Pazar, Kasım 08, 2015

Cumartesi gecesi, evde.

Dur, bak. Ortam yapayım kendime. Tütsü yakayım bir tane. Bir de Cumartesi gecesi, ev, sakin ve keyifli ortam müziği bulayım. Sonra başlayalım muhabbete.

*   *   *   *   *   *

Çerezler ve içki de tamam. Müzik tam istediğim değil ama. Jehan Barbur radyoyu deneyelim bari. İkinci parçada kalbimi fethetti. Eksik bir şey, Ezginin Günlüğü. O zaman başlayalım.

Bugün ders vardı. Benden nefret etmezsen bir itirafım olacak. Ama edeceksin biliyorum. Ayran gönüllü diyeceksin. Aaa şekerim sen de çok kararsızsın, senin ipinle kuyuya inilmez diyeceksin. Evet. Söylüyorum. Cayasım geldi. Tempo çok ağır fakat en fenası kendimi geri zekalı gibi hissettirmesi. Melodiyi en son oturtabilen benim sınıfta.

Zaten geç uyandım sabah. Ama o bir şey değil, asıl yetişesim gelmedi. Canımın istediği saatte gittim bugün. Bir ayağımın sapasağlam müzikte olması çok güzel tabii ama bana en uygun ders programı orası mı. Bundan emin olamadım. Sonra kalktım sallana sallana gittim. Repertuar dersinden bir öncekinin başına yetiştim. Yani zilden on dakika filan sonrasına. Girdim. İyi ki girmişim. Önemli dersti. Bugünkü dersler hep önemliymiş. Bilemedim.

Sonra ara oldu. Oradaki koro arkadaşlarına içimi döktüm. Ve hiç beklemediğim bir şey oldu. Moralimi o dipsiz kuyudan kova çeker gibi hooop diye yukarı çektiler hep beraber. Ay sosyallik ne güzel şeymiş meğer. Ne güzel şeyler söylediler başka. Müzik birleştirir, siyaset ayrıştırır dediler misal. Birleşelim mealinde. Güzel şeyler konuşuldu. Düşününce şimdi. Yani yola devam canımcım. İnsan denen mahlukatın güzel yanı da pek güzel var ya. Başka türlü çekilmez bu hayat, bu dünya. Kesinlikle. Çekilmez başka türlü. Güzellik lazım sık sık. Güzel sözler söyleyen, güzel insanlar lazım bize, hepimize.

*  *  *  *

Yarın biraz program yapmalı. Zaman kısıtlı, doğru değerlendirmeli. Müzik insanı disipline sokar diye duymuştum. Spor için mi derlerdi yoksa. Yazı için sahne bazında hedef koyabiliyorum artık. Şu kadar sahne eklenecek bu hafta diye. Şu salona illüstrasyon bulmak istiyorum - tercihen kedili ya da kahveli- sonra da onları çerçevelere koyacağım, karşımdaki duvarın çerçevelere ihtiyacı var. Bir de koltuğun arkasına raf ve çerçeve de eklemek istiyorum ama çok masrafa girdim şu sıralar. Biraz ağırdan gitmek gerek.

Bu gece saatler de geri alınacak.

Şu an hala gevşek gevşek rahatlama saati.

İyi geceler dünya.




Not: Blogun web sürümünde sağda, profilimin altında yeni bir anket var. Kadın ve erkek oranını merak ediyorum ziyaretçiler arasında. Lütfen kimse benim oylamam ne fark edecek ki demesin. Sadece burayı bile okuduysan senden ricam, beş saniyeni alacak. Şimdiden teşekkürler.



4 yorum :

  1. Dün gece saatler geri alındı ya. Gün öyle bol bol geçti ki. Güzel bir temizlik yaptım önce. Hem evim temizlendi hem de ruhum. Sonra çıktım bira aldım kendime. Akşama yemeğim vardı. Izgara köfte ve taze barbunya. Müziğim dersen zaten hep var.

    YanıtlaSil
  2. Ooh mis gibi. Ben de bu sabah çok erken uyandım. Yeni saatle 7.30 civarı. Gün bol geldi dediğin gibi.

    YanıtlaSil
  3. Hiç şaşırmadım seni anlıyorum çünkü senin dışında herkes sanki müzik kültürünün içine doğmuş gibi geliyor. Herkes solist olmak istiyor gibi halbuki değil. Bence en az bir sene devam etmeli çok güzel hatıra oluyor o sene sonu konseri.

    YanıtlaSil
  4. Yeraz'cım beni anlaman bana ilaç gibi geldi desem inan. Senin yorumdan beri düşünüyorum. Çok doğru. Hep kendimi öbürleriyle kıyaslamaktan oldu bu kendimi geri hissetmem. Oysa burası ilkokul değil ki, herkesin aynı çizgiden başladığı bir yarış hiç değil. Enstrüman çalanı var, on senedir müziğin içinde olanı var, konserlere solist olarak çıkmışı var. Var da var. Bir de ben varım. Sınavı kıl payı geçmiş ve müzik anlamında geçmişi koca bir sıfır olan.Tabii ki geç öğrenirim.Bir de yaşça en büyüklerden biriyim. O bile bir dezavantaj sayılır yeri gelince. Bilemiyorum. Bu kadarcık günde bile kulağımın geliştiğini hissediyorum. Öbürlerinin, müzik eğitimi almışların hali tabii ki benden farklı olacak. Çok zaman aldığı doğru. Ama bu ay oraya devam etmiş olmasam, altı senedir şu duvarın dibinde duran gitarımı elime almayacaktım dün. O bir kaç notayı öğrenmeye çalışmayacaktım. Biraz kafamda bir düzene oturtmaya çalışayım. Fransızcası "se faire une raison". Türkçesi "kendine bir sebep icat etmek". Şimdilik yola devam.

    YanıtlaSil