Pazartesi, Haziran 29, 2015

Şahane günler (4).

Saat çok çok geç. Ya da çok çok erken. Nereden baktığına göre. Yani anla kaç olduğunu. Bu saatte gidip yatacağıma hala burada post giriyorsam sebebi var. Bugün çok acaip bir şey oldu. Buraya yazmak istiyorum. Analog günlüğüme de yazardım ama kesmezdi. Anlatıyorum şimdi. Zaten çok kısa.

Öğleden sonraydı. Yemeğimi yemiş, duşumu almış, tok karnına oynadığım satranç maçını yeni bitirmiştim. Yenmiştim. Hem de matlardan dönüp. Koltukta öylece o maç gerginliğinin geçmesini bekliyordum. Bir yandan da zaferin hafif rüzgarı yüreğimi serinletiyordu. İçimden bir ses "kaptın kız sen bu işi" dedi. Etrafıma bakıp mutlu mesut gülümsedim. Ve o an anladım: konu satranç değildi. Çok acaip ama konu: hayattı. Satrançta bir dönüm noktası vardır. "O" hamleden sonra artık avantaj net olarak sana geçmiştir. Böyle, artık, arkana yaslanıp filan oynarsın. İşte his oydu, sadece konu satranç değildi.

"O" hamle nedir peki dersen. Sana komik gelir. Sayabilirim aslında. Mesela o gün koltuk kılıflarını yıkamıştım ya, park günü, yerine geçirmedim. Çünkü o kılıflar kadife ve yazın yakıyor onlar. Ne yapsam ki nasıl yapsam derken, çözümü buldum. Yeni kılıf aldım, pamuklu beyaz. İkea'dan. Hem de İkea'ya kadar gitmeden. Evimden sipariş verdim ve kapıma geldi. İnternet üstünden satış yapıyorlarmış. O bir. Sonra belki parkta geçirdiğim günün kendisi. İki. Sonra çok daha ufak çapta -işte buna kesin gülersin - sıvı bulaşık deterjanını pompalı kaba aktarma operasyonu. Üç. Sonra, son zamanlardaki evdeki yemek durumu. Dört. Ah tabii. Bir de hurçlar için yeni bir şey düşündüm. Artık dolap tepesine kaldırmayacağım onları. Gruplayıp yatağın altındaki boşluğa sığdırmaya çalışacağım. Çok daha pratik.

Aslında böyle tek tek söyleyince anlamlı değil. Buldum, bak. "O" hamle tam olarak günlük problemleri çözmede vardığım noktanın keyif ve konforla kesiştiği yer.

Sanırım hayat becerilerinde yeni bir seviyeye geldim. Budur. Beni çok mutlu ediyor. Son noktayı daha önce yazdığım gibi: inat etmemek, alternatif yollar düşünmek, ve tıka basalığın her türünden uzak durmak olarak buraya kendime hatırlatma yapıyorum.

Keyifli, huzurlu ve dengeli günlerin olsun.

11 yorum :

  1. satranç oynamayı bilmiyorum, ama öyle bir anlatıyorsunuz ki şakır şakır oynama isteği geliyor. tembellik etmezsem ufaktan öğrenmeye çalışcam....keyif veren paylaşımlarınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl anlatıyorum acaba diye son birkaç postu baştan okudum :)))))

      Başta biraz zor gelebilir ama yılmayın bence oynadıkça oynayası geliyor insanın. Ama bazısını da hiç sarmıyor. O da olabilir.

      Yorumlarınız için de ben teşekkür ederim. Sevgiler.

      Sil
  2. Umarım hep böyle keyfli olursun. Umarım benide keyifli günler bekliyordur. Hele bir iyileşeyim valla satranç oğreneceğim. Hep keyifli olman dileğiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Sibel. Hala hastalağının ciddiyetini bilmiyorum. Ama umarım tadın tuzun yerine gelir.

      Satranç kulübü mü kursak yoksa, ha ne dersin ;)

      Sil
  3. Günlük işlerini, zevk aldığın şeyleri içselleştirip çözüme dönüştürmeni hayranlıkla izliyorum son 4 yazıda. Kendi kendime ben bunu nasıl başarırım diye düşünüyorum her yazıdan sonra da, du bakalım ben de bir çözüm bulurum elbet :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy yalnız bunun da ölçüsünü kaçırmamak lazımmış. Bugün dondurmacıya gittim: "keşke oturacağımız bir masa olsa" diye lafa başladım, (aslında iftar saatine yakındı ve ben elimde dondurmayla gezmek istemedim sokaklarda) adam "dükkan zaten çok küçük" dedi. "ama buraya bir masa sığabilir istenirse" diye yanıtladım. "Orada çöp kutusu duruyor" dedi. "Çöp kutusunu başka yere koyarsınız" dedim ve o an silkindim. Ayh. Sevimsiz, herşeyi bilen, herşeye karışan bir insan olmak asla istemem. Yaptığımı anlayınca küt diye dondurmacıya "iyi akşamlar" diyip kaçtım oradan.
      Teşekkür ederim yorumun için bu arada. Umarım sen de şahane çözümler bulur keyif çatarsın bol bol.

      Sil
  4. Ne yazıkki meme kanseri teşhisi kondu ameliyat oldum. Tedavim yakında başlayacak.Bunları biliyorsundur ama lütfen kontrollerini yaptır.Ve senin aracılığıyla bütün seni takip eden hanımlar da umarım okurlar ve bir kez daha ciddiye almalarlar.herkese sağlıklı ve keyifli günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de grip filan oldun diye umuyordum. Kardeşimin bir arkadaşına aynı teşhisten konmuştu. Ta başından beri, karşısında üzülen, ah vah yapanlara set çekti, "aaaa ne yapıyorsunuz?moralimi bozmayın, geçecek bu hastalık, moral en önemli silahım" deyip durdu, ve uzaktan duyduğum kadarıyla da hep moralini yüksek tuttu. Ve geçti nitekim. Geçmiş olsun diyorum Sibel. Sevgiler.

      Sil
    2. Bu arada, sen telefondan giriyorum demiştin, belki göremezsin diye düşündüm. Bir de web sürümüne göz at istersen ;)

      Sil
  5. Teşekkürler küçük joe web sürümüne bakacağim

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil