Cuma, Eylül 04, 2015

Şiştik valla.

Pek keyfim yok peşin söyleyeyim. Sıcaklar bir yandan, hiç bir sene beni bu kadar rahatsız etmemiş gürültü ve dünya gündemi diğer yandan. Yazı projem de tıkandı bugün itibariyle ona da kafam bozuluyor.

Gürültü kafamı şişiriyor, gündem kalbimi. Sıcaklar zaten hepten şişiriyor.

Bugün neyi anladım en sonunda biliyor musun? Bazı insanlar için sinek kadar önemimiz yok. Siyasetle etkin olarak uğraşan insanlardan bahsediyorum. Ve Türkiye ile sınırlı değil dediğim. Bu insanlarda hiç mi duygu yok? Hiç olmamış mı? Mümkün mü böylesi? Öyle bir varoluş mümkün mü? Sıfır empati. Siyasetle uğraşmak için empatini aldıracaksın herhalde, ilk şart bu olmalı. Nasıl bir dünya burası?

Afrikalı bir öğrenci saymıştı bana ta 25 sene önce. Hatırlamıyorum şimdi hangi bölümde okuduğunu, yoksa tıpta okuyan o Lübnan'lı çocuk muydu? Neyse. Tarihteki beş musevinin sözünü söylemişti bana. Bakalım hepsini hatırlayabilecek miyim.


  1. İsa: Her şey sevgi.
  2. Marx: Her şey menfaat.
  3. Einstein: Her şey göreceli.
  4. Freud: Her şey cinsellik.
  5. ?
İnternetten arattım beşinci Musa'ymış. Neyse. Hangi sevgi? Menfaatten haber ver. Ben hala daha Rwanda'daki soykırımın resmi sorumlusu fransız politikacılarda kaldım. Silah satmak için soykırım icat ettiler. Yani. Para için. Neden dünya ayağa kalkmadı bu televizyonda açıklandığında? Neden? Neden gazeteler büyük puntolarla kıyametleri koparmadılar? Hani insan haklarıydı? Hani demokrasiydi? Hani özgürlüktü? Eşitlikti? Kardeşlikti? Size kadar onlar.

Evet o ailenin hikayesini de duydum. Paralarıyla gemi alıp mültecileri denizden kurtaran. Ve Avrupa'daki Suriye'lilere yardım götüren insanları da. Ama bu dünyada kötülük büyük ölçekte yapılırken, iyilik bazı güzel yürekli insanların kişisel inisiyatifleriyle oluyor. 

Salonda pencereleri kapattım. Perdeleri çektim. Ve yatak odasına konuşlandım. Gerçekten kafam kaldırmıyor oradaki susmayan motor sesini. Saymadım ama dakikada ortalama 15 scooter geçiyor olabilir. Bazen beş saniye arayla. Değişik volümlerden bir motor sesi yaklaşıyor, tavan yapıyor, uzaklaşıyor. Tüm gün.
Salonumda oturamıyorum. Çalışamıyorum. 

Güzel bir gündü diyemeyeceğim. Satranç da oynamadım. Şimdi de yatmak istemiyorum. İyi geceler dünya. Keşke bu gece bütün o "gelişmiş" ülkelerin "önemli" insanlarına öyle rüyalar gördürsen ki başka bir düzeni yaşasak yarından itibaren.



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder