Salı, Aralık 29, 2015

Yeni yıla küçük yenilikler.

İşte en sevdiğim işlerden biri: bloga yeni post yazmak. Hele keyfin fena değilse, bekleyen bir işin yoksa, karnın toksa, ayaklarında çorap, sırtında hırka, boylu boyunca uzanabileceğin rahat bir koltuk, bir de anlatasın gelmişse, en ıvır zıvır şeyi bile yazı konusu yapabilecek gücü kendinde bulabiliyorsan, kucağına alırsın laptopunu ve tıkır tıkır başlarsın harflerden sözcük, sözcüklerden cümleler oluşturmaya.

Son günlerdeki en önemli icraatım tahmin edebileceğin gibi satranç ve yazı ekseninde gelişti. Kendime yeni bir satranç takımı yaptım dün sabah. Geçen sene de böyle yapmışım. O fimo hamurundan yaptığım takım da böyle sene başına denk gelmişti. Yanılmıyorsam 2 Ocak filan. Bu seferki mıknatıslı. Kucağımda durabilmesi lazımdı. Ben de, ne var ki kesin ben bunu evdeki malzemelerden yaparım dedim. En önemlisi metal levhaydı. Teneke. Nereden buldum dersin? Metal İkea saklama kutusunun kapağını kullandım bu iş için. Mıknatısları tuttum üstüne, baktım, cok diye yapışıyor. Tamamdır bu iş dedim. Mıknatıslar menü kutusu için Tahtakale'den temin edilmişti ve ben nasılsa ucuz diye (70 tanesi 3 tl filandı) bir küçücük, bir de küçük boy olmak üzere iki boy almıştım. Yapım aşamalarını çektim merak edersen diye.

 kapak ve mıknatıslar

 cd kalemiyle kareleri çizdim, bütün dikkatime rağmen kareler eşit büyüklükte olmadı.

 kareleri siyah ojeyle tek tek boyadım, en sıkıcı iş buydu. beyaz kare sağda altta olacak!

 mıknatısın çevresinden daireleri çizdim beyaz bir kağıda.

 basit sembollerle taşları çizdim.

kağıtları kesip uhuyla mıknatısların üstüne yapıştırdım. 

Bu arada kaç aydır 1280 sınırına takılıp kalmış Elo puanım, aldığım derslerden sonra nihayet 1300 sınırını aştı: 1303 efendim şimdilik. Ayh. Yazdan beri ha şimdi, ha olacak derken. Ama en azından şu kesinleşmiş oldu, shredderchess'in Elo puan sistemi gerçekten de güvenilir bir puanlama, oyunun az da olsa iyileştiğinde puanına yansıyor hemen. Ve diğer yandan, chess.com'un dersleri de işe yarıyor. Hedefim 1500-1600. Vardığımda artık turnuvalar için hazır sayacağım kendimi. Ama daha çoook yolum var.

Yazıya toplam iki hafta ara vermişim. Hiç başına oturasım yoktu. Sıkılıyordum hikayeden. Sonra öykülerimi okumuş birine müjdeyi verdim, roman yazıyorum ben artık diye. Ona anlatınca eski heyecanımı buldum. Başına oturunca da son eklemelerim gözüme hoş göründü. Unutmuşum ben onları. Bugün itibariyle başına geçtim. Yeni bir şey eklemedim bugün, sadece artık notlar çok dağınık bir hal almıştı, aradığımı bulmakta gittikçe daha da zorlanacağımı anlayınca, yeni bir dosyalama sistemine geçtim. 

Şu planlama aşaması bir bitsin artık ya. En hassas, en sancılı aşama bu herhalde. Çünkü yanlış bir yere sapınca fiziksel acıya benzer ruhsal bir acı veriyor. Olmuyor diye sinyal veriyor böyle. Durmak ve ne yaptığına bakmak zorunda kalıyorsun. Olmadığını biliyorsun ve büyük resme bakıp, neden olmadığını, olurunun nasıl olabileceğini bulmaya çalışıyorsun. O acıyı yok sayıp yola devam edesi geliyor insanın, işte o çok yıpratıcı oluyor. El freni çekik bir arabayı sürmek gibi.

Belki satrançta olduğu gibi bu duyguya da zamanla hakim olmaya başlarım. Satrançta da başta heyecanları büyük yaşıyordum. Şimdi daha soğukkanlıyım.

Bir de şu an galiba tam yolun ortasındayım. En son bitirme tezinde böyleydim sadece o zaman daha sancılıydı çünkü kesinlikle affetmeyen bir teslim tarihi vardı. 

Genel resmi görebiliyorum ama gördüğüm yolun sonuna yürümek, hop diye konmak mümkün değil. Daha emek harcamak gerek. 

