Cuma, Temmuz 17, 2015

Başarılı gün.

Bugün başarılı bir gündü. Başarılı gün nedir, kız küçük Joe? dersen...Gel otur yamacıma, anlatıyorum.

Dün gece yarı yıl değerlendirmesi yaptım. Sene böyle devam ederse bittiğinde hissiyatım ne olur? Sonuç: biraz işler rayından çıkmış. Spor ve iş kurma konuları gevşekte kalmış. İkinci sonuç: evin derli toplu olması sandığımdan daha fazla önemsediğim bir konuymuş. Gerekli önceliği alması gerek.

Şimdi bunlar dünkü saptamalar. Bugün bu saptamaların ışığında harekete geçme günüydü.

Kahvaltıdan sonra yayıldım koltuğa, hafif de bir müzik açtım. Kalem- kağıt. Güzel.

Bugünün şahane bir gün olması için ne lazım?

Biraz ev işi: banyoyu temizlemem lazım. Hurçları da halletsem artık. Buzdolabını hafifletmem lazım. Bir de mutfakta biraz iş var. Sonra spor ve iş konularını düşünmem lazım. Parka da gitsem çok şahane olurdu.

Sonra baktım listeme: bunları tamamlasam akşam ne hissederim? Manyak iyi hissederim. Güzel o zaman, ordular ilk hedefimiz banyo, ileri!

 Banyo pirüpak oldu. Azıcık dinlendim. Sıradaki. Hurçlar mı, buzdolabı mı? Hurçlar. O zaman hurçlara giriştim. Dinlene, dinlene. Yazlıkları indirdim. Battaniyeyi, kışlık bornozu kaldırdım. Tüm çekmecelerin içini yatağın üstüne boşalttım. Ütülenecekleri ayırdım. Kışlıkları yeni aldığım hurçlara doldurup yatağın altına ittim. Bitince nasıl büyük bir iş yapmış hissi geldi anlatamam. Büyük rahatlama. Giyecek bir sürü kıyafetim varmış meğer. Sadece şu oldu. Kırk beş dakika sürer sandığım iş iki kat sürede bitti dinlenmelerle beraber. Fakat oldu mu? Hem de şahane oldu. Bütün dolabı elden geçirmiş oldum.

İki saat ev işi günlük ev işi kotasını doldurur dedim. Ve buzdolabı ile mutfağı ertesi güne havale edip, gönül rahatlığıyla parka yollandım.

Park bir cennet. Yemin ederim. Sessizliği yeter. İyi ki akıl ettim ben bunu sezonun başından. Benim kafada bir sürü insan da oradaydı. Kimi kamp sandalyelerini almış, içkisini çerezini, kitabını, sevgilisini hatta hamağını kapan gelmiş. Hamakta gözüm kaldı, bunu söylemeden geçemeyeceğim. Alabilirim yani her an. Engel olan mı var diyeceksin. Dur hele. Dur. Sırada termos var. Evet termosum plastikti ve kırıldı. Yenisini almam lazım.

Parkta yayıldım gene. Defterimi kalemimi aldım. Spor konusuna çeki düzen vermeye çalıştım. Biraz ucundan sıraya soktum. Biraz müzik dinledim. Biraz etrafıma bakındım.

Sonra hava serinledi ve baktım ki yemek saati gelmiş. Eve yollandım. Nerede bulurum nerede bulamam diye fellik fellik aradığım termos yolumun üstündeki bir mağazada çıktı. Bir iki yere daha soracağım ama... Anladım şimdi ne tür mağazalarda satıldığını.

Eve geldim. Yemek yaptım doğru düzgün. Karnım da doydu. Mutluyum galiba. Yarın da böyle olsa keşke.

Bir de üstüne film izlesem şimdi? Çatlar mıyım keyiften?





2 yorum :

  1. Yazılarda biraz da foto olsa çok keyifli olacak. İyı bayramlar küçük joe:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesela park fotoğrafı gibi mi Hüznün Tadı?

      Sil