Cuma, Ekim 09, 2015

Sonbahar akşamı.

Dolapta yarım paket leblebi bulunca altın bulmuş gibi sevinmek. Spotify'da şahane bir istasyon çalıyor sakin sakin: your favourite coffeehouse, adı. Küçük ışıkları yaktım. Bir kadeh içki koydum. Leblebileri de bulunca...

Dersten döndüm. Dışarıda sonbahar havası vardı. Karanlık basmıştı bile döndüğümde. Yorgunluğu atmak için sıcak bir duşa girdim. Temiz kıyafetler giydim, parfümler sürdüm. Şimdi de sakin sakin takılıyorum tek başıma.

O sınav travmasını atlattım galiba. Ve yeni bir ortamın getirdiği doğal gerginliği. Bugün tek söyleme sırası bana geldiğinde çok rahattım. Birincide altından kalktım da ikincide çuvalladım. Olsun. Sonuçta yaptığım yanlış bir insanın böbreğine mal olmuyor ya. Ah söylemeyi unuttum. Bugün keyif de aldım söylerken. Oraya şarkı söylemeyi sevdiğim için gittiğimi hatırladım. Çok güzel sesler var ama sınıfta. Hayran oluyorum. Nasıl rahat, nasıl doğru ve dinlemesi gerçek bir zevk. Bir de bugün hoca da dedi: " canavar gibi sınıf" dedi. Şarkıyı güzel bitirdik de. Hem de daha ilk denemede.

Bir de seviyorum haftada üç sefer boğazı vapurla geçmeyi. Biraz yürüyüş de var. Ama bölük pörçük. Spordan saymıyorum ha. Yanlış anlaşılmasın. Ama harekettir işte sonuçta.

Yeraz'a burdan teşekkür etmediğimi fark ettim bir önceki postta. Unuttuğumdan değil. Çünkü ondan önce yazdığım fakat yayınlamadığım postta yazmıştım. Yazdım zaten bir sefer sandım. Ta Japonya'lardan yetişti imdadıma. Hayatıma ne büyük bir değer kattı. Her şey bir rüyayla başladı yazmıştım. Adı rüya anlamına gelen Yeraz'la doğru adresi buldum. Sonuç rüyalarımdan bile güzel yazmıştım. Teşekkür ederim Yeraz.

Aslında biraz lise yıllarına geri dönmek gibi bir his. Sadece daha az ders saati var. Dolayısıyla yaşamaya zaman kalıyor. Yayılıp güzel bir müzik dinlemeye, içkini yudumlayıp. Güzel bir filme gitmeye. Yoga yapmaya. Kişisel projeler yürütmeye. Roman yazmak gibi. Kitap okumaya. Lise'deki hayat, hayat değilmiş yahu. Ağır işçilikmiş. Üç sene boyunca. Ki iki senesi, sene sonu ağır sınavlı. Nasıl dayanmışım?  Ve hayatım ne kadar da değişmiş o yıllardan bu yıllara.

Tekrar faaliyetleri sıraya sokmaya çalışmalı bu Pazar gününe kadar.

 

Görsel: http://www.yankodesign.com/2009/11/30/glass-half-full-always/

5 yorum :

  1. Canım Joe :)
    Ufacık bir şeyle bu kadar teşekkürü almak şahane bir duygu asıl ben teşekkür ederim:)
    Geçen postunu okudum telefondan, çok mutlu oldum. Seni orada hayal ettim. o heyecanını, çok güzel gerçekten. Ben de senin gibi düşünmüştüm aynen. Bu kadar insan bizim için mi geldi yani diye. Yarım yamalak hizmetlere o kadar alışığız ki...
    Yalnız seni tebrik ederim cesaretinden dolayı, o tek başına şarkıyı söyleme olayında hocanın gözlerinden gözümü kaçıracağım diye neler yapıyordum:)
    Ben bir sene devam ettim konseri verdik, devam etmedim. Umarım seninki uzun soluklu olur. Müzikli günler geceler dilerim:) Keyfin daim olsun...

    YanıtlaSil
  2. sağlık, keyif ve neşe dolu günler dilerim..
    aslında her daim kendimize böyle özel zamanlar ayırmalıyız değilmi..
    sevgiler,

    YanıtlaSil
  3. Bir süredir yoksun, iyi misin?

    YanıtlaSil
  4. sevgili joe nerelerdesin?...

    YanıtlaSil
  5. Kızlar iyiyim ben, size bir ses edeyim dedim. Bir süre ara verdim her şeye. Bir kaç güne gene tam hız buralarda olacağım. Öptüm hepinizi.

    YanıtlaSil