Perşembe, Şubat 18, 2016

Gündelik hayat ve gündem.

Şubat'ı yarıladık ve ben 2016 hedeflerimde birkaç değişiklik yapmaya karar verdim. Satranç hedefi örneğin. Kesinlikle çuvallamış durumda. Yılbaşından beri ne bir ders gördüm, ne de puanım ilerledi. Daha beterini söyleyeyim, oynayasım yok. Oysa böyle işi performansa bindirmeden önce doğal olarak yaptığım bir şeydi satranç oynamak. Demek ki yanlış birşeyler yaptım. Kesinlikle puan kaybetme korkusundan. Çünkü yeni bilgisayarın kendi içinde satranç programı var, puan filan kırmıyor, onunla seve seve oynuyorum kısa bir süredir. Ama kaçamak yapar gibi. Hem de beni yerden yere vurmasına rağmen. Diğerine elim gitmiyor. Puan hesabı yapana.

Satrancı bir hedefe bağlamayacağım. Puan kaç olursa olsun. Belki turnuvaya da katılmam. Zaten artık kendimi yeteneksiz buluyorum. Ya da tanıdığım herkes aşırı yetenekli. Kendime diyorum ki böyle yargılara varma. Ama elimde değil. Bilgisayarın programı fena ezdi beni galiba. Hatta ezmek ne demek. Cesedimi çiğneyip geçti. Evet. Kesin karar verdim. Satrancı hedefe bağlamak yok. Kendi haline bırakacağım.

Küçükken ikiz arkadaşlarım vardı bir kız, bir erkek. Birisi bir oyunu kaybettiği zaman, üzüldüğünde, "altı üstü bir oyun bu" diye teselli ederlerdi hemen. "Ciddiye almaya değer mi?" gibisinden. Öyle tatlı söylerlerdi ki bunu. Oyun sözünün üstüne bastırırlardı. Oyunnn ! Şimdi bana lazım bu laf. Koca kadın oldum. Satrançta yeniliyorum diye üzülüyorum. Buradan bakınca ne saçma. Oyun kız bu! Eğlenmek için, oyalanmak için. Hadi. Hafifle azıcık. O kadar ciddiye alma.

Bugün romanın ikinci bölümüne el attım. Kolay olmadı masanın başına geçmek. Yazdım bir şeyler. Benim oturduğum bu sokak aşırı gürültülü. Gürültüyü kesmenin bir yolunu buldum: beyaz gürültü. Kulaklığı taktım, uçakta gidiyormuşsun gibi bir ses. Çok açmayacaksın. Gerçekten seni dışarıdan soyutluyor. Daha kolay odaklanabiliyorsun.

Dün gece bir film seyretmek istiyordum. Elimde Spirited Away (Ruhları Kaçışı) vardı. Ayılıp bayılanı kesin olmuştur, anlarım, ama ben çok sıkıldım. Zaten bitirmedim. Tamam, kabul, çok geniş hayal gücü kullanılmış ama bana göre değil.


Tek beğendiğim tarafı konunun, "kokuşmuş ruhlar hamamı" etrafında geçmesi. Yani kirlenmiş ruhlar temizlenmek için hamama geliyor. Hamamın sahibi de büyüler yapan kötü ruhlu bir çeşit cadı. Yanında çalıştırdığı insanlara isimlerini (yani kimliklerini) unutturuyor. Böyle anlatınca sanki güzelmiş gibi geliyor (bana bile). Ama eksik bir şeysi var. Belki sahneler fazla uzun sürüyor. Genel bir sündürülmüşlük hissi var. Hadi diyorsun içinden, hızlan azıcık. Ne olacaksa olsun. Evet zayıf tarafı bu bence filmin. Kokuşmuş ruh on adımda giremiyor banyoya. Banyo on saatte taşıyor da taşıyor. Bilmiyorum. Sanki "kokuşmuş ruh hamamı" fikri daha güzel işlenebilirdi. Ama ödülleri toplamış mı, toplamış. Yanılmıyorsam bir Oscar'ı var. Bir de sonunu güzel bağlamışsa onu da bilemeyeceğim çünkü sabrım yetmedi sonuna kadar izlemeye.

