Çarşamba, Haziran 03, 2015

Aynı.

Ocakta akşam yemeği pişerken yazıyorum bu satırları. Akşam yemeğine geç kaldım. Birazdan pişecek zaten.

Artık eskisi kadar dağıtmıyorum mutfağı. Çoktandır ekmeği yoğurdu kendim yapmıyorum mesela. Hatta çoktandır geçiştiriyorum öğünleri. Ama yarın belki kabak dolması ya da etli yaprak sarmaya girişebilirim.

Söyledim mi bilmiyorum Kablonet bana seyrettirdiği kanalların bir kısmını geri aldı. Balayıymış meğer. Ağıza bir parmak bal çalmaca. Gene eskisine göre çok güzel kanallar ama işte aynı keyif yok.

Bugün tam karar verdim dondurma makinesi almaya, aradım taradım, tefalin bana en yakın mağazasının numarasını buldum. İyi ki telefon açmışım gitmeden. Dondurmacım ürününün ithalatı geçen yıl durdurulmuş. Yok yani. Halbuki bir sürü internet alışveriş sitesinde hala satışta. Nasıl oluyor bu iş anlamadım. İyi bari delonghi alayım dedim, nereden alacağım? Mutfak aletleri satan dükkan kalmamış. Yani var ama elektronik alet satıyor kenara da bulunsun diye iki rondo üç blendır koyan mağazalar var. Arçelik malum delonghi satmaz. Arzum keza. Kaldı mı koca heves kursağımda. Eskiden olsa kafaya takar, alana, bulana kadar içim içimi yerdi. Dondurma makinesi dünyanın ennn önemli şeyi olurdu. Bak, artık öyle değil. Kafamı başka tarafa çevirebiliyorum. Büyüdüğümü biraz da buradan anlıyorum.

Aaaa bugün neye aydım ben! Ne aptalım var ya, bazen. Benim bu yürüyüşler var ya. Burada anlatmadım belki ama başlangıçta doktor tavsiyesiydi. Yani ben doktora gittim. Sene belki 2007 filan. Tartıya çıkardı beni. Kalbimi ciğerlerimi dinledi. Dedi ki "siz artık balık etli filan değil, obezsiniz. Şeker hastalığı geliştirme riskiniz çok yüksek. Ama size ilaç vermeyeceğim, onun yerine, iki eliniz kanda olsa her gün yürüyeceksiniz." O günden başladı yürüyüşler bende. Ve yürümediğim her gün kendime " aferin, iyi halt ettin, bugünkü yürümeme sebebin her neyse şeker hastası olmandan daha önemli olmalı" türünde ağır vicdan azaplarıyla devam etti. E zamanla o obezlik hali gitti. Şu anki halime balık etli bile denir mi emin değilim. Zayıf da denmez ama herhalde o iki elim kanda olsa yürüme zorunluluğu kalkmıştır. Bir de o zamana göre çok daha hareketli bir yaşam biçimim var.

Akşam yemeğini yedim, bitti. Artık keyif için yürüyeceğim. Sağlıklı olduğu için. Hastalığa ilaç niyetine değil.

Bakma böyle konuştuğuma aslında hala keyifsizim. Sağlığım bir yandan düzelirken, bir yandan meçhule yol alıyor. Ben sadece iyisini söylüyorum. Eski saflığım tabaka tabaka dökülüyor üstümden. Saçını kestirirken yere dökülen tutamlara bakar gibi bakıyorum onlara. Bir zamanlar benimdiler. Her yere yanımda gelirdiler. Biliyor musun, bazı insanlar o kadar nefret edilmeye bile layık değil.




7 yorum :

