Pazar, Aralık 06, 2015

Kış gecesi keyfi.

Ev pırıl pırıl. Yatak odasında haftalardır dağ olmuş karmaşıklığı da topladım. Balkonda çamaşır makinesi dönüyor. Karnım tok. Yanı başımda gece çayım demleniyor. Salonda spotify'ın Quiet Evening radyosu Adele'in Lovesong'unu çalıyor. Kırmızı koltuğa uzandım. Kucağımda laptop.

Bugünün büyük kısmı ev işleri ile geçti ama iyi oldu. Lazımdı. Yarın da biraz salonu toplar, toz alırım. Belki buzdolabını temizlerim. Ya da sırf romana odaklanırım.

Eskiden, çok eskiden, haldır haldır kitap okurdum ben. O günleri geri istiyorum. Bir kitabın kapağını kaldırmak; yeni insanlar, yeni mekanlar, yeni olaylar ve en sonunda yemeğin üstüne yediğin tatlı gibi, yeni bir şeyler öğrenmek demekti oturduğun yerin konforunda. Güzel anlatılmış bir hikayenin yerini bir şey tutamıyor. Ayaklarını toplayıp, hikayenin içine girmek. Başka ülkelerde, bazen başka dönemlerde, başka hayatlar yaşayan, başka insanların kafasının içinden geçenleri bilmek. Kitap okumak bir ihtiyaçtı herşeyden önce. Bugün o ihtiyacın kıpırtısını hissettim içimde azıcık. Ümitlendim. Heyecanlandım. Umarım devamı çoğalarak gelir. Şöyle bir oturuşta yüz sayfa okumak istiyorum.

Satranç derslerini sorarsan fena değil. Program beni hayal kırıklığına uğratmadı. Her ne kadar Berkay beni hezimete uğrattıysa da enseyi karartmadım. Quinn'e karşı daha güçlüyüm. Eskiden zor yeniyordum. Bir kaç günlük dersle rahatladıysam, bir kaç aya daha yüksek seviyeleri de görürüm ben. İnanıyorum.

Moonrise Kingdom'u izledim. Ve kesin kararımı verdim. Sevene engel olmayayım, Wes Anderson filmlerini sevmiyorum ben. Tamam kabul, farklı bir tarz, atmosfer yakalamış ama hayır. Gerçi başka hangi filmini izledin dersen, şu ana kadar Little Miss Sunshine'ı da o çekti sanıyordum. Şimdi girip baktım. Başkasıymış. Ama daha da izlemem Wes'in filmlerini.

Şu an salon çok huzurlu. Küçük ışıklar yanıyor. Norah Jones Don't know why diyor. Ev sıcacık ve temiz.

Bu gecelik bu kadar. Belki yarın gene yazarım. İyi geceler dünya.


4 yorum :

  1. Hezimet demeyelim de çok dikkatsizdin diyelim ya da hezimet diyelim, hoşuma gitti :P

    YanıtlaSil
  2. Çok kötüsün. Hem kandırdın beni. Acemiyim filan diye. Neyse gün gelecek elbet palazlanacağım. Kaç tane video izledin önce bana onu söyle. Günde yani. İki yüz?

    YanıtlaSil
  3. Bir oturuşta 100 sayfa kitap okumak var ya, özgürlükmüş, mutlulukmuş (can sıkıntısı dolu yaz sonu günleri sanardık halbuki)

    YanıtlaSil
  4. @ Ceren: O performansı bir yakalasam, ah. Benim hala ümidim var.

    YanıtlaSil