Pazartesi, Kasım 16, 2015

Başlıksız.

Moralimi yukarı çekmeye geldim. Çünkü asabım bozuk dedikçe hayat bana ceza gibi daha beterini gösteriyor. O yüzden güzel şeylere odaklanmaya çalıştım ben bugün. Bloga yazmak da beni mutlu eden şeylerden biri örneğin. 

Hiç bir şey yapasım yoktu. O yüzden küçük sıradan şeyler yaptım ben de ve yaptıkça bir listeye yazdım. Alt alta yazdıkça yaptığım ufacık şeyleri, bana biraz moral oldu. Ojelerimi sildim. Bir kalem iştir o da nihayetinde. Hem sanki bana "bakımsızsın" diyorlardı, sıyrılmış boşluklardan gözüken tırnağın kendi renkleri. Sonra çiçekleri suladım. Ve çiçek sulama şişelerini doldurdum. Bir sonrakine hazır olsunlar diye. Hafif kazandığım ivmeyi fırsat bilerek yerleri makineyle geçtim. O hep çok iyi gelir. Silmedim. Sadece makine geçtim. Belki bundan sonra böyle yaparım hep. İki haftada bir siler, ama her hafta makine yaparım. Sonra yapmam gereken bir ödeme vardı. Onu hallettim. Sonra geçmiş bir haftalık menüden bu haftaki yemek listesinin kabasını çıkardım. Sonra da iki posta dışarı çıkıp alışveriş yaptım. Yemek alışverişi tamam. Sadece pişirmesi kaldı.

Romanda hangi aşamada olduğumu sana anlattım mı ben? Galiba fırsat olmadı. Birinci taslak bitti, yalnız şöyle; boydan boya yazmadım satır satır. Hatta bazı boşluklar da var konuda. En son sahne listesi çıkarmıştım. Sahne listesi tam bitmedi fakat konunun tekrar baştan ele alınması lazım. O yüzden o sahne listesini daha da geliştirmek yerine, onu geliştirilmesi gereken birinci taslaktan sayıyorum. Nasılsa onun başı, ortası, sonu belli. Kafamın tam çalıştığı bir gün girişeceğim. Aslında birinci taslak dediğim şeyden de gayet güzel roman olur yazsam ama bu konunun potansiyeli daha yüksek. Onu değerlendirmek istiyorum.

Şu an hayatımda iyi giden tek şey şu roman. Müzik pamuk ipliğine bağlı. Hala.

Bu akşam beni güzel bir film paklar. Microcosmos'u izleyeyim dedim geçende. Tamam görüntüler muhteşem, çok da ilginç ama yarım saatin sonunda bitse de başka şey yapsam dedim. Konusuz çünkü. Bir karıncayı gösteriyor, on beş saniye, sonra alakasız başka bir böceği gösteriyor. Çekimler filan müthiş ama böyle birbirinden alakasız börtü böcekleri peşpeşe kaç tane izleyebilirsin. Ben yarım bıraktım. Ki belgesele ayılıp bayılan bir insanım.

Gazeteliğin dördüncü kenarını da çevirdim. Astarı diktiğim zaman sana resmini koyarım. Şu an astarsız kullanıyorum. 

-   -   -   -    -   -

Kendime bir film aradım. Bulamadım. Bugünlük bu kadar. İyi geceler dünya. Daha güzel günler göster bize. 


9 yorum :

  1. En son izlediğim "En iyi teklif" filmini tavsiye ederim..oldukça sürükleyicidir.

    YanıtlaSil
  2. Geçenlerde bir yazımda Youth filmini önermişlerdi bana. Güzel bir filme benziyor cidden. Ben de izlemedim ama sana da önermiş olayım. Ayrıca şu kalem kalem yapılan işlerin iç rahatlatma hadisesi nolacak. :) Yarısı silinmiş ve düzeltilmemiş ojelerin bende yarattığı iç sıkıntısı çok fenadır mesela.

    YanıtlaSil
  3. Ne kadar iyisiniz, Mutlu Keçi ve Değmesin Yağlı Boya. Hemen film bulamadım diye film tavsiye etmişsiniz. Öyle makbule geçti ki. Youth'u izledim. Kadroyu gördükten sonra diğerine hiç bakmadan. Kafamı dağıttım kaç saat. Uzun zamandır bu keyfi yapmıyordum. Yarın da öbür filme bakarım.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba,
    bir film önerisi de benden olsun:) Wes Andersen Moonrise Kingdom bugünlerde hepimize iyi gelecek diye düşünüyorum. sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Zihin Zehirlenmesi, teşekkürler bıraktığın tavsiye için. Bu gece ya da yarın da onu izlerim fırsat bulabilirsem.:)

    YanıtlaSil
  6. -Mid August Lunch / Pranzo di Ferragosto 2008 İtalya
    Belki seversiniz :)

    YanıtlaSil
  7. Teşekkürler Dilek. İtalyan yapımlarıyla pek aram yok ama İMDB den bir bakarım ne hakkında diye.

    YanıtlaSil
  8. Tuhaf bir dizi izliyorum, çok kaliteli değil ama çok sürükleyici.. Belki sarar seni, "the man on high castle", naziler savaşı kazansaydı ne olurdu üzerine gidiyor, bi bak derim.

    YanıtlaSil
  9. Biliyor musun ben Nazi'lerle ilgili her türlü film, dizi ve kitaptan uzak duruyorum. Yeterince izledim gençken. Ayrıca Fransa'daki direniş müzesini de iki kere gezdim. Eminim ilginç bir dizidir ama yok. Ben almayacağım. Gene de teşekkürler :) önerdiğin için.

    YanıtlaSil