  1. Son paragraf insana garip bir aydınlanma ve hüzün bırakıyor :/ dondurma makinesinin özelliğinden de işlevinden de bihaberim ama en önemli durum durmaksızın karıştırmaksa bazı kendinden kaseli profesyonel pastacı makineleri var onlar da iş görebilir tek farkı soğutma durumunda o katılaştıkça acaba karıştırma zorluğundan dolayı motoru zarar görür mü? Ama makarna hamurunu bile karıştıran makineler var herhalde olmaz. Bir alternatif olur hem de başka işlerde de kullanırsın diye önerdim ama bir yandan da aynı işlevde diğer makinelerin varsa tezgah üstünde kaplayacağı alan beni huzursuz etti :/ ben olsam şansımı ikinci ellerde deneyebilirdim sanırım :( iç sesim yahu küçük joe vazgeçtim diyor sana ne oluyorsa diye beni yedi bitirdi ama olsun yazayım belki aklının bir köşesini hala ufak ufak kurcalıyordur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oy Mirage ne tatlısın...Ya aslında o aptal makinenin tek işlevi karıştırmak fakat soğuk bir haznenin içinde. Zaten o hazneyi de 24 saat öncesinden derin dondurucuya sokan sensin, yani aslında olay bir termos, bir de motor prensip itibariyle. Bana kalsa, derin dondurucuda yarım saat (bilemedin bir saat ) çalışabilen bir motor imal edebilsem tefali de delonghi yi de philips'i de havada sollarım. Zaten dediğin gibi ne tezgahım ne dolabımda öyle bir makineye yer yok. Buzdolabının üstündeki alanı böyle ev aletlerine ayrımıştım orada tek bir köşe kaldı. Ama artık zorlamamayı öğrendim. Olmuyorsa dert değil. Eskiden dondurma makinesi mi vardı. Sadece kafam Tefal'in bu makinenin ithalini neden durdurduğuna takılmıştı, şikayet filan mı geldi acaba diye, ama herhalde istedikleri kadar satamamışlardır. Ondandır.

      İkinci el almak aslında fena fikir değil ama internetten alışveriş yapmaktan hala çok çekiniyorum. Az bir süre önce kazıklanmaktan kıl payı döndüm.

      Son paragraf için söylediklerini düşünüyorum :) tuhaf bir aydınlanma kısmını. Aslında ufak ufak aydınlanan benim ta ne zamandır. Ama sende öyle etki yaratması hoşuma gitti.

      Sil
  2. Tefal mağazasında Delonghi gördüm ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. !!!!!!! Ciddi mi? Téfal rakip markayı mı pazarlıyor yani? Dondurma makinesi miydi peki? Galiba bana AVM yolları gözüktü.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  3. Merhaba, iki yıl önceydi sanırım, ben de o dondurma makinalarını kafayı taktım. Günlerce araştırma yapıp kararsızlıklar içinde debelendikten sonra (alsam mı, ne gerek var, başka bir şey alırım onun yerine vs.) sonunda Delonghi marka aldım. Hakkında yazılmış yorumlar son derece olumluydu. Makinanın kendisi ise tahmin ettiğimden çok daha hantal, çok daha ağır, gürültülü ve beceriksiz çıktı. Ya da ben çok beceriksizim, o da mümkün. Bir düzine kadar tarife denedikten sonra sonunda pes ettim. Yaptığı dondurma (hesapta gelato kıvamında oluyormuş) soğuk bir muhallebiden farksız, onu da buzluğa atıp biraz daha kıvam aldırmaya kalkarsanız bu defa da donuyor ve marketlerde satılan en adi dondurmanın kötü bir taklidi halini alıyor. Kıvamını tutturmak için bol miktarda şeker kullanmak gerekiyor, o zaman da zaten reçel gibi oluyor. Nişasta bile denedim (aman sakın!) ve dediğim gibi sonunda pes ettim. Alet şimdi mutfakta lüzumsuz bir yer kapılıyor. Ayrıca o kadar gürültü dünyanın en nefis dondurmasını için bile çekilmez.

    Sevgiler,
    Hikmet

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok değişik bir deneyim. Koltuğuna boylu boyunca uzanmış, kitabını okuyorsun ayıla bayıla, sonra telefonuna bir göz atıyorsun ki o da ne, okuduğun kitabın yazarı tam da o an bloguna yorum bırakmış :)))))) Dün gece oldu bu :))))))

      Çok çok teşekkür ederim. O kadar uğraşıp peşinden koştuktan sonra çok fena hayal kırıklığına uğrayacaktım. Delonghi de listemden silinmiş oldu böylelikle. Tam da bugün koştura koştura alacakken çok zamanında geldi bu yorum. Artık kesin kararımı verdim. Dondurma makinesi peşinde koşmayacağım. Ben gene saat kurar, saat başı çatalla kenarları sıyıra sıyıra dondurmamı kendim yaparım paşalar gibi, makinesiz. Bu arada yanda Bailey's li dondurma tarifim var. Makinesiz. Denemenizi tavsiye ederim ;)

      Benden de sevgiler.

      Not: Kar Kuyusu s. 146 yı bitirdim dün gece. Şahane gidiyor.

      Sil