İlerde de hikaye kurmada ustalaşıp birbirinden güzel hikayeler anlatmak istiyorum. Şu birincisi bir ortaya çıksın da. İlk çocuk gibi. Bütün acemiliklerimin kurbanı. Ama bu yeni dosya çok şahane oldu. Bu akşam belki biraz daha uğraşırım. Masayı bir toplayayım da.

Bu seferlik bu kadar. İyi geceler dünya. İyi geceler okurum. Keyifle kal. Her nerede ve kiminleysen.



14 yorum :

  1. Cok pratik ve sevimli olmus!
    Cok begendim.
    Bu sene ben de mi bir kafami soksam satranca?
    Gerci her gunun her saati, simdi bunu soylersem iki adim sonra bu olabilir diye geciyor hmm
    ispanyolca ile basliyorum, satranca bakicam.
    Mail adresinizi bana bir yorum ile yollarsaniz, yayinlamadan, detay iletirim.
    :)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler! Satranç güzel oyun ya. Tavsiye ederim. Yorum attım az önce :)

    YanıtlaSil
  3. İnanma sen o shredder'a, yalan ya o :D Ben ne zaman girsem seni arıyorum ama hep offline'sın. Gerçi bu ara pek oynamadım, kendim yavaş oynuyorum ama karşıdaki de yavaş oynayınca sıkılıyorum :)

    Satranç setin de gayet güzel, pratik, taşıması kolay olmuş :)

    YanıtlaSil
  4. Seni yenebileceğim güne kadar kaçak oynayacağım ahahaha, çok pis hırslandım, ama senin elo da 1600 civarıymış hiç belli etmedin, daha azmış gibi çıktın ortaya, hain. İki ayda nasıl o seviyeye geldin ya, sen şu an turnuvalık seviyedesin yerinde olsam katılır tescilli Elo alırdım. Sonra ver elini ustalık. Berkay senden en az bir Fide Master bekliyorum 2016'da. Haydi bakalım.

    YanıtlaSil
  5. Benim 2016'yla ilgili çok daha farklı planlarım var. Bu aralar çok radikal kararlar alıyorum :)

    YanıtlaSil
  6. Aaa neymiş anlatsana? Planlara bayılırım.

    YanıtlaSil
  7. Geçen postunda tarlaya gideceğim demiştim ya zeytincilik yapmaya başladım. Oradan kazanacağım parayla da - kazanabilirsem- gezeceğim. Ama öyle turistik yerler değil, kosta rika'da kebap falan satacağım mesela. Gelecek yıla da Bayburt'ta gireceğim :D

    YanıtlaSil
  8. Ben senin bloga girdim meraktan belki planlarını yazarsın diye, tarlayı filan da anlatırsın diye bekledim ama yoktu. Planlarını çok beğendim. Deneyimlerini kaleme alsan keşke. İki ayda 1600 Elo'ya çıkan adama hesaplarını iyi yap demeyeceğim. Sadece Bayburt'u anlamadım. Ama çok güzel planlar. Böyle orijinal bir şey bekliyordum ben de sen radikal karar deyince. Zeytincilikte iyi para mı varmış? Hmm.Nereden esinlendiğini filan hepsini yazsan keşke okumaya doyamam.

    YanıtlaSil
  9. Simyacı tadında bir hikaye çıkar ortaya sanki :))

    YanıtlaSil
  10. Nesini anlatayım, gittim bahçeye ot temizledim. Ondan önce de dayımın zeytinleri budadık :D Bakılırsa para var da öyle büyük para peşinde değilim. (bkz. zeytinyağı fiyatları) Uçak biletiyle 2 ay falan gezecek para çıksın kafi :D Seyyah olduktan sonra ayrı bir blog yazmayı düşünüyorum.

    Not: Simyacı'yı okumadım

    YanıtlaSil
  11. Anladım. Kosta Rika'da kebap satmak nereden aklına geldi peki?

    YanıtlaSil
  12. O öyle örnekti, değişik bir macera olarak. Amazon'da yerlilere zeybek öğretmek de diyebilirdim :D

    YanıtlaSil
  13. Zeytin işine azcık burnumu uzattığım için, bu sene hastalık başladı zeytinlerde. Çok sulamadan ötürü, ürün değil, yaprak üretiyorlarmış. Aman dikkat. Bu sene zeytinyağı fiyatı da çok yüksek. Başarılar!!

    YanıtlaSil
  14. Teşekkürler :) Bakalım artık öyle bakımsız bir bahçemiz vardı, otlar ağaç boyu olmuş falan. Bakayım bari dedim :)

    YanıtlaSil