----------

Ve yukarda bütün yazılanlar bir anda önemini yitirir. Gün içinde normal radyo dinlemediğim için, televizyonu çalıştırmadığım için, beklediğim bir haber, gelmemiştir ama yine de bir bakayım diye facebook'u açmamla Ankara'da oturan bir arkadaşımın Ankara bombalanmasında güvende olduğunu bildirmesi ile endişeli soru işaretleri oluşmaya başlar. Bir yanlışlık olmalı, sonbahardaki bombalamayı neden şimdi gösteriyor ki? Hemen NTV'yi açtım. Haber kanalı diye biliyorum ya. Fakat NTV meclisteki bir anlaşmazlığı anlatıyor, altta bir yazı Ankara...bombalı saldırı...Ne Ankara'nın neresinde olduğu yazılı, ne ne zaman olduğu, ne ölü ne de yaralı sayısı. Varsa yoksa Başbakan onu demiş, Cumhurbaşkanı bunu demiş. Dedikleri de birşey olsa. Diğer haber kanalı olmayan kanalların birinde dizi yayınlanıyor. Alt yazı bile geçmiyor. Normal geliyor artık değil mi? Dünya yansa dizi yayınlamaya devam eder bunlar. Neyse saat başı oldu da NTV'den doğru dürüst bir haber alabildik. Hepimize geçmiş olsun diyeceğim ve karamsar fikirlerimi susacağım.



8 yorum :

  1. Merhaba Küçük Joe ,Satranç çok sevdiğin bir oyun bunu okuduklarımdan anlıyorum zaten.Bence çok da iyisin. Fazla kasmadan yapılan her şey daha iyi oluyor sanki.Böyle Yorum yapıyorum ama ben satranç'dan falan anlamam böyle oyunlar için sabrım hiç olmadı. Zaten zeka ve sabır işi. Sende de zeka var emin ol. Patlamaya gelince içim yanıyor.Evimden gürültüyü,alevleri ve dumanları gördüm. Evet ben Ankarada oturan biri olarak bomabalanan yere yakın bir yerde oturuyorum. Her şeyden önemlisi giden onca can ne olacak bunun sonu koskoca bir bilinmez. Umarım her şey çok iyi olur. Artık sadece umar olduk.

    YanıtlaSil
  2. Valla ben de yorumları sıralayacakken son paragrafa gelince bir irkildim, haklısın.. Artık ülkenin bir gerçeği oldu bombalar :( Savaş kapımızda diyenlere yahu çoktan salonumuzun içinde demek istiyorum ama birşey yapamadıktan sonra desen ne olacak..
    Bu arada beyaz gürültüyü bebekli anneler çok kullanır :D bebekleri uyutmanın en temiz yollarından biri.
    Aslında oyuuuun değil hayatı bile o kadar ciddiye almamak lazım sanırım. Düşünsene bizden geriye ne kalacak ki?

    YanıtlaSil
  3. Bu ülkede yaşayan bir genç olarak belki de en kaygılı olanlar biziz.Maalesef bizden önceki nesiller bize güzel bir ülke vermeyi beceremedi.Zalim yerine hakkını savunanı susturdu.Terörü normal bir şey olarak gördü,üstüne çıkardı.Ne yapalım artık hepimiz kurbanlık koyun durumuna geçtik,tek umudumuz kesilmeden kaçabilmek veya kalıp kesmeye çalışanlara karşı gelmek.

    YanıtlaSil
  4. @Sibel !!! Ne diyorsun? Ben senin Ankara'da yaşadığını bilmiyordum.. Hem de alevleri görecek kadar yakın....Çok geçmişler olsun tekrar. Ooooofffff.

    YanıtlaSil
  5. @Ceren: dediğin gibi salonun ortasında savaş. Ne fena...Tanrı beterinden saklasın.
    Hayatı ciddiye almamak sonraki dersin konusu olsun. Ben önce şu satrancı biraz haflfletmeyi öğreneyim de. Ne hırs küpüymüşüm de bilmiyormuşum. Başkasında olsa bu özellik ıyyy der, uzaklaşırım. Pöf.

    YanıtlaSil
  6. @Anıl, sana şimdi ne desem ki...Haklısın. Gençler için durum daha da kötü. :((((

    YanıtlaSil
  7. Güzel yazı olmuş hedeflerimden vazgeçmek için asla bir sebebim olmadı. Sende bahane üretme.

    YanıtlaSil
  8. Bahane üretmiyorum Uçlu Klavye. Sadece artık amacına hizmet etmeyen bir hedefi yapılacaklar listemden çıkartıyorum. Böylesi daha iyi. İnan bana.

    YanıtlaSil