat...Hitler ...mümkünse cehennemin dibinde kalsın, ben almayayım.

    YanıtlaSil
  17. bill gates büyük bir yalancı hırsız yaaa. sen steve jobbs ile ilgili ğç adet film var onu izlesene. gates, jobsdan çalıyor. jobs çok değişik. amerikan hükümeti sevmiyor asi diye, gates ise numaracı. bulamazsan sölerim filmleri sana, nette jobss sohbetleri de var. ama gates zengin oluyor şimdilerde apple'ı da alacak :)

    bense, leonardo da vinci isterdim sadecene :)

    YanıtlaSil
  18. Steve Jobs'ları izledim. Jobs'ı hiç sevmedim. Bütün o cool havalarının altında açgözlü bir kurt varmış gibi geldi. Asıl Gates'i sevmiyorlar, monopol yarattı diye. Jobs da ya tutarsa diye dava açmış Gates'e. Hem Gates çoktandır hayır işleri yapıyor üçüncü dünya ülkelerinin hastalıkları için aşılar geliştiriyor parasıyla. Oysa Jobs hayır işlerine israf gözüyle bakıyordu. Ben Gates'ciyim.

    YanıtlaSil
  19. tamam bir de bak kitaplar oku yaaa. gates'i kapitalist diye seviyorlar. tamam filmleri boşver sen. jobsu amerikan hükümeti sevmiyor çünkü onlara para yedirmedi, gates'i seviyorlar. ya ben amerikadan geldim, silikon vadisinden yaaa, seattle microsoft'taydım :) sen yanlış biliyon inan bana, gates çok uydurmacı çok :)

    YanıtlaSil
  20. Zaten kitaplarını okuyorum şimdi Gates'in. Thinking like Bill Gates. Çok sevdim. Gates'in sevildiğini hiç sanmıyorum, bana hiç öyle gelmedi. Sürekli giyimiyle saçıyla dalga geçiyorlar. Sürekli çok zengin diye topa tutuyorlar, sanki çalarak zengin olmuş gibi. Seattle California'da değil ki, sen nereden geldin bilmiyorum ama Gates'i çok sevdim ben. Jobs out Gates in. :D

    YanıtlaSil
  21. ben ve kardeşim amerikada yaşıyoruz. seattle kaliforniyanın az kuzeyinde yaa, ben döndüm, kardeşim dönmedi, kardeşim şimdi portlandda, ben denverdaydım, hp ve microsoft çok bulundum, arkadaşlarım da hep orda çalışıyor. gates'i aydınlar sevmiyor, gerçekten bir hırsız o. bak hiçbir şey bizlerin bildiği gibi değil, inan bana, filmler ve kitapları da boşveer, jobs biraz toplum dışı ama aydınlar onu seviyor. apple microsoft'tan daha iyi. ayrıca, windowsun temeli zaten apple. ya bak ben jobs savunucu filan da değilim ya. ikisini de boşver. ama bilgi ve zekada gates yaklaşamaz jobsa ama boşver hepsinii. :)))) hiçbişiye inanmaaa :)))

    YanıtlaSil
  22. ayrıcaaa, tamam tamam sen üzülmeeee gates gates gates için oleey:) sonuçta evlerimize kadar girdiler. :)

    YanıtlaSil
  23. Ben, Henry David Thoreau, Mihail Bakunin, Jimi Hendrix, Francis Scott Key Fitzgerald, Salvador Dali aynı masada oturalım; herkes kafasına göre takılsın :)

    YanıtlaSil
  24. Vay cevaplara bak!!! İşte en sevdiklerimden. Bakunin'i bilemedim yalnız. Google layacam şimdi. Dali o masayı ve de ortamı dağıtır gibime geldi. Hendrix de rahat durmayabilir. Uf. Zor adamlar bunlar be. Ama güzel gene de. :)

    YanıtlaSil